Yeni bağ kurarken aman dikkat!
Orhan ÇORUH
Ziraat Yüksek Mühendisi

Bağ tesisi

Yeni bir bağ kurarken mutlaka bağ için seçilen yerin; ekoloji, yöney, toprak ve su kaynakları bakımından bir uzman tarafından incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekir. öncelikli olarak yer ve yöney değerlendirilmeli daha sonra tüm alanı temsil edilecek şekilde 0-30 ve 30-60 cm derinliklerden toprak örneği alınarak tahlil yaptırılmalıdır. Tahlil sonucuna göre pH ayarlaması, gübreleme ve anaç-çeşit seçimi yapılmalıdır. Ayrıntılı bilgi için Konya Tarım İl Müdürlüğü Çiftçi Eğitim ve Yayım şubesine baş vurabilirsiniz.

Ülkemiz bağcılığında en önemli sorunlardan birisi fidan temininde yaşanmaktadır. Bağcılığa yeni başlamayı düşünenlerin en çok sıkıntı çektiği konulardan birisidir fidan temini. Ülkemizde ismine doğru ve virüsten ari kaliteli fidan temin edilebilecek büyük çapta üretim yapan üç kamu ve iki de özel sektör olmak üzere 5 kuruluş bulunmaktadır.

Bağcılıkta verim ve kaliteyi etkileyen pek çok faktör bulunmaktadır. Ancak özellikle bağın tesisi sırasında yapılacak yanlışlıklar ileride geri dönüşü mümkün olmayan kayıplara neden olabilmektedir. Yeni bağ tesis ederken aşağıdaki özet bilgilere dikkat edilmeli ve mutlaka bir bağcılık uzmanından yardım alınmalıdır. Artık, Tarım Sektörü'nün diğer bütün dallarında olduğu gibi Bağcılık'ta da verim ve kalitede artış isteniyorsa, bu işin doğru bilgi ve doğru teknolojiyle, en modern yöntemleri kullanarak yapılması gerektiği unutulmamalıdır.

Asmanın ekolojik isteği : Asma, çok yıllık bir bitkidir, bu nedenle bağ kurmadan önce o yörede asma için önemli olan ekolojik koşulların (iklim, yer ve yöney, toprak) çok iyi bilinmesinde büyük yarar vardır.

İklim koşulları: Sıcaklık, asmanın gelişmesi üzerinde en önemli faktördür. Asma, günlük ortalama sıcaklık 10 dereceyi yi bulunca aktif büyümeye başlamakta ve hava sıcaklığı, asma için minimum gelişme sıcaklığı olarak bilinen bu sıcaklığa düştüğünde dinlenmeye girilmektedir. Kazançlı bir bağcılık için 10 derecenin üzerindeki günlük sıcaklık toplamının 1600 gün-derece olması gerekir. Her üzüm çeşidi meyvelerini olgunlaştırabilmesi için farklı sıcaklık toplamına gereksinim duymakla birlikte genelde, erkenci çeşitler düşük sıcaklık toplamı olan 1600 –2000 gün.derece, geççi çeşitler ise 3000 gün.derecenin üzerindeki yerlerde üzümlerini olgunlaştırabilmektedir. İyi bir sürgün gelişmesi ve üzüm olgunluğu için de temmuz ayı sıcaklık ortalamasının 18 dereceden az olmaması istenir. Düşük sıcaklıklar bazı yerlerde bağcılığı sınırlamaktadır. Yerli asmalar, -20 dereceden düşük sıcaklıklarda zarar görmektedir. Genel olarak sıcaklığın -15 derecenin altında uzun süre kaldığı koşullarda bağcılığın yapılması önerilmemektedir. Ayrıca donlar da bağcılığı sınırlayabilmektedir. İlkbaharda vejetasyon başlangıcında -3.3 derecede 1-2 saat kalan sürgün ve salkımların önemli derecede zarar gördüğü saptanmıştır.

Sıcaklık yanında, güneşlenmenin de asma için dikkate alınması gerekir. Asma, güneşi seven bir bitki olarak yılda en az 1300 saatlik bir güneşlenmeye ihtiyaç gösterir. Asma, kurağa dayanıklı bir bitki olması nedeniyle yıllık yağış toplamı 500 mm olan yerlerde dahi sulamaya gerek duyulmadan ekonomik anlamda yetiştirilebilmektedir. Ancak, yıllık yağışın mevsimlere dağılımı çok önemlidir. Aktif büyüme döneminde sürekli ve sert esen rüzgarlar da bağ kurulacak yerin seçimini etkilemektedir.

