YABANCI OTLARA KARŞI KÜLTÜREL MÜCADELE Uzm. İslam Emrah SÜER Erdal ATEŞ

Yabancı otlar, insanların istemediği yerde kendiliğinden yetişen ve kültür bitkilerinin suyu zararı olan bitkilerdir. Yabancı otlar, büyüme faktörleri olan su, besin ve ışık için kültür bitkileriyle rekabet etmekte ve bu rekabet sonucu kültür bitkilerinin verim, kalite ve kantitesinde azalmalara neden olmaktadır. Aynı zamanda yabancı otlar kültür bitkilerinde zarar yapan bazı hastalık ve zararlılara da konukçuluk etmektedir.

Ülkemizde ekonomik öneme sahip 60’ın üzerinde farklı kültür bitkisi yetiştirilmektedir. Bu kültür bitkilerinde 70’i aşkın yabancı ot türü ekonomik düzeyde zarar yapmaktadır. Bu yabancı otların değişik kültür bitkilerinde oluşturduğu zarar oranı birbirinden farklıdır. Söz konusu yabancı otlardan bazıları sadece bir kültür bitkisi çeşidi içerisinde sorun oluştururken, diğer bazı türler birden fazla kültür bitkisinde ürün azalmasına neden olmaktadır. Bu durum mücadele yöntemlerinin seçiminde belirleyici olmaktadır (Güncan, 2014).

Yabancı otların kültür bitkilerinde meydana getirdiği bu zararları ortadan kaldırmak için mutlaka mücadele etmek gerekir. Burada mücadeleden amaç yabancı ot yoğunluğunu ekonomik zarar eşiğinin altında tutmaktır. Yabancı otlarda kültürel mücadele yöntemleri uygulanarak yabancı otların faydalarının artırılması, zararlarının ise azaltılması amacıyla yapılmaktadır. Tarımın ortaya çıkışından günümüzde gelinen süreçte kültürel mücadele yöntemleri kullanılmaya devam edilmektedir. Yabancı otlarla kültürel mücadele yöntemlerini şöyle sıralayabiliriz:

A. Bulaşmayı Önleyici Önlemler:

1. Temiz Tohum Kullanılması: Ekim için kullanılacak tohumluğun yabancı otlardan arî olması gerekir. Aksi halde, tohumlukla birlikte yabancı ot tohumlarını da ekmiş oluruz. Kültür bitkisi tohumları içerisine özellikle yaşam şekilleri birbirine benzeyen, tohum hacmi ve ağırlığı kültür bitkisine yakın olan yabancı ot tohumları karışmakta dolayısıyla tohum ekiminde kültür bitkisi tohumuyla birlikte yabancı ot tohumları da ekilmektedir. Kültür bitkisi tohumlarına karışan yabancı ot tohumları bölgelere göre değişmekle birlikte başlıca: Pelemir (Cephalaria syriaca), Yabani hardal (Sinapis arvensis), Yapışkan ot (Galium tricorne), Delice (Lolium temulentum), Çobandeğneği (Polygonium aviculare) ve Sarmaşık çobandeğneği (Polygonum convolvulus) tohumları hububat ürünü içerisine karışmaktadır. Yapılan bir çalışmaya göre Anadolu’nun doğusunda buğday ürününün temizlenmeden ekilmesi halinde dekara ortalama 14.000, Anadolu’nun Batısında ise 2.700 adet; Türkiye genelinde ise 5.600 adet yabancı ot tohumunun taşındığı tespit edilmiştir (Güncan ve Boyraz, 2001; Güncan ve Boyraz, 2002).

Yabancı ot tohumlarının kültür bitkileriyle birlikte ekilmelerini ve tarlaya yerleşmelerini önlemek için kültür bitkisi tohumları selektörden geçirilerek temizlendikten sonra ekimi yapılmalıdır.

