GÜBRELERİN SINIFLANDIRILMASI

2. GÜBRELERİN SINIFLANDIRILMASI

Gübreler yapılarına göre organik, kimyasal ve mikrobiyal gübreler olmak üzere üç gruba ayrılırlar.

2.1. ORGANİK GÜBRELER

2.1.1. Hayvan Gübreleri

2.1.2. Kompost

2.1.3. Turba Toprağı (Torf)

2.1.4. Yeşil Gübreler

2.1.5. Humik Asitler

2. 2. KİMYASAL GÜBRELER

2.2.1. TEK BESİN MADDESİ İÇEREN GÜBRELER

2.2.1.1. Azotlu Gübreler

2.2.1.2. Fosforlu Gübreler

2.2.1.3. Potasyumlu Gübreler

2.2.2. BİRDEN ÇOK BESİN MADDESİ İÇEREN (KOMPOZE) GÜBRELER

2.2.3. MİKRO ELEMENT GÜBRELERİ

2.3. MİKROBİYAL GÜBRELER

2.4. ORGONAMİNERAL GÜBRELER

2.1. ORGANİK GÜBRELER

Tarımsal üretimde yetiştirilen bitkilerin bitki besin maddesi ihtiyaçlarını sağlamaları amacıyla kullanılan ve çeşitli tarımsal faaliyetler sonucu oluşan organik kökenli tarımsal atıklar ile, doğal kökenli organik maddelerin büyük ölçüde değişikliğe uğratılmadan elde edilmesiyle ortaya çıkan ve bitki besin maddelerini bünyelerinde organik bileşikler halinde bulunduran bir bitki besleme materyalidir. Organik gübrelerin en önemli özelliği yüksek organik madde içermesidir. Organik maddenin toprağa çok yararları bulunmaktadır. Topraklara besin maddesi sağlamalarına ilaveten toprağın organik madde muhtevasını arttırır ve toprakların fiziksel özelliklerini düzeltirler. Organik madde; toprağın su tutma kapasitesini, havalanmasını, ısınmasını ve su geçirgenliğini artırarak bitkiler için daha uygun bir gelişme ortamı sağlamaktadır. Organik madde içeriği yüksek olan topraklarda rüzgar ve su erozyonu azalmaktadır. Toprak organik maddesinin zenginleştirilmesi, dolaylı olarak toprak verimliliğinin arttırılmasını sağlamaktadır. Organik gübrelerle, başta azot olmak üzere, fosfor, potasyum, kalsiyum, bakır, çinko, mangan, demir, bor ve molibden gibi besin elementleri toprağa kazandırılır. Organik gübreler bünyesindeki makro ve mikro besin elementleri içerikleri ile toprakta depo görevi görmektedir. Organik gübreler toprakta mikroorganizma faaliyetini artırır. Sonuç olarak:

Organik gübreler toprağın havalanma, su tutma, ısınma ve geçirgenlik gibi fiziksel özelliklerini bitki yetişmesi için uygun hale getirirken aynı zamanda bitki besin maddelerinin toprakta tutulmalarını ve yarayışlı durumda bulunmayan besin maddelerinin yarayışlı hale geçmelerini sağlayarak toprak kimyasal özelliklerini de olumlu şekilde etkiler. Toprağa uygulanan organik gübreler toprakların sadece fiziksel ve kimyasal özelliklerini düzeltmekle kalmayıp, toprağın biyolojik özelliklerini tayin eden mikroorganizma faaliyetleri üzerinde de olumlu yönde etki yapmaktadır. Bu özelliklerinden dolayı organik gübrelerin kültür topraklarının verimliliklerinin sürdürülebilirlikleri yönünden önemleri çok büyük olup bu nedenle bu gübrelere “toprak özelliklerini düzelten gübreler” de denilmektedir.

2.1.1. AHIR GÜBRELERİ (HAYVAN GÜBRELERİ)

Ahır ve kümes hayvanlarının katı ve sıvı dışkıları ile yataklık malzemenin karışımından elde edilen materyallere hayvan gübresi (çiftlik gübresi veya ahır gübresi) denilmektedir. Tamamı organik olduğu için mikroorganizmalar için iyi bir gelişme ortamı oluşturmaktadır. Genellikle tarımsal işletmelerin faaliyetleri sonucu açığa çıkan bu gübreler toprakların verimliliği için değerlendirilmesi gereken önemli kaynaklardır.

Resim 2.1. Ahır kenarındaki bir gübre çukuru

2.1.1.1. FAYDALARI NELERDİR?

Ahır gübreleri bitkilerin gelişimi için gerekli bitki besin maddelerini sağlar. Aynı zamanda toprağın yapısını tarıma uygun hale getirir. Ahır gübreleri sadece bir bitki besin maddesi kaynağı olmayıp daha da önemlisi toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini düzenleyen bir toprak düzenleyicisidir.

