Hububat ve kış
M.Fethi ÖRS
Ziraat Yük. Müh.

Değerli çiftçiler;

Hububat gerek üretim alanı ve gerekse tüketim itibariyle ilimiz ekonomisinde önemli bir yere sahiptir.

İlimiz coğrafi konumu ve topoğrafik yapısı itibariyle çok değişik iklim karakterine sahip bulunmaktadır. İlimizde, hububat tarımı büyük ölçüde tabiat şartlarına bağlı olarak yapılmaktadır.

Geniş hububat üretim alanlarımız içinde en son tescil edilen çeşitler yanında verim potansiyeli düşük çeşitler de yeralabilmektedir.

İlimizde hububat 15 Eylül ila 15 Ekim tarihleri arasında ekilmektedir. Çiftçimizin bir kısmı kurağa ekmekte, bir kısmı yağmuru beklemekte, bir kısmı da sulayıp toprak tava geldikten sonra ekim yapmaktadır. 2002 yılı Ekim ayında ilimizde yer yer yağış alan ve yağış almayan ekim alanlarımız olmuştur. Bunun sonucunda da ekili hububat alanlarımızda yer yer çıkış olan, az çıkış olan yerler olduğu gibi, toprakta yeterli suyu nemi bulamadığı için geç çıkış yapan yerler de mevcuttur.

Hububatın kışlık ekilişlerinde üretimi belirleyen kış ve bahar yağışlarıdır. İlimiz yıllık yağış miktarının aylara ve mevsimlere göre dağılış biçimi olarak belirtilen yağış rejimimiz genellikle düzensizdir. Bu nedenle sulama imkanı olan alanlar hariç hububat gelişimi kış ve bahar yağışlarına bağlıdır.

Mahsule tesir eden faktörlerden biri de hiç şüphesiz soğuk ve dondur. Ekinlerin üzeri karla örtülü olduğu için soğuktan fazlaca etkilenmezler. Halbuki üzeri açık olan ekinler, hele hava rüzgarlı olursa kolaylıkla donar. Ancak kar tabakası ile örtülü olan ekinlerin bilhassa fazla büyümüş olanları güneşli havalarda boğulma ihtimali belirir. Kuvvetli güneş karın üst tabakasını eritir, gece olunca erimiş tabaka donarak karın üzerinde buz tabakası meydana getirir. Ertesi günler buz tabakası erimezse açık ve hafif güneşli havalarda bile karın altındaki ekinler nefes almaya devam ederek fazla karbon asidi çıkarır ve asimilasyon olayı olmayınca karbon asidi birikir ve bu muayyen bir nisbeti aşınca da ekinlerde boğulma dediğimiz olay meydana gelir. Bu olayda fazla büyümüş ekinlerde tehlike başgösterir, ekinler çok küçük olursa tehlikeli durum büyümüş ekinlerdeki kadar değildir.

Kışlık olarak ekilen hububatın kışa ve soğuğa yazlıklardan daha dayanıklı olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir. Soğuğa dayanma yönünden de çeşitlerin arasında pek büyük farklar vardır. örneğin; -15 dereceye dayanamayan çeşitler olduğu gibi, sıfırın altında 25-30 dereceye dayanabilen çeşitler de vardır.

Soğuktan mahvolmanın muhtelif şekil ve sebepleri vardır. Çeşitlerin arasında soğuğa dayanma bakımından fark olmakla beraber, kışın ekinin üzeri karla kaplı veya çıplak olmasının, çıplak olunca havanın durgun veya rüzgarlı, güneşli ve kapalı olmasının, havanın tedricen mi yoksa aniden mi soğuduğu gibi etkenlerin donma olayında büyük önemi vardır.

Soğuktan başka bir de su kesme olayı vardır ki; bunda bir yerde su birikerek ekinin üzerine çıkar, bitkinin hava almasına mani olur ve bu hal birkaç gün devam edecek olursa ekini boğar.

Kar örtüsü kışlık buğdayın kışa dayanıklılığı üzerinde çok önemli ve olumlu etkiye sahip olup, dış ortamdaki düşük sıcaklıkları engelleyerek topraktaki mevcut sıcaklığı koruyacak şekilde izolasyon görevi yapmaktadır.

Kışlık buğdayların kök tacı düşük sıcaklıklar nedeniyle öldüğü zaman bitki de tamamen ölmüş olur. Kök tacı ölmedikçe düşük sıcaklıklar yaprakları öldürmüş olsa bile ilkbaharda yeniden büyüme mümkün olmaktadır.

Topraktaki buğday tohumları eğer su alarak şişmiş durumda iseler soğuk zararından etkilenebilmektedirler. Kışlık buğdayın bazı kışlara dayanamamasının bir tek nedeni donma olayı değildir. Donma olayı ilgili birlikte don kabarması, buz altında boğulma, toprak suyu donmuş iken bitkinin soğuk ve kuru rüzgarlara maruz kalması vb. nedenler bitkilerin ölümüne yolaçabilir.

Kış ölümü diye adlandırılan birçok durum bitki ve toprak mantarlarından da kaynaklanabilmektedir. Düşük sıcaklıklara dayanma bakımından buğday türleri ekmeklik, topbaş ve makarnalık buğdaylar şeklinde sıralanmaktadır. Bazı kışlık ekmeklik buğdaylar kar örtüsüz sıfırın altında 30 derecenin üzerindeki düşük sıcaklığa dayanabilirken, kar örtüsü altında sıfırın altında 40 dereceye dayanabilmektedir. Makarnalık buğdaylar ise -15 derecede zarar görebilmektedirler.

Ayrıca bitkinin kışa dayanıklılığı, buğdayın 1-3 kardeşli bir dönemde kışa girmesini sağlayacak bir ekim tarihi ile de artırılabilir. Henüz çok genç olan 1-2 yapraklı dönemdeki bitkiler ile fazla gelişmiş çok sayıda kardeşlere sahip bitkiler yeni kardeşlenmeye başlayan bitkilere göre kıştan daha fazla zarar görebilirler.

Buğday bitkisinin içerisinde bulunduğu büyüme ve gelişme ortamına bağlı olarak verim unsurları arasında bir denge kurmak bakımından çok büyük bir telafi yeteneğine sahip olduğu hatırdan çıkarılmamalıdır.

Bereketli bir yıl dilerim.

Facebook'ta Yayınla>
Soru / Yorum Eklemek İçin Tıklayınız
..:: Sorular / Yorumlar ::..
Yazan : Kubilay kaya
Yazılış Tarihi : 10.3.2018 20:56:01
  Meraba Ben mercimek ureticisiyim.Mercimek filizlendigi zaman yabancı ot çıkmasın diye hangi ilacı atmaliyim.
Cevap vermek için tıklayınız...
------------------------

Soru veya Yorum Eklemek için tıklayınız



Bu konuyla ilgili tüm soru ve yorumlar görmek için tıklayınız.



Ne? nedir? Nasıldır? Nasıl yapılır? Ne zaman yapılır?
Copyright - Tarım Kütüphanesi - 2007