Yabani hardal ve Bu?day rnne kar??an Yabani hardal

Yabani hardal ve Buğday ürününe karışan Yabani hardal

2. Biçerdöver Artıklarının Tarlada Bırakılmaması: Biçerdöverle yapılan hasat işleminde yüksek boylu ve tohumlarını dökmeyen yabancı otlar genellikle kültür bitkisiyle birlikte hasat edilir. Hasat esnasında yabancı ot tohumları biçerdöver artıklarıyla birlikte tarlaya saçılır. Bazı yabancı otlar hasattan önce tohumlarının büyük bir kısmını dökerler. Hasat zamanın geciktirilmesi halinde tohum dökme çok daha fazla olmaktadır. Örneğin hububatta hasat zamanına kadar Yabani yulaf (Avena spp.), Salkım otu (Apera spica-venti) ve Çayır tilkikuyruğu (Alopecurus myosuroides) tohumlarının % 60’dan fazlasının toprağa döküldüğü tespit edilmiştir (Koch ve Hürle, 1978). Bu nedenle yabancı ot mücadelesi yönünden biçerdöver artıklarının tarlada bırakılmaması gerekmektedir.

3. Yabancı Otlarla Bulaşık Hayvan Yemlerinin Kullanılmaması: Yabancı ot tohumlarıyla bulaşık yemlerle beslenen hayvanların, sindirim sistemindeki yabancı ot tohumlarının çoğu canlılıklarını yitirmeden hayvan dışkısı ile dışarı atılmaktadır. Bu nedenle yabancı otların bu yolla yayılmalarını önlemek için bir dizi tedbirlerin alınması gerekmektedir. Bu tedbirleri şöyle sıralayabiliriz;

Hayvan yemi olarak kullanılan dane, kuruot ve yemler yabancı ot tohumu içermemeli veya hayvanlara yedirilmeden önce çeşitli işlemlerle bu tohumların canlılıkları ortadan kaldırılmalıdır. Bu işlemler yabancı ot tohumlarının kesif yeme karışması halinde yemler ya pişirildikten veya öğütüldükten sonra yedirilmelidir.

Yem bitkileri içerisinde bulunan yabancı otların tohum bağlamış olmaları halinde silaj yapılarak yedirilmeleri, hem besin değerlerindeki kaybı önlemekte hem de içerisine karışan yabancı ot tohumlarının canlılıklarını kaybetmelerini sağlar.

4. Çiftlik Gübrelerinin Yeterli Derecede Fermente Edilmesi: Çimlenme özelliğini kaybetmemiş yabancı ot tohumu içeren hayvan gübrelerinin bir yerde depolanarak fermantasyona tabi tutulması halinde tohumların büyük bir kısmı canlılığını kaybetmektedir. Yabancı ot tohumlarının gübre içerisinde canlılığını yitirmesi, gübrenin bekletilme süresine bağlıdır. Bu süre yabancı ot tohumlarının canlılığını yitirmesi için çiftlik gübrelerinin asgari 6 ay bekletilmesi gerekir.

5. Çiftlik Ekipmanlarının Temizliğine Dikkat Edilmesi: Yabancı otların yayılmasında önemli bir etken de çiftlik ekipmanlarına tutunan tohumların veya vejetatif organların bir yerden diğer yere taşınmasıdır. Yabancı ot tohumlarının yayılmasını önlemek için;

Bulaşık tarlalarda çalışan hasat ve harman makineleri, çeşitli toprak işleme aletleri temiz alanlara sokulmadan önce çok iyi temizlenerek yabancı ot tohumlarından arındırılmalı, Hasat ve toprak işleme yapılırken önce temiz bölgelerden başlanmalı, takiben bulaşık yerlere girilmelidir.

B. Bulaşmayı Önleyici Diğer Önlemler:

Yabancı otlarla bulaşık tarlalardan geçen su ile sulama yapılmamalıdır. Örneğin çeltik tarlalarında yabancı ot tohumlarının sulama suyu ile tarlaya bulaşmasını önlemek için, suyun çıkış kaynağına elekler konularak yabancı ot tohumlarının tutulması sağlanır, belli aralıklarla elekler çıkarılarak tohumlar imha edilir. Özellikle küsküt mücadelesinde bu yolla bulaşmanın önlenmesine özen gösterilmelidir. Yabancı otlarla bulaşık meralarda otlatılan hayvanlar, temiz meralara sokulmamalıdır. Yabancı ot tohumları, bulaşık fidanlıkların toprağı ile birlikte dağıtılan fidanlarla da taşınmaktadır. Böyle fidanlıklardan fidan dağıtımının kontrollü yapılması gerekmektedir.