Ahır gübresinin toprağa verilmesi sonucu toprağın su tutma kapasitesi artar,geçirgenliği olumlu yönde etkilenir. Böylece ahır gübresi, suyun toprak yüzeyinden bağımsızca akmasına, buharlaşmasına ve tarıma elverişli toprakları taşıyıp götürmesine engel olur. Ahır gübreleri ile, toprakların tarlada tutulması erozyon tehlikesine karşı bir tedbir olarak düşünülmelidir.

Ahır gübrelerinin uygulandığı topraklar daha kolay tava gelir ve işlenmesi kolaydır. Ayrıca ince yapılı killi toprakların parça bağlılığını gevşetir, hava boşluklarını arttırır ve toprağa bitki gelişimi için uygun bir yapı kazandırır. Kumlu yapıdaki topraklarda ise toprak parçacıklarının birbirine yapışmasını sağlar.

Ahır gübrelerinin en önemli özelliklerinden biri de zengin mikroorganizma kaynağı olmasıdır. Toprakla karıştırılan ahır gübresi, topraktaki mikroorganizma sayısını ve etkinliğini arttırır.

2.1.1.2. AHIR GÜBRELERİNİN BİLEŞİMİNİ ETKİLEYEN FAKTöRLER NELERDİR?

Ahır gübrelerinin bileşiminde iki ana faktör etkilidir.

• Hayvanların cinsi, yaşı ve beslenme durumları,

• Ahırın yapısı ile yataklık malzemenin cinsi

Hayvan gübrelerinin içerdiği bitki besin maddeleri, elde edildikleri hayvanın cinsine, yaşına ve beslenme durumuna göre farklılıklar gösterir. Genelde hayvanlar yedikleri besin maddelerinin ancak %45’inden yararlanabilirler. Yemde bulunan bitki besin maddelerinin yarısından fazlası dışkı ile ahır gübresine geçer. Ancak gelişme içerisinde olan genç hayvanların gübreleri azot, fosfor, potasyum ve kalsiyum gibi bitki maddeleri açısından, yaşlı hayvanlardan elde edilen gübrelere göre daha düşüktür. Çünkü genç hayvanlar, kemik ve kas yapılarını geliştirmek için besin maddeleri ile proteinlere daha fazla gerek duyarlar ve kullanırlar. Buna göre;

HAYVAN CİNSİNE GöRE GÜBRE İÇERİĞİ DEĞİŞİR!

Besin maddeleri bakımından kümes hayvanları gübreleri en zengin, sığır gübresi ise en fakirdir. At ve koyun gübreleri ise bunların arasında yer almaktadır. Koyun ve tavuktan elde edilen ahır gübrelerinin besin maddesi kapsamı, sığır ve beygirden elde edilen gübrelere oranla daha yüksektir.

HAYVANIN BESLENME DURUMU GÜBRE KALİTESİNİ ETKİLER !

Hayvanlara verilen yemin miktarı ve kalitesi, o hayvanlardan elde edilen gübrenin bileşimini etki etmektedir. örneğin baklagil veya dane bitkileri gibi azot içeriği yüksek bitkilerle beslenen hayvanların gübresi azot bakımından zengindir. Yoğun yemlerle beslenen hayvanların gübresi azot ve fosfor bakımından zengin iken, kaba yemlerle beslenen hayvanların gübresi ise potasyum bakımından zengindir.

AHIRIN YAPISI VE YATAKLIK MALZEME GÜBRE NİTELİĞİNİ ETKİLER!

Ahırın yapısı ve yataklığın cinsi de gübrenin kalitesinde etkili faktörlerdir. Yataklık materyal gübrenin organik ve inorganik madde miktarını artırır, ayrıca taşınma ve toplanmasını kolaylaştırır, hayvanlar için de kuru ve sıcak bir ortam oluşturur. Yataklık malzemesi olarak ucuz ve su tutma kapasitesi yüksek olan sap, saman, turba toprağı, yaprak, testere talaşı, çeltik kavuzu ve toprak kullanılabilir. Hayvanların barındığı zeminin toprak veya çimento olması gübrenin besin içeriğinin muhafazası açısından önemlidir.

2.1.1.3. AHIR GÜBRESİ NEDEN TOPRAĞA TAZE OLARAK VERİLMEZ?

• Taze gübre bazı hastalık etmenlerini ve zararlıları içerir.

• Bünyesinde yabancı ot tohumları bulunur ve uygulandıkları alanda yabancı ot artar.

• Ayrışmamış besinlerden bitkiler yararlanamaz.

• Ayrışma daha uzun sürer.

• Parçalanırken bitkiye zararlı toksik bileşikler oluşur.

• Taze gübrenin parçalanması sırasında topraktaki mevcut azot mikroorganizmalar tarafından tüketilir.

