Koyun hastalıkları
Ahmet EVCİ
Veteriner Hekim

TK

Çiçek hastalığı

Tanınması: Koyunların derisinde kırmızılık, kabarıklık, kabuklanma ile kendini gösteren, bazen iç organlara yerleşebilen bir hastalıktır.

Etkeni: Etkeni bir virustur. Biri koyun tipi, diğeri keçi tipi olmak üzere iki tipi vardır.

Oluşumu: 6-8 günlük kuluçka dönemi içinde hastalık bölgesinde oluşan belirtilerin içinde virus çoğalarak hastalık yapma sınırına ulaşır. Bunu takiben viremi (kana karışma) dönemi başlar. Virus kan yoluyla bütün dokulara ve deriye yayılır. Deride tipik çiçek lezyonları (kızarıklık, kabartı ve kabuklanma) meydana gelir. Hassas hayvanlarda diğer doku ve iç organlara da yerleşir. Sağım döneminde bulunan koyunlarda mastitis (meme yangısı) ile beraber seyreder.

Kuzular viremi (kana karışma) devresinde ölebilirler. İç organlarda lezyonlar görülür. En fazla akciğerde hassasiyet görülmektedir. Kötü bakım, beslenme ve temiz olmayan ağıllarda barındırılan kuzularda telefat yüksek olur.

Belirtileri: Hastalık, kuzularda çok şiddetli ve öldürücü bir seyir izler. Beden ısısı birden yükselir. İleri derecede bitkinlik, durgunluk, iştahsızlık, göz ve burun akıntısı, solunum ve nabız sayısı artışı görülür. Kuzuların çoğu deride tipik çiçek belirtileri şekillenmeden bir iki gün içinde ölür. Bazı kuzularda çiçek, akciğer hastalıkları ile birlikte görüldüğünden öksürük ve solunum güçlüğü oluşur. Bu dönemde kuzuların önemli bir bölümü ölür.

Koyunlarda da hastalık ani ateş yükselmesi, durgunluk, iştah azalması, solunum ve nabız artışı gibi genel belirtilerle başlar. Hastalığın ikinci günü deride yaklaşık 0,5-1 cm. çapında kırmızı kabartılar belirir. Bu kabartılar yassı basık görünüşte içi su dolu kabarcıklara dönüşür. İçi su dolu kabarcıklar bakterilerle bulaşarak irinleşir ve kahverengimsi bir renk alırlar. Bir kaç gün içinde koyu renkli kabuklar şekillenerek pul pul dökülmeye başlarlar.

Bu belirtiler derinin her yerinde olmakla birlikte yapağısız bölgelerde (koltuk altı, apış arası, kuyrukaltı) daha çok belirgin görülürler.

Koyunlarda ölüm oranı genellikle düşüktür. Ancak mastitis ile birlikte seyreden olaylarda bu oran artabilir.

Çiçeğe yakalanan gebe koyunlar yavru atabilirler. Yavru yaşasa da hastalık ona da geçer. Hastalık 3-4 hafta sürer, bu süre kış aylarında biraz uzayabilir.

Teşhisi: Deride bulunan tipik belirtilere bakarak teşhis etmek kolaydır.

Korunma:

* Hastalık çıkan bölgelerde hastalığı önlemek üzere sağlam koyunlara aşı yapılmalıdır.

* Hastalığın yerleşik olduğu bölgelerde koyunların her yıl bir defa koç katımından önce aşılanması gerekir.

* Bağışıklık aşıdan 10 gün sonra başlar, 21. günde tamamen şekillenir.

* Hastalık çıkan ağıllarda, hastalar sağlamlardan ayrılmalı ve bakteriyel bulaşmaları önlemek için antibiyotik tatbik edilmelidir.

* Hastalıklı bölgelerde karantina tedbirlerine dikkat edilerek koyun giriş ve çıkışı yapılmalıdır.

Enterotoksemi (çelerme)

Tanınması: Bağırsaklarda bulunan clostridium perfringens tip D bakterisinin çoğalarak toksin salgılamasından ileri gelen ve ani ölümlere neden olan bir hastalıktır.

Etkeni ve Hastalığın Oluşumu: C1. perfiringens tip D, doğada yaygın olarak rastlanan anaerop bakterilerdir. Toprakta, sularda ve normal hayvanların barsaklarında mevcut olan bir bakteridir.

Belirli bakım ve besleme şartlarında barsak lumeni içinde hızla çoğalır ve yüksek miktarlarda toksin salgılayarak hayvanın ölümüne yolaçar.

Aşağıdaki şartlar, Enterotoksemi hastalığının oluşumunda önemli rol oynar:

* Hayvanların büyüme ve gelişme devresinde bulunmaları,

* Gelişme hızının yüksek ve kondisyonlarının iyi olması,

* Süt emme devresinde, kuzuların aşırı miktarda süt emmesi,

* Hububat ağırlıklı rasyonlarla besleme,

* Kaba yemlerle beslenmekte olan hayvanların, birdenbire yoğun bir şekilde, hububat ağırlıklı kesif yemlerle beslenmeye başlanması,

* Körpe veya dane tutmaya başlamış hububat türünden otlar bakımından çok zengin olan meralarda veya tarlalarda otlatma,

* Kuzularda tenya invazyonları.

