Kalkınmada Anadolu’dan bir model-Doğanbey Kasabası (2)
Yazı: M.Yavuz Çolak
Veteriner Sağ. Tek.

Yeni yılda; Tarım ve Köyişleri Bakanlığı camiamız, çiftçilerimiz ve ülkemiz insanının birlik ve dirliğinin artması, tüm insanlık aleminin barış ve huzur içinde yaşaması dileklerimle saygılarımı sunuyorum.

Geçen ay Doğanbey beldemize ait bilgilerin bir bölümünü okuyucularımızla paylaşmıştık. Bu sayımızda Doğanbey’in özllikle ekonomik yapılanması, tarım ve hayvancılık sektörüne katkısı üzerine yoğunlaşmaya çalışacağız. Geçen ay verdiğimiz genel bilgilere bazı ilaveler yaparak başlamak istiyorum.

6 bin üzeri nüfusun yaşadığı, göç vermeyen hatta göç alan kasabamızda, birçok resmi devlet teşekkülü var. PTT, Jandarma, Orman Muhafaza, Tarım Kredi Kooperatifi ve diğer kurumlardan başka ortalama günlük 55 hastaya poliklinik hizmeti veren Sağlık Ocağı, ilköğretimde bölgeye merkezlik etmesinin yanında, lisesi de olan beldenin bir de 16 bin eseri barındıran ve de birçok kaynak eseri olduğunu da öğrendiğim Halk Kütüphanesi ile, 40-50 kişiye günlük sıcak yemek çıkaran aşevi ile Doğanbey dev bir kasabamız. Daha önce bahsettiğimiz gibi özellikle hayvancılık sektöründe geldiği nokta, küçük çaplı dokuma tezgah atölyeleriyle, küçük imalat atölyeleriyle el sanatları diğer üzerinde durulması gereken ayrıntılar. Geçmişte de günümüzde de Doğanbey’in en önemli ve canlı sektörü olan hayvancılıkta geldiği nokta iyi incelenmeli . Doğanbeylilerin en eski ata mesleği olan hayvancılıkta eski devirlerde Konya’ya günlük100-150 erkeç ( 2-3 yaşındaki erkek keçi ) kesimi ve sevki yapılarak Konya piyasasında tüketime arz edilirmiş. 1930-1970 yılları arası çiftçi malları koruma kayıtlarında Doğanbey ve yaylalarında 40 binin üzerinde küçükbaş hayvan varlığına sahip olan beldede bugün hayvancılık sektörü şekil değiştirmiş, büyük baş hayvancılıkta özellikle besi sığırcılığı yörenin en canlı sektörünü yaratmış ve süt sığırcılığı da parelininde gelişmeye devam ediyor. Geçmişten günümüze küçükbaş hayvancılıkta mera alanlarının korumaya alınması, istikrarsız piyasa koşullarının oluşması ve daha sayabileceğimiz birçok sebeblerle gerilmeye başlamasından sonra bu defa 1970li yıllarda faaliyetlerine başlayan Doğanbey Besler Kooperatifi sektörün alt yapısını oluşturmaya başlamış ve günümüzde yörenin sürükleyici gücü olmuş. Bugün bu sayede Doğanbey’de en küçüğü 30, en büyüğü 200 başlık ve bir dönemde 2500 baş bağlama kapasiteli besihaneler oluşmuş. Kasabadaki yerleşim alanlarının dışında daha da çok kasabanın doğusunda tesis edilen besihaneler düzenli olarak araziye serpiştirilmiş, günlük hayatı olumsuz etkileyecek hiçbir görüntüsü yok. Kasabayı dolaşırken Besler Kooparatifinin 250 hayvan bağlama kapasiteli besihaneleri ile kesim yapılan tesislerini, sucuk imalatı yapılan tesislerini Yönetim Kurulu Başkanı Ali Tümer ile beraber gezdik. Günlük ortalama 1 ton sucuk imalatının yapıldığı kooparatif bünyesinde sürekli olarak 20-25 kişi istihdam edilmekte, belde merkezinde Konya il merkezinde 2 şubesinde taze et ve et ürünlerini pazarlayarak halkımızın tüketimine sunulmaktadır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığmızca ruhsatlandırılan birinci sınıf et entegre tesislerinde günlük kesim yapan Besler, özellikle İstanbul kesik et borsasına hitab etmekte canlı hayvan ticaretinde, kesim hizmetlerinde, et ve et ürünleri piyasasında bölgede belirleyici ve söz sahibi firmalardan olma haklı gururunu yaşamaktadır. örneğin 2000 yılında 3 bin ton İstanbul borsasına karkas et kesim ve sevkini gerçekleştirmiş olan Besler, Doğanbey’i sektörün merkezi konumuna getirmiş. Belediye yatırımlarını ve müstakil çalışan özellikle sucuk imalatının ağırlıkta olduğu kasaplık hizmetleri verenler de dahil edildiğinde Doğanbey canlı hayvan ticareti, kesim hizmetleri et ve et ürünleri ticareti, sektöre girdi sağlayan özellikle yem sanai ürünleriyle ilaç ve sağlık hizmetlerine yönelik bir pazarın oluştuğu stratejik bir kasaba haline gelmiş. Besler’ den başka 1990’lı yıllarda kesimhanesiyle sektöre giren belediyeye ait tesislerde yine İstanbul borsasına karkas et sevkinde yerini almış ancak eski gayri muntazam tesis yıkılarak, Tarım Bakanlığımızca uygulanmakta olan Kırmızı Et Kesimi ve Nakliyesi Yönetmeliği esaslarına göre yeni modern mezbahane inşa edilmiş ve kesim hizmeti vermeye başlamış. Bizzat gezip gördüğümüz kesimhanenin gerçekten yönetmeliklere göre eksiği olmadığı gibi fazlasının da olduğu gördük. Yetkililerden konu ile ilgili birçok bilgiler aldık. Gerek Besler ve gerekse belediye ve şahıslara ait kesimhaneler, sucuk imalathanelerine kesim için gerekli hayvan kaynaklarını araştırdığımızda Doğanbey’in dışından çevre köy ve kasabalardan başka Akseki, Alanya, Erdemli, Silifke, Aksaray ile Konya İl merkezi ve ilçelerden kesim için hayvan getirildiğini öğrendik. Hayvancılık sektörü ile ilgili daha çok yazılacak konu var, ancak bu kadar bilgi de Doğanbey insanının ne kadar akılcı ve hayati önem arz eden bir sektörde başarılı yatırımlarla geldiği nokta gerçekten taktire şayan olduğunu gösteriyor.