2.1.1.4. AHIR GÜBRELERİNİN OLGUNLAŞTIRILMASI

Taze olarak kullanımı çok sakıncalı olan hayvan gübrelerinin uygun şekilde olgunlaştırılması yani fermente edilerek yakılması gereklidir. Gübreyi olgunlaştırmanın en önemli aşaması bekletmedir. Gübrenin olgunlaşması için gereken bekletme süresi birkaç haftadan altı aya kadar değişebilmektedir. Çiftlik gübresine olgunlaştırma aşamasında, tonuna 7-8 kg P2O5 hesabı ile fosforlu gübre ilave edilecek olursa, çiftlik gübresinden meydana gelecek olan gaz şeklinde NH3 kaybı önlenirken, aynı zamanda çiftlik gübresinin fosforca zenginleşmesi sağlanmış olur.

Gübrelerin olgunlaştırılmasında gübre yığınının büyüklüğü ve yüksekliği önemlidir. İyi bir yanma olabilmesi için yığın yüksekliği 1,5 m'den yüksek olmamalıdır. Gübre olgunlaşmasında avlu gübresi olarak tabir edilen gübrelerin olgunlaştırılması esnasında yığının havalanması, sıcaklığı ve nemi çok önemli faktörlerdir. Kontrolsüz şartlarda olgunlaştırılan gübrelerde genellikle gübrenin hava ile teması fazla olacağından oksijenli şartlarda meydana gelen ve yığın içi sıcaklığın 60-650C’yi bulduğu “sıcak” gübre denilen gübre elde edilir. Kontrollü şartlarda ise istenildiğinde sıcak, istenildiğinde soğuk ayrışma sağlanabilir. “Soğuk” gübre elde edilmek istendiğinde, toplanan ahır gübresine su verilip sıkıştırılarak hava ile ilişkisi kesildikten sonra havasız şartlarda ayrışmaya bırakılarak olgunlaştırılır. Yığın içerisinde havasız koşullarda mikroorganizma faaliyeti ile gübre ısınır ve yanma işlemi çabuklaşır. Unutulmamalıdır ki iyi bir yanma olabilmesi için ortamda yeterli nemin bulunması gereklidir. Kuru bir gübrede yanma işlemi olmaz. Yığın içerisinde havalanma iyi sağlanırsa yanma işlemi çabuk olacaktır. Ama sıcaklığı önleyecek düzeyde fazla havalandırma yapılmamalıdır. Bu amaçla ara sıra gübre yığını aktarılıp karıştırılarak havalanması sağlanmalıdır. Gübrelerin olgunlaştırılmasında seçilen en uygun yol yukarıda da bahsedildiği gibi sıcak ve soğuk ayrışma türünü peş peşe uygulamaktır. Unutulmamalıdır ki sadece sıcak ayrışma fazlaca azot ve organik madde kaybına yol açar. Soğuk ayrışmada ise adı geçen kayıplar az olmakla beraber bu seferde gübrenin olgunlaşma süresi uzar. En uygun yol sıcak ayrışma ile ile başlanan işlemi gübre yığınını ıslatıp sıkıştırılarak soğuk ayrışma ile tamamlamaktır. Sıcak ve soğuk şartların karışımından elde edilen gübrelere de “serin” gübreler denir.

Elde edilen çiftlik gübrelerinin bileşimleri ve besin maddeleri içerikleri sabit değildir. Çeşitli iç ve dış faktörlerin etkisiyle çiftlik gübresi için belirli bir terkip vermek zordur. Bununla beraber genel olarak ifade etmek gerekirse ahır gübresinde % 70-80 su, % 15-20 organik olmayan maddeler ile % 0.05 - 0.7 azot (N), % 0.2 - 0.3 fosfor (P2O5) ve % 0.4 - 0.6 potasyum (K2O) bulunmaktadır. Bunlara ilaveten ahır gübreleri küçümsenmeyecek miktarlarda kalsiyum, magnezyum, kükürt gibi besin maddeleri ve az miktarlarda da mangan, çinko, bakır, demir, bor ve molibden gibi iz elementler ihtiva etmektedir.

Çiftlik gübrelerinin fazla bitki besin maddesi kayıpları ile karşılaşılmadan olgunlaştırılmasının sağlanması için dışkı ve yataklık karışımının depolandığı yerin zemininin sıvı kısmı koruyacak şekilde olmasına dikkat etmek gerekir. Ayrıca gübrenin yığın yapılacağı alan yağış ve rüzgar almayan ve dış etkenlerden iyi korunmuş bir yerde yapılmalıdır. İmkânlar ölçüsünde üzeri muhakkak kapatılmalıdır. Mümkün olduğu takdirde gübreyi gübre çukurları içerisinde olgunlaşmaya bırakmalıdır. Gübre çukurları kullanılmayacak ise gübrelerin olgunlaştırılmak üzere bekletildikleri alanların tabanlarının her iki taraftan ortaya doğru meyilli ve sıkıştırılmış toprak, taş veya betondan yapılmış düz ve geniş bir zemin şeklinde olması sağlanmalıdır. Ancak bu alanlarda toplanan gübrelerin düzensiz bir biçimde yığılmalarının önüne geçmek gerekir. Yığın sıcak ayrışmanın hızının azaltılması için zaman zaman sıkıştırılmalıdır eğer kuruduysa ıslatılmalıdır.