1. Sağlıklı Bitki Yetiştirilmesi: Ekilecek kültür bitkisi, tür ve çeşidinin o yöreye adapte olmuş, üniform çimlenebilen, çimlenme gücü yüksek çeşitlerin seçimi; kültür bitkisinin yabancı otlara karşı rekabet gücünü artırmaktadır.

2. Toprak Özelliklerinin Düzeltilmesi ve Uygun Gübreleme: Sağlıklı kültür bitkisi yetiştirmek için gerekli besin maddelerinin verilmesi yanında, toprak özelliklerinin kültür bitkisinin isteği doğrultusunda değiştirilmesi gerekir. Örneğin kültür bitkisinin isteği doğrultusunda, toprağa asidik veya bazik gübreler verilerek yabancı otlarla mücadele yapılabilmektedir. Tuzlu topraklarda yetişen bazı yabancı otlar (örneğin Rhizophom spp.) ise toprağın tuzu yıkanarak ortadan kaldırılabilmektedir. Ağır toprakların fiziksel özellikleri çiftlik gübresi verilerek kültür bitkisinin isteği doğrultusunda düzeltilmekte ve yabancı otlara karşı üstün rekabet sağlanmaktadır.

Toprağa üniform olarak verilen gübrelerden kültür bitkisi ve yabancı otlar genelde aynı derecede yararlanmaktadır. Sıraya ekilen kültür bitkilerinde gübreler sıra üzerine band (şerit) şeklinde verilerek yabancı otların uygulanan gübreden faydalanması azaltılmaktadır. Nitekim gübreleme bandından 20 cm veya daha uzak mesafede bulunan yabancı otlar bu gübreden aynı oranda faydalanamazlar. Mısır, şeker pancarı, pamuk gibi bitkilerde gübreler yapraktan verilebilmekte ve böylece gübrelerin yabancı otlar tarafından alınması önlenmektedir.

3. Tohum Yatağının İyi Hazırlanması: Kültür bitkilerinin sağlıklı olarak yetiştirilmesi için tohum yatağının iyi hazırlanması gerekir. Tohum yatağı hazırlığının geciktirilmesi halinde bazı yabancı ot türleri, kültür bitkisinin ekiminden önce gelişerek tarlayı kaplamaktadır.

Yabancı ot tohumlarının çoğu toprak yüzeyinden itibaren 4-5 cm derinlikte çimlenir. Bu nedenle ekimden bir kaç hafta önce yapılan yüzlek toprak işleme, yabancı ot tohumlarının çimlenmesini teşvik etmekte ve oluşan yabancı ot fideleri ekim sırasında tahrip olmaktadır.

4. Uygun Ekim Yöntemi Seçimi: İklim-toprak-kültür bitkisi üçlüsü dikkate alınarak kültür bitkisinin gelişmesini teşvik eden, ancak yabancı otlar için uygun olmayan ekim yöntemlerinin uygulanması gerekir. Örneğin kışlık hububatta ekim, 5-7 cm’lik nemli toprak tabakasına yapılmaktadır. Burada çimlenme için yeterli nem ve sıcaklığı bulan hububat tohumları derhal çimlenerek bir kaç gün içerisinde toprak yüzeyine çıkmaktadır. Yabancı ot tohumlarının yoğun olarak bulunduğu 3-5 cm’lik toprak derinliğinde ise nem oranı düşük olduğu için çimlenme olmamaktadır. Ayrıca kurak mevsimlerde hububatın çizi tabanına ekilmesi yabancı otlara karşı üstün rekabet ortamı sağlamaktadır. Buna Van yöresinde uygulanan tir-ekim yöntemini örnek olarak verebiliriz. Bu yöntemde çizi tabanına ekilen hububat tohumları, yabancı otlara oranla daha çabuk çimlenip üstün rekabet gücü elde etmektedir.