özellikle bağcılıkta ilkbahar donları ve geç kış donları zararlı olur. Gözlerin büyümeye başladığı hatta sürgünlerin 15-20 cm yi bulduğu vejetasyon devresinde de don olayı olabilir. Bu donların etkisi sıcaklığın süresine ve derecesine bağlıdır. özellikle ilkbahar son donlarına karşı dikkatli olunmalıdır. Dondan koruyucu önlemler alınmalıdır. Bu önlemler;

a- Bağları meyilli arazilerde kurmak

b- Gövde yüksekliğini 1 m nin üzerine çıkarmak

c- Sulama yapmak

d- Ot saman yakmak

e- Budamayı geç yapmak

Asmanın sürgünleri ve çiçek somakları 0 derecenin altında zarar görürler. Zarar görme derecesi; soğuk havanın etkileme süresine, çeşide, dondan önceki ve sonraki gündüz sıcaklığına, büyüme hızına en fazlada düşük sıcaklık derecesine bağlıdır. -3 C ve altında bütün yeşil organlar, hatta yarı açılmış gözler donarak ölür. Bağları yamaç bir araziye kurmanın ve gövde yüksekliğini arttırmanın dondan korunmada ne derece etkili olduğuna bir örnek verecek olursak; Ova kısımda sıcaklık -3,5 / -4 C kadar düşmesine karşılık yamaçtaki gövde yüksekliği en az 1 m olan bağımızda ise taze sürgünlerin bulunduğu kısımda sıcaklık +1 C civarındadır. Bu durum bize yer ve yöney seçimi ile uygulanacak terbiye sisteminin dondan korunmada çok etkili olduğunu göstermektedir.

Yer ve yöney :Bağcılıkta "yer" deyince, bağ kurulacak alanın konumu anlaşılır ve bu yer ovada, vadide bir yamaçta veya tepe üzerinde olabilir. Her yerin kendine özgü iyi ve kötü yönleri bulunmaktadır. örneğin; ovada toprak derinliği başta olmak üzere diğer toprak özelliklerinin iyi olmasına karşın, buralarda aşırı nemli hava ve don olayları bağcılığı olumsuz yönde etkilemektedir. Tepeler soğuk ve rüzgarlıdır. Toprak derinliği azdır. Yamaçlarda ise toprak derinliği az olmasına rağmen daha iyi bir havalanma ve güneşlenme ve ayrıca don olaylarından daha az etkilenme yanında, düşük hava nemi nedeniyle hastalıklarla daha etkin mücadele olumlu özelliklerdir. Ilıman yerlerdeki bağlarda %5-10; soğuk bölgelerde %10-15 meyilli yerler bağcılık için daha uygundur. Daha fazla meyilli yerlerde mutlaka seki (teras) yapılarak, toprağın meyile dik olarak işlenmesine özen göstermelidir. Ayrıca, meyilli arazilerde "yöney" omcaların güneşten yararlanması üzerinde önemli rol oynamaktadır. Bunun için de çok sıcak bölgeler dışında, bağ kurarken sırasıyla güney, güneybatı, güneydoğu, batı veya doğu yönleri tercih edilmelidir. Çok sıcak bölgelerde ise kuzey yönleri üzümlerini güneşten yanmasını önlemede bir çare olabilir.

Toprak: Her ne kadar asma, diğer kültür bitkileri için elverişli olmayan çok fakir, yüzlek ve kıraç topraklarda da yetişebilmekte ise de, genelde derin, iyi havalanabilir, süzek ve kolay ısınabilen tınlı ve kumlu-tınlı, en az 60-70 cm derinlikte olan topraklar bağcılık için tercih edilmelidir. Yerli çeşitler toprak konusunda pek seçici olmadıkları halde, filoksera nedeniyle anaç olarak kullanılmak zorunda kalınan Amerikan asma anaçları için aynı şey söylenememektedir. Dolayısıyla bir yerde bağ kurmadan önce toprağın analiz edilerek özellikle başta kireç içeriği olmak üzere, bünyesi, yapısı, derinliği, taban suyu yüksekliği, tuzluluğu, reaksiyonu ve yorgunluğu incelenmeli ve bunlara göre uygun çeşit ve anaç seçiminin yapılması gerekmektedir. Her toprak tipine uygun anaç bulunmaktadır. Ancak bu anaçların hepsinin bu çeşitler ile uyuşması iyi olamayabilir. Bu sebeple önceden yapılmış deneme sonuçlarının çeşit ve anaç seçiminde dikkate alınması gerekir.

Yukarıda verilen bilgiler ışığında yeni bir bağın tesis edilmesinde nelere dikkat edilmelidir.