2.1.1.5. AHIR GÜBRELERİNİN UYGULANMASI

Çiftlik gübreleri tüm bitkiler ve tüm topraklar için rahatlıkla kullanılabilir. Çiftlik gübresinin toprağa verilme zamanı ile verilme şekli ve miktarını toprak özellikleri, bitki çeşidi, iklim, kullanılan kimyasal gübre çeşidi ve miktarı belirler.

İyi bir şekilde muhafaza edilerek olgunlaştırılan ahır gübresinden beklenen yararın sağlanması için gübrenin, zamanında ve usulüne uygun bir şekilde tarla veya bahçeye uygulanması gereklidir. Toprağa uygulanacak ahır gübresinden yüksek oranda yarar sağlanabilmesi için, gübrenin toprağa verileceği en uygun zaman ilkbahar veya sonbahardır. Fazla yağış alan bölgelerdeki hafif bünyeli topraklara ilkbaharda verilmelidir. Az yağış alan bölgelerde ağır bünyeli topraklara ise sonbaharda verilmesi yararlıdır. Gübre tarlaya serpildikten sonra en kısa zamanda pullukla veya diğer ekipmanlarla toprak altına gömülmelidir. Tarla yüzeyine serpilerek günlerce kapatılmadan bekletilen ahır gübresinden büyük miktarlarda besin maddesi kayıpları söz konusu olmaktadır. Bekletilmenin zorunlu olduğu durumlarda ise yığınlar halinde bekletmek, serili halda bekletmekten daha az zararlıdır.. Toprağa uygulanacak gübre miktarı yapılacak toprak analizlerine göre belirlenmelidir.

Resim 2.2. Ahır gübresinin tarlaya uygulanışı

2.1.2. KOMPOST

Kompost su tutma kapasitesi yüksek, hacim ağırlığı düşük, bitki besin elementleri içeren ve organik madde düzeyi yüksek materyallerdir. Kompostun elde edilme işlemine kompostlama denilmektedir. Bitkisel ve hayvansal kaynaklı kısmen parçalanmış, tarımsal, endüstriyel ve şehir atıkları kompost olabilir. Kompostlanan materyal orijinal yapısını kaybederek farklı bir yapıya kavuşur.

Tarımsal işletmelerde bol miktarda ortaya çıkan veya işletmelerde yeterince bulunmadığı durumlarda işletme dışından temin edilebilen her türlü organik artığın kompostlama teknikleri gözetilerek fermantasyonu ile elde edilen bir gübre çeşididir. İşletme içinde ve dışında her türlü organik artığın kullanılması kompostlamanın çok ucuza mal olmasını sağlar. Kompost yapımında kullanılan organik artıkların içerisine çeşitli kimyasal maddeler ile besin elementleri katılabilir.

Elde edilen materyale olgunlaşması (fermantasyonu) esnasında başta amonyak ve süper fosfat gibi gübreler ile kireç katılarak elde edilen kompost materyalinin gübre değerinin artması sağlanır. Kompostlar humus niteliğinde olup işletmenin yapısına göre, tarımsal işletmelerde bulunan çöpler, hayvansal artıklar, ahır artıkları, sap, saman gibi harman artıkları, mutfak artıkları ve organik yapılı bazı fabrikasyon artıklarının çeşitli işlemlerden sonra mikrobiyal ayrışma sonucu mineralize olmalarından elde edilirler. Kompostlama esnasında mikroorganizma faaliyetleri için nem ve yeterince oksijen olmalıdır.

2.1.2.1. İYİ BİR KOMPOSTLAMA İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR

Kompost yapımı için kullanılacak materyallerden temin edilebilenlerin iyice karışmaları sağlandıktan sonra, tabanı iyice sıkıştırılmış veya bu işlem için tabanı betonlanarak özel olarak hazırlanmış rüzgar almayan bir yere yüksekliği 1.5 metreyi geçmeyecek şekilde yığın yapılır. Yığın yapılmadan önce tabana absorbsiyon kabiliyeti yüksek olan sap, saman veya tarla toprağından 5-10 cm’lik bir katman serilirse, sızma ile meydana gelecek olan sıvı kaybı önlenmiş olur.

Kompostlamada iyi bir ayrışma için havalanma, nem, ısı ve besin maddeleri uygun olmalıdır. Mısır sapları gibi büyük parçaların işlem öncesi küçük parçalara ayrılması gereklidir. Buna ilaveten kompostlamanın iyi bir şekilde yapılabilmesi için yığın 150 cm’den yüksek olmamalıdır ve yığın nemi % 50-70 arasında olmalıdır. Kuru ortamda kompost işlemi yavaşlamaktadır.

