Vişnesiyle ün kazanan beldemiz Ayaslar Kasabası - M.Yavuz ÇOLAK

İç Anadolu’da tarımsal üretimin lokomotifi olan ilimizde, çilekle başlayan, kiraz, karpuz ve kavun ile devam eden festivaller halkasına vişne de eklendi. Konya’da ilki, muhtemelen ülke genelinde de ilki Doğanhisar İlçemize bağlı Ayaslar Kasabasında gerçekleştirilen Vişne Festivali’ni ve Ayaslar’ı sayfamıza taşıyacağız.

19 Temmuz Cumartesi günü kutlanan Vişne Festivali’ne davet edilen kurumumuzdan İl Müdürümüz, Müdür Yardımcıları ve Şube Müdürlerimizin de onurlandırdığı şenliklerden izlenimlerimi aktarmaya çalışacağım.

Dilerseniz Ayaslar beldesinden söz edelim önce. Sultan Dağları’nın kuzey eteklerinde kurulmuş olan Ayaslar, 1972 yılına kadar köy muhtarlığı statüsünde idare olunurken, 1972 yılında belediyelik ünvanına kavuşmuş, son nüfus sayımında 3232 olarak tescil edilmiş nüfusu ile yöresinde lider kasabalardan birisi konumunda. İlimize uzaklığı 130 km, Doğanhisar’a ise 7 km mesafede. Ilgın İlçemizin çıkışından sola dönüldüğünde Balkı yolunu izleyerek Doğanhisar’ı dolaşmadan daha kısa yoldan ulaşılan Ayaslar’a yaklaştıkça ilk dikkatimi çeken vişne bahçeleri oldu. Olgunlaşmış vişne bahçelerinde toplama dönemine girildiği bu günlerde sadece yeşil ve bordo rengin hakimiyetinde olan güzergahta ilerliyoruz. Doğanhisar ve Akşehir yöremizin vişne üretiminde potansiyel bölgeler olduğunu biliyordum, ancak uğruna festival düzenlenecek kadar üst düzey üretim gerçekleştiren, kendisini bu kadar geliştiren bir kasabayı tanımıyordum doğrusu. Yöreyi görüp, tanıdıkça, bilgileri toplayıp konu ile ilgili bir fikre ulaşınca bu uğurda festival de düzenlenir, tanıtım için her türlü etkinlik de yapılabilir kanaatim gelişti.

Ayaslar

Vişne ve festival konusuna yeniden döneceğiz. Bu arada Ayaslar’ın başka özelliklerinden de söz etmek istiyorum. Belediye Başkanı Sayın Adem Açıkgöz’den festivalde tanıştığım yerli halktan, mesleği öğretmen olan Ayaslarlı Selahattin Coşkun ve Memiş Çiğdem’den edindiğim bilgilere göre; kasabanın kuruluş tarihi net olarak bilinmiyor. Yazılı belge ve kayıtlarda ulaşılan en eski resmi bilgiler, 1571 yılında Kıbrıs’ın fethinden sonra adaya yerleşmek üzere Anadolu’dan göç ettirilen ailelere Ayaslarlı aileler de dahil edilmiş, bölgemizden göç nedeniyle tutulan defter kayıtlarında köyün adı şimdiki ismiyle zikredilerek, kayıtlara geçtiği tespit edilmiş. Kasabanın adının bir varsayıma göre kış mevsiminde yörenin çok soğuk olması nedeniyle “ayaz” dan türetilmiş, bir başka varsayıma göre Osmanlı paşalarından “Ayaz Ağa”nın kasabada atlı asker yetiştirmesi nedeniyle ismine atıfta bulunulmuş ve adı “Ayaslar” olarak anılagelmiştir.

Araştırmalara göre; belde ve civarında antik çağlara ait izlere rastlandığı, mağaralarda, taş duvarlarda ve örenlerde bulunan kalıntılardan Eti- Hitit dönemlerine, Roma dönemine ait medeniyetlerin yaşandığı sanılmaktadır.