BAĞ KURULMASI

Çeşit ve anaç seçimiİ : Bağda yetiştirilecek üzüm çeşidinin belirlenmesi, ekolojik koşulların değerlendirilmesini takiben dikkate alınması gereken önemli bir konudur. Her şeyden önce seçilecek çeşit yörenin iklimine uygun olmalıdır. Genelde sıcak bölgelerde ovalarda, verimli taban topraklar üzerinde kurulacak bağların kurutmalık çeşitlerden, serin yerlerde yamaçlarda zayıf ve kıraç topraklar üzerindeki bağların ise sofralık ve şaraplık çeşitlerden oluşturulması tavsiye edilebilir. Çeşit seçiminde erkencilik ve geççilik, pazarlama olanakları gibi özelliklerin de dikkate alınmasında yarar vardır.

Bağdaki çeşit sayısı da önemli olup, ihracata dönük üretim yapılacaksa aynı çeşitten fazla olması uygundur. Çavuş, Hönüsü ve Büzgülü gibi kendini dölleyemeyen üzüm çeşitleri ile bağ kurulacak ise en az sekiz omcaya bir adet veya iki sıraya bir sıra tozlayıcı çeşit gelecek şekilde dikim yapılmalıdır. Tozlayıcı çeşitler kendine kısır olanlarla aynı zamanda çiçek açmalı ve tozlama güçleri yüksek olmalı, ayrıca bunların da ekonomik değeri bulunmalıdır.

Asma köklerine büyük zarar veren filoksera ve nematod gibi zararlılarla bulaşık yerlerde bağ kurarken dayanıklı anaç kullanmak artık zorunlu hale gelmiştir. Anaç seçimi üzerinde, anaç türü, arazinin taban ya da yamaçta olması, yörenin iklim koşulları, toprak özellikleri ve yetiştirilecek üzüm çeşidi ile afinite (uyuşma) durumları ayrı ayrı etkili olmaktadır. örneğin taban suyu derin, kumlu çakıllı ve derin topraklarda Rup. du Lot; orta derecede killi-kumlu veya yarı ağır çakıllı topraklarda 99 R, çok kireçli topraklarda 41 B anaçları uygun olmaktadır.

Arazinin Hazırlanması: Eğer bağ kurulacak yerde daha önce bir tarımsal faaliyet yapılmışsa bazı hastalıklar bakımından söz konusu bitkilerin bilinmesinde yarar vardır. örneğin yaşlı bir bağ sökülüp tekrar bağ kurulacaksa, beş yıl kadar tahıl ve benzeri bitkiler ekildikten sonra aynı yerde bağ tesis edilmelidir. şayet önceki bağda kısa boğum hastalığı saptanmışsa, bu süre 10-15 yıl uzayabilir.

Arazinin hazırlanması aşamasında, gerekiyorsa arazinin tesviyesi (düzleme), eğimi >%15-20 olan yerlerde teras yapımı, yolların açılması gerçekleştirilmelidir.

Toprağın hazırlanması : Asmanın çok yıllık, derin köklü bir bitki olduğu ve asma yan köklerinin 30-40 cm' lik bir toprak kesiti içerisinde, dip köklerinin ise bu derinliğin de altında gelişeceği düşünülerek, arazinin önce, dipkazan ile 80-100 cm aralıklarla iki yönlü olarak patlatılması gerekmektedir. Bağ toprağının daha sonra, dikimden önce en az 40-60 cm derinlikte işlenmesi, kabartılması, ters çevrilmesi gerekmektedir. Bu işlemde, özellikle tuzlu, çok kireçli ve verimsiz toprak altı tabakalarının toprak yüzüne çıkmamasına özen gösterilmelidir. Derin toprak işlemesinde toprağa fosforlu ve potaslı gübrelerin verilmesinde yarar vardır.

Fidanların dikiminden önce toprak yüzeyinin uygun aletlerle kabartılıp, düzeltilmesi gerekir. Bundan sonra; yetiştirilecek çeşit, omcalara verilecek terbiye şekli, iklim ve toprak durumu dikkate alınarak belirlenecek dikim aralık ve mesafelerine göre fidan yerleri arazi üzerinde işaretlenir. Kuvvetli gelişen çeşitlerde geniş aralık verilirken, kır ve yamaç yerlerde, taban arazilere göre daha dar mesafeler alınmalıdır.

Dikim çukurlarının açılması bölgelere göre ilkbahar veya sonbaharda yapılır. Çukurların boyutları 20-25 cm genişlik ve 40-50 cm derinlikten az olmamalıdır. Çukurlar bel ve kürek kullanılarak açılabileceği gibi, traktörden hareket alan uygun çaptaki burgular vasıtasıyla da yapılabilir. Açılan çukurlar, tabanına konulacak bir kaç kürek yanmış çiftlik gübresinin toprakla karıştırılmasıyla fidan dikimine hazır hale getirilir.