Kompost yapılması istenen materyal yere serilen katmanın üzerine gelecek şekilde 25-30 cm kalınlığında bir tabaka halinde serilerek üzerine sönmüş kireç ve toprak serpilir. Sonra bu işlemler 1-1.5 metrelik yığın oluşuncaya kadar devam eder, en üst kısmı ve etrafı 10 cm kadar kalınlıktaki bir toprak tabakası ile örtülür. Yığın hazırlanırken kompostlanacak materyalin ıslatılması unutulmamalıdır. Ayrışmanın hızlanması için yığınlara bakteri kültürleride eklenebilir. Ayrışmanın tamamlanması için gerekli süre 6 -24 ay arasında değişir.

Kompost olarak; çöpler, evsel ve endüstriyel atıklar, park, bahçe ve pazaryeri atıkları, sokak sürpüntüleri, tarımsal faaliyet sonucu ortaya çıkan atıklar, arıtma çamurları gibi materyaller kullanılmaktadır. Kompostlama metodunda parçalanma aerobik (havalı) ve anaerobik (havasız) koşullarda olmak üzere iki safhada olmaktadır. Havalı koşullarda mikroorganizma faaliyeti ile birlikte oksitlenme olur ve enerji açığa çıkar, bileşikler parçalanır. Havasız koşullarda ise parçalanma fena koku oluşumuna neden olur. Yığındaki sıcaklık etkisi ile zararlı mikroorganizmalar ölmektedir. Böylece kompostlaşma sonucu atıklar sağlık yönünden zararsız hale gelmektedir. Kompstlama işleminin bittiği yığın ısısının azalması ile anlaşılır.

2.1.2.2. KOMPOSTLARIN UYGULANMASI

Kompostlar bağlar, bahçeler, yeşil alanlar gibi tarımsal faaliyet alanlarının tamamında organik madde ve bitki besin maddesi kaynağı olarak kulanılırlar. Ahır gübrelerinin kullanılma şekli ile benzerlik göstermekle beraber, ağır killi topraklar için kaba yapılı taze kompostlar önerilirken, hafif kumlu topraklar için ise ince olgun kompost önerilir.

Kompostlama sonucu elde edilen materyalin doğal ahır gübresi kadar kaliteli olmadığı unutulmamalıdır. Ancak topraklara organik materyal sağlaması yanında fazla olmasada ihtiva ettiği besin maddeleri nedeni ile her geçen gün daha yaygın kullanım alanı bulmaktadır.

2.1.3. TURBA TOPRAĞI (TORF)

Turba (Torf), fosilleşmesini tamamlamamış, bol organik atık içeren topraklara denilmektedir. Bataklık kıyıları, kurutulmuş göl ve bataklıklarda yıllarca biriken organik artıklar toprakla karışarak organik madde oranı yüksek bir karışım oluşturmaktadır. Turba toprakları organik maddece zengindir ve herhangi bir zehirli atık içermez, kokusuzdur, zararlı mikroorganizma içermezler, bu nedenlerden dolayı rahatlıkla tarımda kullanılabilirler.

Funda toprağı; yetiştirilecek bitkinin özel istekleri göz önüne alınarak organik gübre, toprak, seyreltici (kum, perlit vs) ile karıştırılarak hazırlanan yetiştirme ortamlarına denilmektedir. Yetiştirme ortamı hazırlanırken bitki besinlerince de zenginleştirme yapılabilmektedir.

2.1.4. YEŞİL GÜBRELER

Toprağa organik madde sağlamanın bir şekli de yeşil gübrelemedir. Gelişmelerinin belirli bir dönemini tamamlayan yeşil aksamı bol olan baklagil, buğdaygil vb. gibi bitkilerin ya yetiştiği ortamda, yada bir başka alanda yetiştirildikten sonra sürülerek toprak altına getirilmesine yeşil gübreleme denilmektedir. Yeşil gübreleme amaçlı kullanılan bitkilere ise yeşil gübre bitkileri denilmektedir. Yeşil gübre bitkileri eğer baklagilerden bir bitki ise toprağa organik madde yanında atmosferden fikse edilen azotta katılmış olur. Yeşil gübreleme bu bitkilerin yetişmeleri, toprakta ayrışmaları ve sonraki bitkinin yetişmesi için yeterli miktarda su bulunduğu koşullarda etkilidir. Kuru tarımın uygulandığı kurak ve yarı kurak tarım bölgelerinde yeşil gübre uygulamalarından beklenen faydalar sağlanamaz.

Yeşil gübreleme sonucu;

• Toprakta organik madde birikimi,

• özelliklede baklagillerin yeşil gübreleme materyali olarak kullanılması durumunda, toprakta azot birikimi,

• Topraklardaki K, Ca, Mg gibi katyonların yıkanmasının azaltılması,

• Topraklara yağış sularının girişine uygun bir yapı kazandırarak, yağışların bitkisel üretimdeki yararlılığının arttırılması,

• Toprak yüzeyinin örtülü olması nedeni ile toprakların su ve rüzgar erozyonuna karşı dayanıklılık kazanması,

• Toprakta biyolojik aktivitenin artması,

• Toprağın daha gevşek bir yapı kazanması dışında yabancı ot, zararlılarla ve hastalıklarla mücadele de kolaylık sağlanır.