5. Ekim Zamanının Ayarlanması: Yabancı otların çoğu mevsimlere bağlı olarak çimlenirler. Örneğin kışlık tek yıllık yabancı otların çimlenmesi sonbaharda, yazlık tek yıllıkların ise ilkbaharda olmaktadır. Kültür bitkisi ekimini yabancı otların çimlendiği periyotdan öne veya sonraya almak suretiyle yabancı ot zararını azaltmak mümkün olabilmektedir. Öne alınması halinde kültür bitkisi rekabet üstünlüğünü ele geçirmekte, sona alınmasında ise oluşan yabancı ot fideleri ekim işlemi sırasında tahrip edilmektedir.

6. Münavebe (Ekim Nöbeti) Uygulaması: Herhangi bir kültür bitkisinde sorun oluşturan bir yabancı ot türü, diğer kültür bitkisinde sorun oluşturmayabilir. Örneğin: Yabani yulaf (Avena fatua) hububatta yoğun olarak bulunduğu halde, yoncada daha az bulunmaktadır. Burada yonca münavebeye alınarak Yabani yulafla mücadele yapmak mümkündür. Konukçusu yonca olan küskütle mücadelede, hububatın münavebeye alınmasıyla etkili mücadele sağlamaktadır.

Canavar otuyla bulaşık tarlalarda konukçusu olmayan kültür bitkileriyle uzun süreli münavebesi yapılmalıdır. Örneğin; yazlık kültür bitkilerinden mısır, pamuk; kışlık kültür bitkilerinde buğday, arpa gibi kültür bitkileri canavar otu konukçusu olmadığından ekim nöbetine alınarak canavar otu sorunu aşılmış olur.

7. Yabancı Otların Elle Yolunması: Elle yolma işlemi yabancı otlar tohum bağlamadan önce yapılmalıdır. Örneğin tarla veya seralar da görülen canavar otları tohum bağlamadan önce elle çekilerek tarla dışında yakılmalı ya da derin çukurlara gömülmelidir. Örtü altı sebze yetiştiriciliğinde görülen küsküt yabancı otunun kültür bitkisi üzerinde hiçbir parçası kalmayacak şekilde toplanmalı gerekirse kültür bitkisiyle birlikte yok edilmelidir.

Elle yolma işleminden takriben 2-3 gün önce tarım arazisi sulanmalıdır, böylece yolunan çok yıllık yabancı otların toprak altı organlarıyla birlikte kısmen çıkarılması sağlanmış olur. Elle yolma işlemi daha çok tek yıllık ve iki yıllık yabancı otlarda etkili olmaktadır. Çok yıllık yabancı otlarda elle çekme işlemi tekrarlandığı ve toprak altı organları çıkarılabildiği ölçüde etkili olmaktadır.

8. Çapalama: Çapalama, bazı kültür bitkilerinin arasında bulunan yabancı otlara karşı uygulanan ekonomik ve etkili mücadele yöntemidir. Bu işlem sadece yabancı ot mücadelesi için değil, yağmur suyunun toprakta tutulması, toprağın üst tabakalarının gevşetilmesi amacıyla da yapılmaktadır.

Çapalama, genelde yabancı otların kök boğazının hemen altından kesildiği için daha çok tek yıllık ve iki yıllık yabancı otların mücadelesinde etkilidir. Çok yıllık yabancı ot mücadelesinde kesilen bitkiler genellikle tekrar sürdüğü için etkisi nispeten daha az olmaktadır. Bu çok yıllık bitkiler arasında yer alan Kanyaş ve Tarla sarmaşığı’nın gibi yabancı otlar çapalamanın toprakaltı organlarda depo maddelerinin birikmesine fırsat verilmeyecek şekilde tekrarlanarak uygulanması gerekir. Çapalama, yabancı otlar tohum bağlamadan önce ve tercihen kurak periyodlarda yapılması gerekmektedir. Çapalama, çoğu kez dar alanlarda yapılan sebze, çiçek ve endüstri bitkileri yetiştiriciliğinde herbisitlerin yerini almaktadır.