Dikim : Dikimde kullanılacak fidanlar, daha önce kaybettikleri suyu telafi amacıyla bir gün kadar su içerisinde bırakılır. Daha sonra dikim tuvaleti kapsamında boğaz kökleri ve yan kökler dipten, dip kökler de 5-10 cm uzunluktan kesilir. Dallardan bir tanesi bir veya iki göz üzerinden budanırken, diğerleri dibinden çıkarılır. Dikimden önce dönüme 3-4 ton kadar yanmış çiftlik gübresi verilmesi tavsiye edilir.Sonra dikim çukurları açılır (3X2m veya 3X3 m gibi). Dikim aralık ve mesafesi bölgeye, yetiştiriciliğin türüne ve terbiye sistemimize göre farklılık arz edebilir

Fidanlar ilkbahar aylarında çukurlara dikim tahtası da kullanılarak düzenli dikilirler. Dikim sırasında fidan aşılı ise aşı yerinin, aşısız ise gövdenin 10-15 santimetrelik kısmının yukarıda kalacak şekilde olmasına özen gösterilmelidir. Dikimden sonra fidana can suyu mutlaka verilmelidir. Kaliteli ve verimli bir bağcılık için damla sulama sisteminin bağ tesisi ile birlikte kurulması gerekir. Eğer kurma şansı yok ise mutlaka 1-2 hafta ara ile fidanlar tutana kadar 2-3 sefer can suyu mahiyetinde sulama yapılmalıdır.

Gözlerin bulunduğu kısımdan fakat gözlerin gelişmesine engel olmayacak şekilde bir herek dikilir. Eğer destek sistemi birkaç yıl oluşturulmayacak ise bu hereğin yerden 1,5 m yükseklikte ve yeterli kalınlıkta olması gerekir. Fidanların hereğe 8 şeklinde fazla sıkmadan bir pamuklu ip ile bağlanması gerekir.İlkbaharda gözler patlayıp sürgünler gelişmeye başlayınca bu sürgünlerin hereğe bağlanarak kırılmaları engellenmelidir. Gelişme durumuna göre patlayan gözlerden en iyi gelişen sürgün ana dal olarak seçilir ve diğerleri dipten

Gözlerin bulunduğu kısımdan fakat gözlerin gelişmesine engel olmayacak şekilde bir herek dikilir. Eğer destek sistemi birkaç yıl oluşturulmayacak ise bu hereğin yerden 1,5 m yükseklikte ve yeterli kalınlıkta olması gerekir. Fidanların hereğe 8 şeklinde fazla sıkmadan bir pamuklu ip ile bağlanması gerekir.İlkbaharda gözler patlayıp sürgünler gelişmeye başlayınca bu sürgünlerin hereğe bağlanarak kırılmaları engellenmelidir. Gelişme durumuna göre patlayan gözlerden en iyi gelişen sürgün ana dal olarak seçilir ve diğerleri dipten kesilir. Oluşturan destek sistemiyle birlikte seçilen ana dalın ilk telin hizasına gelinceye kadar gelişmesine izin verilir. Tel hizasına gelince ucu alınarak bu noktadan sonra 2 sürgün gelişmesi sağlanır. Bu sürgünler sağa ve sola yatırılarak asmaya nihai şekli verilir. Kaynak:TÜBİTAK Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu, TARP Türkiye Tarımsal Araştırma Projesi Yayınları.33 s.

Facebook'ta Yayınla>
Soru / Yorum Eklemek İçin Tıklayınız
..:: Sorular / Yorumlar ::..
Yazan : Mustafa Akif SARUHAN
Yazılış Tarihi : 20.1.2019 10:05:06
  21000 metrekare modern telli terbiyeli üzeri fileli bağ yapacağım. FİDAN ARALIKLARI-DİREK ARALIKLARI-DİREK BOYLARI-YOL GENİŞLİKLERİ KONUSUNDA bilgiye ihtiyacım var.Yardımcı olabilirmisiniz.
Cevap vermek için tıklayınız...
------------------------
Yazan : Mutlu pamuklu
Yazılış Tarihi : 6.2.2016 13:04:35
  Merhabalar ben bahçemde üzüm yetiştirmek istiyorum. Ancak nerelerden fidanı alacağımı bilmiyorum ayrıca Salatalık yetiştirdiğim toprağımda üzümüm yetişir mi? Iyi çalışmalar..
Cevap vermek için tıklayınız...
------------------------
Yazan : alaatdin eroğlu
Yazılış Tarihi : 6.5.2014 21:21:26
  söylemleriniz vegörüşleriniz resimlerle desteklenmeliydi.
Cevap vermek için tıklayınız...
------------------------

Soru veya Yorum Eklemek için tıklayınız



Bu konuyla ilgili tüm soru ve yorumlar görmek için tıklayınız.



Ne? nedir? Nasıldır? Nasıl yapılır? Ne zaman yapılır?
Copyright - Tarım Kütüphanesi - 2007