Yeşil gübrelemede çoğunlukla baklagil ve bazen de baklagil olmayan bitkiler kullanılmaktadır. Yeşil gübrelemede kullanılan bazı bitkiler;

Yonca, Fiğ, Börülce, Soya, Bezelye, kırmızı tırfıl, çavdar, yulaf, üçgül, acıbakla ve yem baklası v.s.

2.1.4.1. YEŞİL GÜBRENİN ETKİSİ

Yeşil gübrenin etkisi sadece o yıl için değildir, bir kaç yıl devam etmektedir. Ancak bu etki iklim ve toprak koşullarına göre değişmektedir. Nemli ve serin iklimlerde, sıcak ve kurak iklimlere göre daha uzun sürmektedir. Kumlu topraklarda ise killi topraklara göre daha kısa süre etkili olmaktadır. Baklagil yeşil gübre bitkileri havanın serbest azotunu bünyelerine alarak toprağa azot kazandırmış olmaktadır. Bu şekilde azotu bağlayan bitki toprağa karıştırıldığında bitki için gerekli olan azot sağlanmış olmaktadır.

2.1.4.2. YEŞİL GÜBRE BİTKİLERİNİN TOPRAĞA

KARIŞTIRILMA ZAMANLARI

Etkili bir gübreleme için yeşil gübre bitkisinin toprağa karıştırılma zamanının çok iyi seçilmesi gerekir. Bitkinin toprağa karıştırılma zamanına bir çok faktör etki eder. Bunlar yeşil gübre bitkisinin gelişim derecesi, hava şartları, toprak özellikleri ve yeşil gübre bitkisinden sonra tarlaya ekilecek kültür bitkisinin özellikleridir. Bu faktörlerin yeşil gübre bitkisinin toprağa karıştırılma zamanını etkilemekle beraber genel olarak en uygun zamanın azot ve organik maddenin bitki bünyesinde daha dengeli olduğu çiçeklenme dönem olduğunu söyleyebiliriz. Ancak burada dikkat edilmesi gerekli en önemli husus yeşil gübre bitkisinin toprağa karıştırılması ile etkilenecek olan kültür bitkisi toprağa ekildiğinde toprağa karıştırılan yeşil gübre bitkisinin mineralizasyonunu tamamlamış olmasıdır.

2.1.5. HUMİK ASİTLER

Humik asitler organik maddenin parçalanması sonucu oluşan son ürünlerdir. Toprakta organik madde sağlama bakımından uygun materyallerden birisidir. Humik asitlerin başlıca yararları ise şöyle sıralanabilir:

• Toprağın su tutma kapasitesini artırır ve böylece bitkiler susuzluğa daha dayanıklı olurlar.

• Toprağın havalanmasını artırarak daha iyi bir kök ve bitki gelişimi sağlar.

• Toprakta metallerle bileşikler oluşturur ve bitkiye daha iyi beslenme ortamı hazırlar.

• Toprakta mikroorganizma faaliyeti için uygun ortam oluşturur.

• Verimi düşük killi toprak zerreleri arasına girerek daha uygun ve verimli bir gelişme ortamı sağlar.

Başlıca humik bileşikler humik asit, fulvik asit ve huminlerdir. Bunlar sadece toprakta değil, nehirlerde, göllerde, okyanuslarda ve onların sedimentlerinde oluşmaktadır. Ayrıca linyit, leonardit, kömür ve diğer jeolojik kalıntılarda ortaya çıkar. Bu kalıntılar ticari olarak üretilen ve toprağın iyileştirilmesinde kullanılan humatların kaynağını oluşturmaktadır. Toprağın verimliliğine olan olumlu etkileri nedeniyle humik maddeler büyük oranda toprak ıslahında, toprak düzenleyici veya organik gübre olarak kullanılmaktadır. Katı ve sıvı formda çeşitli humik asit materyalleri piyasada bulunmaktadır.