Doğanbey deyince ilk akla gelen, eskiden lokantalarda, şehirlerarası otobüslerde müşterilerin özellikle tercih ettiği ‘Doğanbey Memba Suyu’ndan söz etmeden geçilmez takdir edersiniz. İlk zamanlar belediye tarafından işletilen tesis bugün yenilenerek dev bir entegre tesise dönüşmüş ve Kamer Holding tarafından Beysu A.Ş. adıyla işletilen, belediye aylık 4 milyar liralık gelir kaynağı, birçok insanımıza da ekmek kapısı ve belde için önemli bir katma değer oluşturmaktadır. Beysu A.Ş.’nin kapasitesi 12 bin litre /saat, sertlik derecesi 1.7 ile Türkiyede bilinen memba suları içinde ilk beşte yerini alan, bugün Filistin, Gürcistan, Kıbrıs ve Almanya’ ya düzenli ihracaat yapan dev bir kuruluş olma haklı gururunu yaşamaktadır. Bu konu ile ilgili notlarımı yazarken o eskiden Konya ve yöresinde hangi lokantaya girseniz farketmez her masanın üzerinde öbek öbek Doğanbey şişe suları gözümde canlandı bir an.

Gene yerim daralmaya başladı, ancak önemli bir sektörden daha söz etmem gerek. Doğanbeylilerin atalarından kalma yani baba mesleklerinden biri de tekstilcilik. Eski devirlerde ve ilkel tezgahlarda bez, şal, çarşaf ile o günün şartlarına göre giysilerin dokumalarını yapanlar, bugün belde de 20-30 civarındaki atölyelerde pike, yolluk, kilim, battaniye, koltuk ve otomobil kılıfı imalatı gerçekleştiriyor. Ve her birinde ortalama 2’şer kişiden 100 kişiye gelir kaynağı. oluyor. Yine belediyenin önderliğinde Dav-Teks adıyla kurulmuş battaniye fabrikasında gezi ve incelemeler yaptık. 25 kişinin, özellikle kadın işçiler ve genç kızlarımızın çalıştığı tesis deyim yerindeyse şıkır şıkır çalışarak üreten bir fabrika... Bir kasabada biz bunları gördük, şartlar ne olursa olsun Doğanbeyli oturup, beklememiş, şikayet etmemiş, herşeyi devletten beklememiş, ticareti öğrenmiş, üretmeyi öğrenmiş, büyükşehirlerde tutunmayı, büyük ticaret erbabı insanlar yetiştirmeyi öğrenmiş.

Bizim için çok farklı ve zevkli bir gezi oldu. Bu kasabanın insanı bir de hemen hemen her dönemde Türkiye Büyük millet Meclisi’ ne vekil gönderme geleneğini yerleştirmiş. İzmir Belediye Reisliğinden sonra sağlık Bakanlığı da yapmış Dr.Hulusi Alagaş’la başlayan bu gelenek, İhsan Kabadayı ile 4 dönem ve ardından Osman özbek ve en son seçimde de İsmail Katmerli ile bu gelenek sürdürülmüş. Birçok ünlü sima ve iş adamı ile pekçok akademik kariyerli insan da yetiştiren bu kasaba halkına, kooparatif yönetimine, belediye başkanına ve de Doğanbeyliyim diyen herkese tebriklerimizi, selam ve saygılarımızı sunuyorum...

Bu haber 1832 defa okunmuştur.

Sitemize reklam vermek için mail atınız.

Soru / Yorum Eklemek için Tıklayınız

..:: Sorular / Yorumlar ::..

Henüz yorum eklenmemiştir. Yorum Eklemek için Tıklayınız
-Tarım Kütüphanesi - 2007