Kanya? ve Tarla sarma????

Kanyaş ve Tarla sarmaşığı

Karpuz ve Domates retim alan?nda apalama i?lemi

Karpuz ve Domates üretim alanında çapalama işlemi

9. Tırmık Çekme: Toprak tipine ve kültür bitkisinin çeşidine bağlı olarak çok çeşitli tipte tırmıklar kullanılmaktadır. Tırmık işlemi daha çok sıraya ekilen kültür bitkilerinde uygulanmaktadır. Tırmıklama ile kesilen yabancı otların dişlere takılması arzu edilmektedir. Böylece kesilen yabancı otlar, kolayca toplanarak uzaklaştırılmakta ve çoğalmaları önlenmektedir. Tırmıklama mutlaka yabancı otların gelişmesinin başlangıç döneminde uygulanmalıdır. Daha sonraki dönemlerde yabancı otlar tırmıklamaya karşı dayanıklı hale dönüşmekte ve ayrıca kültür bitkisine zarar vermektedir.

Tırmıklamanın yabancı otların mücadelesinde etkili olabilmesi için bir kaç kez tekrarlanması gerekir. Böylece Kanyaş ve Tarla sarmaşığı’nın gibi çok yıllık yabancı otların toprakaltı depo maddelerinin boşaltılması sağlanmış olur.

10. Sürme: Toprağın sürülmesi her grup yabancı otlarla mücadelede pratik ve ekonomik bir yöntemdir. Özellikle tek yıllık ve iki yıllık yabancı otlar bu yöntemle kolayca ortadan kalkmaktadır. Toprağın yüzlek sürülmesi ile toprakta depo edilmiş yabancı ot tohumları çimlenmeye zorlanmakta ve sonuçta toprakta depo edilmiş canlı yabancı ot tohumu azalmaktadır. Yüzlek toprak işleme, genellikle hasadı takiben hemen yapılmalıdır. O yıl veya daha önce toprağa dökülen tohumlar çimlenmeye zorlanmalıdır. Oluşan fideler, kışı soğuk geçen bölgelerde donların etkisiyle ortadan kalkmaktadır.

Toprağa dökülmüş tohumlar yüzeye yakın olduğundan toprak derin sürülmemelidir. Derin sürüm halinde yüzeydeki tohumlar toprak derinliğine iner ve yıllarca toprağın bulaşık kalmasına neden olur. Çok yıllık yabancı otların mücadelesinde ise ilk sürüm derin, bunu takip eden sürümler yüzlek yapılmalıdır.

Sürme işlemi mutlaka yabancı otlar tohum bağlamadan önce yapılmalıdır. Toprağın sürülmesi imkânlar ölçüsünde kurak ve serin periyodlarda yapılmalıdır. Böylece yabancı ot parçaları sürgün veremeden ölmektedir. Yabancı otun vejetatif çoğalmasına elverişli atmosfer ve toprak koşullarında yapılan toprak işlemesi, tekrarlanmaması halinde yabancı otun mücadelesine değil çoğalmasına neden olmaktadır.

Toprağın sürülmesiyle parçalanan toprakaltı organların tırmıkla toplanarak yakılmalı veya toprak derinliğine gömülmelidir. Kamış (Phragmites communis) ve Ayrık (Elymus repens) gibi rizomla çoğalan yabancı otların mücadelesinde bu yöntem çok etkili olmaktadır.