2.1.6. ARITMA ÇAMURLARI

Arıtma tesislerinde şehir kanalizasyon şebeke sularının çeşitli arıtma yöntemleri kullanılması ile yapılan arıtma işlemleri sonucu elde edilen materyallere arıtma çamuru denir. Bu materyaller tarım alanlarında kontrollü olarak kullanılabilirler. Çeşitli evsel ve endüstriyel atık suların arıtma tesislerinde arıtıldıktan sonra, elde edilen arıtma çamuru (biyokatı), organik madde ve bazı elementler açısından zengin bir materyal olmakla birlikte çeşitli toksik elementleri de bünyesinde bulundurmaktadır. Kanalizasyon suyundan ayrılan materyal, toprak yapısının düzeltilmesinde ve bir takım bitki besin maddelerinin sağlanmasında yardımcı bir kaynak olarak önem taşımakla beraber, gıdalara, yüzey veya taban sularına karışma ihtimali bakımından içerdikleri toksik elementlerin durumu bakımından bazı endişelere de meydan vermektedir. Arıtma çamurlarının tarımda kullanılmaları konusunda birçok araştırma çalışmaları yürütülmüştür. Bu materyalin kullanımı esnasında dikkatli olunmalıdır. Bu materyallerin, Çevre Bakanlığı tarafından yayımlanan “Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği” hükümleri doğrultusunda hareket ederek tarım topraklarına uygulanması yapılmalıdır. Yönetmelikte arıtma çamurlarının içerdiği toksik elementlerin sınır değerleri belirtilmiştir. Arıtma çamurlarının kullanımında analiz değerlerine bakılarak kullanılması zorunludur. Arıtma çamurlarının bilinçsiz olarak fazla miktarda kullanımı toprakta kirlilik yaratabilir. Bu kirlilik etkisi uygulandığı yılda olmasa bile sonraki yıllarda ortaya çıkabilir. Arıtma çamurlarını toprağa her yıl değil, ama bir kaç yılda bir uygulamalıdır. Ayrıca yapılacak uygulama miktarı çamurun analiz raporuna göre belirlenmelidir.

2.2. KİMYASAL GÜBRELER

Gübreler içerisinde en sıklıkla kullanılan tür, kimyasal gübrelerdir. Bunlara suni veya ticaret gübreleri de denilmektedir. Kimyasal gübreler, bileşimlerinde bir veya birden fazla bitki besin maddesini birarada bulundurur. Organik gübrelerinden farklı olarak yüksek miktarda bitki besin maddesi içerir ve suda kolayca çözünürler.

2.2.1. TEK BESİN MADDESİ İÇEREN GÜBRELER

2.2.1.1. AZOTLU GÜBRELER

Azotlu gübreler bünyelerindeki azot formuna göre genel olarak; Nitratlı gübreler, Amonyumlu gübreler, Amidli Gübreler, Amonyum ve Nitratlı Gübreler olarak 4 grupta toplanabilirler.

En çok kullanılan azotlu gübreler; Amonyum sülfat, Amonyum nitrat ve Üredir.

Şimdi bu gübreleri kısaca tanıyalım.

2.2.1.1.1. Amonyum Sülfat

İlk üretilen azotlu gübrelerden biridir. Azot oranı % 20.7 N’ dir. Ancak nisbeten besin maddesinin düşük ve üretim maliyetinin yüksek oluşu nedeniyle üretim miktarları son yıllarda önemli oranlarda düşmüştür.

Resim 2.3. Amonyum Sülfat gübresinin görünüşü

Sentetik amonyum sülfat beyaz kristalize bir tuzdur ve bu özelliğinden dolayı çiftçiler arasında “şeker gübre” olarak adlandırılır. Rengi gri, kahverengi, kırmızı,açık mavi, yeşil veya sarımsı olabilir. Bu gübrenin renkli veya renksiz olmasının etkisi ile hiç bir ilişkisi yoktur. Bu gübrenin en önemli özelliği ticari bir ürün olarak bünyesinde % 20-21 azot ve % 24 oranında kükürt olmasıdır. Kristalize amonyum sülfat serbestçe akar ve depolanmasında herhangi bir sorunla karşılanılmaz. Amonyum sülfatın rutubet alarak topaklaşması azdır. Asit karakterli bir gübre olduğu için nötr ve alkali reaksiyonlu (kireçli) topraklarda güvenle kullanılabilir. Asit reaksiyonlu topraklarda uzun müddet çok fazla miktarlarda kullanılırsa toprakların daha da asitleşmesine sebep olur. Bu nedenle asit karakterli topraklarda, örneğin Doğu Karadeniz Bölgesinde amonyum sülfat yerine kireçli amonyum nitrat kullanılması daha uygun olur.

Amonyum sülfat ekimden önce, ekim zamanı ve bitkinin büyüme periyodu süresince bitkiye uygulanabilir. Kapsamındaki kükürt nedeniyle özellikle kükürt noksanlığının mevcut olduğu yerlerde kullanılabilecek bir gübre çeşididir. Çimlenme üzerine etkili olabileceği için tohumla temas ettirilmemelidir.

2.2.1.1.2. Amonyum Nitrat

Gübreler içerisinde dünyada olduğu gibi ülkemizde de en çok tüketilen gübre amonyum nitrattır. Saf olarak üretilen amonyum nitrat beyaz kristal halinde taneli veya toz halinde olabilir. %33-34.5 azot (N) ihtiva eder. Amonyum nitratın ihtiva ettiği azotun yarısı amonyum diğer yarısı ise nitrat şeklinde bulunmaktadır. Bitki her iki şekildeki azottan da yararlanabildiği için bu gübrenin etkisi hem çabuk hemde devamlı olabilmektedir.