Günümüz Ayaslar’ında halkın tamamının geçimi tarım üzerine, özellikle sebze ve meyve üretimine endeksli. Vişne başta olmak üzere, kiraz, elma ve üzümden sonra sebze üretimi olarak ta fasulye, domates, biber ve patates başta gelen ürünler olup, dikkat çekici bir gelişme de arıcılık faaliyetidir. 1500-2000 kovanla hatırı sayılır bir kapasiteye sahip olan Ayaslar, görülüyor ki kendi yağıyla kavrulabilen bir yerleşim yeri. Eskiden oldukça fazla göç vermiş olan beldede hayvancılıktan söz etmek zor, kültür ırkı ağırlıklı 1000 baş civarında sığır varlığına sahip kasabada, süt inekçiliği dışında hayvancılık faaliyeti yok sayılır. 15 bin dekar civarında tarım arazisi olan Ayaslar’ın bugün %40’ı sulanabiliyor. Geleceğe yönelik en büyük beklentileri Çat Göleti’nin bitirilip, hizmete sokulması. Sulanır alanın en az %60’lara çıkacağı, üretimin 3’e, 4’e katlanacağı hesabını yapan Ayaslar için hayati önem taşıyor bu gölet projesi. İnşallah tez zamanda gerçekleşir ve hizmete girer dileklerimi paylaşıyorum ben de. Beldede tarımsal amaçlı kooperatifleşme gerçekleştirilememiş bugüne kadar, yalnız kısa adı “AYDER” olan (Ayaslar Kasabası Kalkındırma- Geliştirme ve Çevreyi Güzelleştirme Derneği) ve kurulalı daha iki yılını bile doldurmayan dernek, oldukça aktif bir sivil toplum örgütü ve vişne üreticisinin hemen hemen her şeyi. Belediye ile birlikte işbirliği içinde üreticinin sorunlarını kamuoyu gündemine ve yetkili mercilere taşıma gayreti içine girmiş. Festival düzenlenmesinin arkasındaki en büyük güç AYDER’e organizasyonda en büyük desteği belediye başkanlığı ve kurumlar vermiş. Yeni pazar alanı ve imkanları yaratmak, bilinçli üretici ile kaliteli ürün yetiştirmeyi teşvik etmek, yetkililere seslerini duyurmak, Ayaslar’ı ve vişneyi en iyi şekilde tanıtma amacıyla düzenledikleri festivalin açış konuşmasını yapan Dernek Başkanı Himmet Bayar ile Belediye Başkanı Adem Açıkgöz verdikleri mesajlarda; vişne üretimi ve pazarlamasında karşılaştıkları güçlükleri, üreticinin fiyatın belirlenmesinde hiç etkisinin olmayışı nedeniyle yaşanan perişanlığını, sulama imkanlarının artırılması için, yöre üreticisi için olmazsa olmazı Çat Göleti’nin önemini, soğuk hava deposu ve altyapısı tesislerinin gerekliliği ile en önemlisi birlik ve beraberlik içinde el ele vererek hareketi güçlü kılmanın gerekliliğini mikrofonlardan en iyi şekilde ifade ederek yetkililere iletme fırsatını en iyi şekilde değerlendirdiler bence. Hem basından, hem yetkililerden, hem de halktan çok yüksek ilgi ve katılımın olduğunu gördüğüm festival bence amacına ulaştı.

Vişne

Vişne üretimi ve sorunları ile ilgili yaptığım araştırmalarda, Ayaslar’da bu yıl 1500 ton vişne üretimi olacağı, Başköy ve diğer köy ve kasabalar da göz önüne alınırsa çok büyük üretim kapasitesine ulaşan bu ekonomik değer maalesef kasaba üreticisi için aynı oranda katma değer oluşturamamış. Vişne piyasasını yönlendiren tüccarlar, meyve suyu fabrikaları ve firmalar her zaman fiyatı belirleyen unsur olduğundan, bu yıl olduğu gibi mahsulün özellikle bol olduğu yıllarda ürün ayağa düşürülmüş, üretici güç durumlarda kalmış. Selahattin Coşkun ve Memiş Çiğdem hocalarla konu üzerine epey konuşup, dertleştik. Ayaslar vişnesinin, bölgesel iklim özelliği, toprak yapısı ve rakım farkı ile Çubuk bölgesi hariç en son devreye giren bölge özelliği ile, şoklama ve reçellik vişnede hem üretimin çokluğu ve hem de kalitesiyle tam bir cazibe merkezi durumunda, fakat gel gör ki ürünün paraya dönüştürülmesinde istikrar hiç yakalanamamış. Çiftçi örgütlenmesi en büyük problem. öğretmen arkadaşlarımız bu sorunların birlik ve beraberlik içinde hareket edilirse aşılabileceğini, fiyatlandırmada üreticinin de %50 belirleyici konuma ulaşacağı yolların bulunmasının şart olduğunu, bugün 400 bin liraya satabildikleri ürünü bu fiyata ancak daldan toplayan işçinin parasını kurtarabiliriz, böyle giderse 20 yıla dayanan kasabamızın adıyla birlikte anılan vişnelerimiz üretim dışı kalır. Bu potansiyel değerlendirilmeli, üreticimiz bu işten soğutulmamalı, bezdirilmemeli, Konyalı yatırımcıların dikkati bu bölgeye çekilmeli, vişne ile ilgili fabrikalar kurması sağlanmalı, hem yatırımcı kazanmalı, hem üretici kazanmalı fikrine sonuna kadar katılıyor, ülkemiz için üretene, çalışana her zaman söylediğim gibi “Her şey helal olsun, Allah yardımcınız olsun” diyorum.

Vişne ve Ayaslar’ın tanıtımı için benim de çorbada tuzum olsun istedim ve konuyu beldelerimiz sayfasından yansıtmaya çalıştım.

Ayaslar’ın üreticisine bir öneride bulunarak yazımı bitiriyorum.

“Tarım ve hayvancılığın geleceği birliklerdedir. Vişne üreticileri birliğini vakit geçirmeden kurmak için gücünüzü birleştirin ve bu işe öncülük edin! Kazanırsınız”.

Festivalde sizleri tanıma fırsatı buldum. özellikle 50 yaş kuşağının folklor gösterisi çok etkileyiciydi. Farklı duygular ve sıra dışı bir gün yaşadım.

Ayaslar insanına, alın terine, emeğe saygımız, minnettarlığımız sonsuzdur...

M.Yavuz ÇOLAK

Facebook'ta Yayınla>
Soru / Yorum Eklemek İçin Tıklayınız
..:: Sorular / Yorumlar ::..
Yazan : hasret
Yazılış Tarihi : 25.12.2009
  ayasları seviyorum
Cevap vermek için tıklayınız...
------------------------

Soru veya Yorum Eklemek için Tıklayınız



Bu konuyla ilgili tüm soru ve yorumlar girmek için tıklayınız.



Ne? nedir? Nasıldır? Nasıl yapılır? Ne zaman yapılır?
Copyright - Tarım Kütüphanesi - 2007