Enterotoksemi, esas olarak koyunlara mahsustur. Seyrek olarak sığırlarda, bol sütle beslenen buzağılarda, keçi ve develerde de görülür.

Sürü hayvancılığı için en kritik olan mevsim ilkbahar sonları ve yaz aylarıdır. Her yaş koyunda görülse de, en çok kuzularda ve toklularda rastlanmaktadır.

Hastalık her bölgede görülebilir.

Mortalite (ölüm) oranı %100’ dür.

Belirtileri: Yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı, iki hafta sonra klinik olaylar görülmeye başlar. Hastalık çoğunlukla çok hızlı bir seyir takip ettiği için, hayvanın ne zaman hastalanıp, öldüğünü çoğu zaman takip etmek mümkün olmaz. Az bir zaman önce sapasağlam olduğu bilinen hayvanın merada veya ağılda ölüsü bulunabilir.

Hastalığın daha hafif seyrettiği olaylarda ise yem yemeyi birden kesme, durgunluk, esneme, yüz kaslarında seğirme gibi belirtiler görülebilir. Bazen hastalık süresi 12-24 saat sürebilir. Hasta hayvan sürünün arkasında kalır, yürürken yalpalar ve ağızdan köpük tarzında salya akıntısı gelir. Dönme hareketleri yapar, solunum durur ve aniden düşerek ölür.

Teşhisi: Bazı hastalıklarla değişik yönlerden birbirine benzese de hayvanın beslenme şekli, bu hastalık hakkında bir ön fikir vermektedir.

Hastalığın kesin teşhisi, laboratuvar muayenesi sonucunda yapılmaktadır. Kadavra çabuk bozulduğundan, otopsi kısa sürede yapılmalı ve laboratuvar yakınsa, böbrekler ve bağırsaklardan iki üç parça uçlarından iple bağlanarak kesilir ve içeriğiyle birlikte alınarak gönderilmelidir.

Tedavi ve Koruma: Hastalık çok hızlı seyrettiğinden, tedavi imkanı yoktur. Ani yem değişikliği yapmak, hayvanların önlerinde daima kaba yem bulundurmak, hasadı yapılmış ekin tarlalarında (anızda) otlatmamak gibi beslenme konusunda önlemler alınabilir.

En garantili yöntem, hastalık mevsiminden 1-1,5 ay önce ilkbahar ve sonbaharda hayvanların aşılanmasıdır. Kuzular ilk yıl iki defa aşılanırsa, sonraki yıllarda tek aşılama yeterli olabilir.

Hayvanların yetiştirilme yönlerine göre çeşitli aşılama proğramları hazırlanabilir. Ülkemizde uygulanan aşılama şekli sütten kesilmiş kuzu, toklu ve koyunlara uygulanan aşılama proğramıdır. Koyun ve keçilere ilk aşılamadan 6 ay sonra yapılacak ikinci bir aşılama, doğacak olan kuzulara kolostral antitoksin sağlaması açısından çok önemlidir.

Facebook'ta Yayınla>
Soru / Yorum Eklemek İçin Tıklayınız
..:: Sorular / Yorumlar ::..
Yazan : onat turgut
Yazılış Tarihi : 31.1.2016 04:03:08
  1 yasındaki tokluların gözleri beyazlayo, sulanıyo, çapaklaniyo kör oluyo sebebi ne ola bilir
Cevap vermek İçin Tıklayınız...
------------------------
Yazan : seyfi
Yazılış Tarihi : 7.12.2015 15:13:45
  koyunumu sagarken agiz sutu gelirken memeyi tutugum elimin parmagi biraz fazla baski yapti ve memeden kam gelmeye baslafo
Cevap vermek İçin Tıklayınız...
------------------------
Yazan : Turan Dogan
Yazılış Tarihi : 26.11.2015 08:08:03
  Sl m babamin bi kac tane toklusu rahatsiz yem yemiyo usuyo tugleri diken diken oluyo neden acaba
Cevap vermek İçin Tıklayınız...
------------------------
Yazan : aslı karaca
Yazılış Tarihi : 11.10.2015 21:55:31
  Babam köyden koyun almış. Fakat kestiklerinde derinin altından yarım kovadan daha fazla su akmış ve ciğerleride hasarlıymış. Ciğerleri atmışlar ama o suyun sebebini anlayamamışlar. Neden olabilir ? etide pişirmişler yenmesinde sakınca varmı? Teşekkürler
Cevap vermek İçin Tıklayınız...
------------------------
Yazan : Bulent
Yazılış Tarihi : 30.9.2015 12:42:12
  K oyunlarda karın şişligi yayılmiyor sürekli şu içiyor halsizlik 3veya4 gün sonra ölüyor buna bir tedavi sonucu varsa bilgilendirirseniz memnun olurum teşekkür ederim
Cevap vermek İçin Tıklayınız...
------------------------
Soru veya Yorum Eklemek İçin Tıklayınız

Bu konuyla ilgili tüm soru ve yorumları Görmek İçin Tıklayınız.

Ne? nedir? Nasıldır? Nasıl yapılır? Ne zaman yapılır?
Copyright - Tarım Kütüphanesi - 2007