Koyunculuğun sorunları ve çözüm yolları
Ahmet TETİK
Ziraat Mühendisi

Ülkemizde yaklaşık 27.000.000 (2001 yılı istatistiki verilere göre) civarında koyun mevcuttur. İlimizde ise 1.321.192 yerli ve 49.638 merinos (2002 yılı istatistiki verilere göre) olmak üzere toplam 1.370.830 baş koyun mevcuttur. Ülkemizde birim hayvan başına elde edilen verim düşük olmasına rağmen koyun varlığı açısından dünyanın önde gelen ülkeleri arasında bulunmaktayız. Koyun varlığımız gün geçtikçe azalmaktadır. Aşağıda kısaca maddeler halinde bu azalmanın nedenleri ve neler yapılması gerektiğini kısaca açıklamaya çalışacağım;

1- Koyunculuk meraya dayalı bir hayvancılık kolu olduğu için, mera koyunculuğun olmazsa olmazlarındandır. Bilindiği gibi mera alanlarımızın 44 milyon hektarlardan 12 milyon hektara kadar gerilemiş olması yani mera varlığımızın büyük oranda azalması kalan mera alanlarımızın da erken ve aşırı otlatma nedeniyle çorak, verimsiz ve erozyona maruz ot kalitesi düşük alanlardan oluşması koyunlarımızın kaba yem ihtiyacını karşılayamamaktadır. Bunun için mevcut meralarımızın ıslahına önem verilmeli ve meralara kendilerini toplayabilecekleri dinlendirme sürelerinin verilmesi gerekmektedir.

2- Koyunların meraya çıkamadığı kış aylarında kaba yem ihtiyacını karşılayacak yeterli yem üretilmemektedir. Hayvancılığın en büyük girdisini % 70 lerle yem girdisi oluşturmaktadır. Koyunlar bölgemizde meraya hiç hayvan çıkarılmaması gereken kış ayları da dahil 12 ay boyunca meraya çıkarılmaktadır. Bunun başlıca nedeni hayvanlara verilecek kaba ve kesif yem üretiminin zamanında yapılıp depolanmamasıdır. Bu durum hem koyunların merayı erken ve aşırı otlatma nedeniyle tahrip etmesine hemde karınlarını doyuramamalarına ve verimlerinin düşmesine neden olmaktadır. Gerek meraların ıslah edildiği dönemlerde ve gerekse de koyunların meraya çıkarılmaması gereken kış aylarındaki evde kaldığı dönemlerdeki kaba yem ihtiyacını sağlayacak yem bitkisi ekimine önem verilmelidir.

3- Köyden kente göçün artmasına paralel olarak köylerimizdeki genç nüfus gittikçe azalmakta, köylerimizde kalan gençlerimizde koyun yetiştiriciliğinin zahmetli bir uğraş olması nedeniyle koyunculuğa heves etmemektedir. Koyunculuk zahmetli bir uğraş olduğu için yaşlı nüfus zamanla koyunculuğu bırakmaktadır.

4- Bölgemizde koyunculuğun en önemli problemleri arasında ehil çoban bulunamamasıdır. Ehil çoban bulunmakta çekilen sıkıntı nedeniyle bir çok yetiştiricimiz koyunculuğu bırakma noktasına gelmiştir. Çoban ehil olmazsa sürüyü meraya aç götürür, susuz geri getirir. Bu nedenle çobanların ehil ve koyunu, merayı bilen insanlardan oluşması hem koyunculuğumuzun geleceği hemde meralarımızın geleceği açısından oldukça önemlidir.

5- Meraların ortak kullanılması, hayvan hareketlerinin yeterince kontrol edilememesi paraziter ve salgın hayvan hastalıklarının kontrolünü güçleştirmekte buda büyük oranda hayvan ve verim kaybına neden olmaktadır. Bu konuda bölgemiz koyunlarında yaygın olarak rastlanan Brucella (Yavru atma) hastalığı koyunların döl verimini ve insan sağlığını olumsuz olarak etkilemektedir. Bu nedenle salgın hastalıklara karşı koruyucu aşılamaların yaptırılması ve paraziter hastalıklara karşı mücadele konularında vatandaşlarımızın bilinçlendirilmesi gerekmektedir.

6- Yetiştiricilerimiz eğitim yetersizliği nedeniyle halen anadan ve babadan kalma bilgilerle uygun olmayan barınak koşullarında yetersiz bakım ve besleme şartlarında koyunculuk yapmaya çalışmakta bu durumda büyük oranda verim kaybına neden olmaktadır. Bunun içinde barınak şartlarının iyileştirilmesi, bakım ve besleme konularında yetiştiricilerimizin bilinçlendirilmesi gerekmektedir.

7- Şu anda yetiştiricilerimizin elindeki koyun ırkları düşük verimlidir. Ülkemizde yapılan melezleme ve saf yetiştirme metodlarından istenilen netice alınamamıştır. Yüksek verimli saf ırkların istediği barınak, bakım ve besleme şartları sağlanamadığından bu hayvanlarda telef olmuştur. Elimizdeki yerli ırkların ıslah edilmesi suretiyle verimlerinin yükseltilmesi üzerinde önemle durulmalıdır.

8- Hayvancılığımızın genel problemi olan et ve süt ithalatı da koyunculuğu olumsuz olarak etkilemiştir. Et ithalatı ile ülkemize kaçak hayvan girişinin mutlaka önlenmesi gerekmektedir.

9- Yapağı fiyatlarının son yıllarda oldukça düşük olması yapağı yönlü koyun yetiştiriciliğini cazip olmaktan çıkarmıştır.

10- Erken kuzu kesimi de ayrı bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Erken kuzu kesimi projesine gereken önem verilmeli ileride damızlık olarak kullanılabilecek koç ve koyunların erken yaşta kesilmesinin önüne geçilmelidir.

11- Ülkemizde genel olarak girdilerin yüksek olması et, süt ve yapağı fiyatlarının da yüksek olmasına neden olmakta bu durumda ihracat ve dış pazarlarda rekabet imkanını ortadan kaldırmaktadır.

12- Son yıllarda ülkemizde yaşanan ekonomik krizler nedeniyle hayvan hırsızlığının artması da ayrı bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Hayvan hırsızlığının önüne geçilmesi için hem vatandaş hem de devlet olarak gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Sonuç olarak; yetiştiricilerimizin ciddi bir eğitime tabi tutulması, barınak, salgın ve paraziter hastalıklarla mücadele, bakım ve besleme konularında bilinçlendirilmesi, çobanların eğitilmesi, meraların ıslahı ve üzerindeki baskının azaltılması için yem bitkileri ekiminin arttırılması, kalan meralarımızın daraltılmaması ve verimliliklerinin arttırılması için gerekli çalışmaların yapılması zorunluluğu vardır. Bakanlığımız ve yetiştiricilerimiz el ele verdiği takdirde hem meralarımızı elden çıkarmaktan kurtarmış hemde koyunlarımızın en ucuz yem kaynağı olan meralardan sağlanan yemlerle verimliliğini artırmış oluruz.

İrtibat Telefonu : 0.332.322 34 60

e-mail adresi : atetik71@hotmail.com

Facebook'ta Yayınla>
Soru / Yorum Eklemek İçin Tıklayınız
..:: Sorular / Yorumlar ::..
Henüz yorum eklenmemiştir. Yorum Eklemek için Tıklayınız.
Ne? nedir? Nasıldır? Nasıl yapılır? Ne zaman yapılır?
Copyright - Tarım Kütüphanesi - 2007