11. Biçme: Biçme işlemi genellikle, yabancı otların tohum vermelerini önlemek, kültür bitkisi ile rekabetini azaltmak ve çok yıllık yabancı otların toprakaltı organları depo maddelerini boşaltmak amacıyla yapılır. Daha çok fidanlıklarda, meyve bahçelerinde, yem bitkilerinde, çayır-mera alanlarında, boş arazilerde ve sıra ekimi yapılan yerlerde uygulanan bir yöntemdir. Biçme, uzun boylu ve dik büyüyen yabancı otlara karşı kolayca uygulanabildiği halde, biçim aletlerinin bıçaklarına gelemeyecek kadar küçük, sürünen ve kısa boylu bitkilere karşı uygulanamamaktadır. Biçim işlemi yabancı otlar tohum vermeden önce yapılmalıdır. Böylece yabancı otların kültür bitkileri ile rekabeti azaltılmış veya ortadan kaldırılmış olmaktadır. Bazı yabancı otlarda biçimi takiben dormant gözler sürer ve yeni sürgünler oluşur. Bunların ikinci ve üçüncü biçimden soma tamamen ortadan kaldırılmaları gerekir.

Biçmeye başlamak için en uygun zaman, toprak işlemede olduğu gibi toprakaltı organlarındaki depo maddelerinin en düşük olduğu devredir. Çok yıllık yabancı otların çoğunda bu dönem, vejetatif gelişme başlangıcı ile çiçeklenme devresi arasında bulunmaktadır. Söz konusu gelişme devresi ülkemizde genellikle ilkbahara rastlamaktadır. Tarla kenarı ve civarındaki yabancı otların tarlaya bulaşmasını önlemek amacıyla tohum bağlamadan önce biçilmesi gerekir.

12. Solarizasyon: Nemli toprağın şeffaf polietilen örtülerle kapatılarak ısıtılması işlemine solarizasyon adı verilmektedir. Bu amaçla 4-6 hafta süreyle toprak yüzeyi şeffaf polietilenle örtülür. Solarizasyonda yüksek sıcaklığın etkisiyle toprak yüzeyindeki yabancı otların bir kısmı ölürken toprak yüzeyindeki yabancı ot tohumların bir kısmı da çimlenme gücünü kaybeder ve kalan tohumlar zayıfladığı için mikrobiyal hücuma uğrar.

Toprakta dormansiye sahip olan yabancı ot tohumlarının bazılarında yüksek sıcaklık etkisiyle dormansi kalkabilir ve oluşan fideler yüksek sıcaklık etkisiyle ölür. Özellikle örtü altı sebze üretiminde solarizasyonla yüksek sıcaklıkta toprak içerisindeki canavar otu tohumları ölmektedir. Solarizasyondan sonra derin toprak işlemesi yapılmamalıdır, aksi takdirde solarizasyonun etki etmediği toprak derinliğinde bulunan canlı tohumlar toprağın üst kısmına çıkacağı için yabancı ot yoğunluğunda herhangi bir azalma olmayacaktır.

13. Su Altında Bırakma: Bitkileri su altında bırakma işlemi taban suyu kireçli ve tuzlu olmayan topraklarda iyi sonuç vermektedir. Yanlış uygulama toprakların çoraklaşmasına neden olmaktadır. Bu yöntem, yabancı otların gelişimlerinin başlangıcında su altında bırakarak atmosferle ilgilerini kesme esasına dayanır. Çeltik tarlalannda zorunlu olarak bu işlemin uygulanmasıyla birçok yabancı ot türleri sorun olmaktan çıkmıştır. Bu yöntem Deve dikeni (Alhagi camelorum) ve Yabani tere (Cardaria draba) mücadelesinde başarıyla kullanılmıştır.

14. Yakma: Bazı yabancı otların türüne, içerisinde bulunduğu kültür bitkisine ve bulunduğu yere bağlı olarak yakma ile mücadele edilebilmektedir. Yakma işlemi, sıcak buhar saçan veya bütan gazıyla çalışan alev makineleriyle yapılmaktadır.

Yakma, daha çok sıraya ekilen kültür bitkilerinde sıra aralarında, demir ve kara yollarının kenarlarında, boş arazilerde, sulama kanal ve banketlerde bulunan yabancı otlara karşı uygulanır. Yakma işlemi diğer mekanik mücadele yöntemlerinde olduğu gibi yabancı otlar tohum bağlamadan yapılmalıdır. Yakma işlemi, çok yıllık yabancı otların toprakaltı depo maddelerinin en az olduğu dönemde yapılması ve tekrarlanması gerekir. Böylece bitki yeniden sürmeye zorlanıp depo maddelerinin boşaltılması ve ölmesi temin edilir.

Tam parazit yabancı otların mücadelesinde de yakma işlemi uygulanmaktadır. Örneğin, küskütle bulaşık yonca üretim alanlarında ilk biçme işleminden sonra yonca üzerinde kalan küsküt parçaları ve toprakta çimlenmek üzere olan tohumlar alev makinesiyle yakılarak yok edilmelidir. Küskütler ocak halindeyse sadece bu ocaklar alev makinesiyle yakılmalıdır. Yakma işlemi amaca ve uygulama yerine bağlı olarak değişik şekillerde yapılmaktadır. Bunlar;

14a. Band Şeklinde veya Sıra Arası Yakma: Bu tip uygulama şeker pancarı, mısır, pamuk gibi sıraya ekilen kültür bitkilerinde uygulanır. Kültür bitkilerinin zarar görmemesi için sıra kenarlarına engeller konulabilmektedir.

14b. Toprak Yüzeyindeki Bitkilerin Seçici Olarak Yakılması: Seçici olarak yakma, kültür bitkisi ile yabancı otların yanmaya karşı gösterdikleri tolerans farklılığından ileri gelmektedir. Bu yöntem özellikle fidanlıklarda, meyve bahçelerinde, pamuk ve mısır gibi kuvvetli odunlaşmış gövdeye sahip kültür bitkilerinin içerisinde sorun oluşturan yabancı otlara karşı uygulanmaktadır. Yakma işlemi genelde sıra aralarında yapılmaktadır.

15. Malçlama ve Örtücü Bitki: Malç olarak ifade ettiğimiz saman, kuru ot, çiftlik gübresi, odun talaşı, pirinç kabuklan, kâğıt, çeşitli plastikler gibi örtü materyalleri yabancı ot mücadelesinde kullanılmaktadır. Yabancı otların malçla örtülüp ışıkla temasını keserek öldürülmeleri amaçlanmaktadır. Bu yöntem ananas ve çilekte olduğu gibi genellikle sıraya ekilmiş, pazar değeri yüksek kültür bitkilerinde başarıyla uygulanmaktadır. Sıra üzeri ve arası malçla örtüldükten sonra kültür bitkilerinin bulunduğu yer delinir, yapraklar dışarı çıkarılır ve bitkinin ışık alması sağlanır. Yabancı otlar ışık alamadığı için ölür. Burada örtü materyalinin içeriye ışık sızdırmayacak cinsten ve koyu renkli olması gerekir. Malçla daha çok siyah renkli plastikler kullanılmaktadır (Anonim, 2011 b).

Meyve üretim alanlarında meyve ağaçlarının sıra aralarına ekilen örtücü bitkiler toprak yüzeyini kapatarak o alanda yabancı otların çıkışını engellemektedir. Örtücü bitki olarak genellikle fabacia (baklagil) familyasından bitkiler tercih edilmektedir.

Mallama materyali olarak kullan?lan odun tala?? ve Mallama yntemiyle yabanc? ot kontrol

Malçlama materyali olarak kullanılan odun talaşı ve Malçlama yöntemiyle yabancı ot kontrolü

("TEORİDEN PRATİĞE KÜLTÜREL MÜCADELE" kitabından)

(ISBN: 978-605-9175-21-0)

Facebook'ta Yayınla>
Soru / Yorum Eklemek İçin Tıklayınız
..:: Sorular / Yorumlar ::..
Henüz yorum eklenmemiştir. Yorum Eklemek için Tıklayınız.
Ne? nedir? Nasıldır? Nasıl yapılır? Ne zaman yapılır?
Copyright - Tarım Kütüphanesi - 2007