Resim 2.4. Amonyum Nitrat gübresi

Bu özelliği nedeni ile ekim zamanı kullanılabildiği gibi bitki gelişiminin çeşitli devrelerinde de rahatlıkla kullanılmaktadır. Bu özellik bu gübrenin dünyada en çok tüketilen gübre olmasını da sağlamaktadır. Amonyum nitrat kullanılan topraklar asitleşme eğilimindedirler. Bu özellik, Türkiye toprak şartları göz önüne alındığında gübrenin topraklarımızda kullanımının yaygınlaşması ile ilgili çabaların önemini daha da arttırmaktadır. Saf azotun zayıfta olsa patlama özelliği dikkate alınarak içerisine kil ve kireç gibi maddeler karıştırılarak daha az azot ihtiva eden çeşitleri üretilmektedir. Şu anda piyasada satılan en yüksek azot ihtiva eden amonyum nitrat gübresi % 33’ lük amonyum nitrattır.

2.2.1.1.3. Üre

Üre piyasada satılan, içerisinde en fazla azot bulunan azotlu gübredir. Gübre olarak üretilen üre % 45-46 azot ihtiva etmektedir. Yani bu gübrenin 100 kilosunda 45-46 kilo amid formunda saf azot bulunmaktadır. Birim maliyet fiyatının diğer azotlu gübrelere nazaran düşük olması bu gübrenin kullanımının yaygınlaşmasını sağlamaktadır.

Resim 2.5. Üre gübresi

Üre suda tamamen eriyen beyaz renkli, yuvarlak taneli bir gübre olup, topraktan yağmur ve sulama sularıyla yıkanmak suretiyle kaybı diğer azotlu gübrelere göre daha azdır. Buna rağmen zamansız ve yanlış bir şekilde uygulanması halinde diğer azotlu gübrelerde olduğu gibi bu gübreden de azot kaybı olabilir ve dolayısı ile bu gübreden sağlanmak istenen fayda tam olarak elde edilemez.

Üre uygun şartlarda kullanıldığında etkili bir gübredir. Uygun şartlarda kullanılmadığında üre gübresi yarar yerine zarar verebilir. Bu nedenle ağır bünyeli topraklarda üre ve NH+4 formunda gübre tavsiyesi yapılmaz. Eğer üre gübresinin kumlu ve kireçli topraklara uygulanma mecburiyeti söz konusu ise mümkün olduğu kadar derine vermede fayda vardır. Üre gübresi toprakta hafif asit reaksiyon gösterir.

Sonbahar gübrelemelerinde kullanılabildiği gibi bitkilerin belirli gelişme dönemlerinde olmak üzere ilkbahar veya sonrada kullanılabilir. Fazla miktarda verilmesi gerektiğinde, verilecek gübre miktarının bir kaç kısma bölünerek verilmesi düşünülebilir. Dönüme 20 kg’dan daha fazla üre verilmesi tasarlanan tarlalarda çimlenmeye zarar vermemek için tohum ile gübrenin temas etmemesi gerekir. Üre toprağa uygulandıktan hemen sonra toprak altına karıştırılmalıdır. Aksi halde toprak yüzeyinde kalan gübreden azot kaybı olur.

2.2.1.2. FOSFORLU GÜBRELER

Gübreler arasında çok önemli bir yeri olan fosforlu gübreler, bitki besin maddesi fosforu suda eriyebilir fosfat anyonu halinde bulunduran veya toprağa katıldıktan sonra bünyesindeki fosfor alınabilir hale dönüşen ve azotlu gübrelerden sonra dünyada en fazla tüketilen gübredir. Bunlar Süperfosfat ve Triple süperfosfat olmak üzere iki çeşittir.

2.2.1.2.1. Süperfosfat

Normal süper fosfat gübresi gri veya kahverengi renge sahip olup depolama ve uygulama kolaylığı temini için genellikle granül yapıya sahiptir. Toz ürünleri depolama esnasında topaklaşır. Kullanılan aside ve kayanın özelliğine bağlı olarak % 17-20 oranında toplam P2O5 içerir. Bu miktarın % 90’ dan fazlası suda çözünebilir formdadır. Bu gübre ayrıca % 16 civarında kükürt içerir. Granüllü normal süper fosfat tarlaya homojen bir şekilde problemsiz olarak uygulanabilir. Az miktarda serbest asit içerdiği için ambalajlamada aside dayanıklı çuvallar kullanılır.

Normal süper fosfat gübresi asit karakterli topraklar dışında ki topraklar için uygun bir fosforlu gübre çeşididir. Kalsiyum ve kükürt noksanlığı gösteren topraklarda kullanılması sonucu bitkilerin kalsiyum ve kükürt ihtiyaçları karşılanır. Suda çözünür fosfatın fiksasyonunu asgariye indirmek amacıyla bu gübreyi banda tohum sıralarının hemen yanına uygulamak gerekir.

Son yıllarda hem üretim miktarları hemde tüketim miktarları azalan bu gübrenin çok iyi bir kükürt kaynağı olması, özellikle de kükürt gübrelemesi gerektiren alanlarda kullanılabilecek alternatif bir gübre olarak yeniden önem kazanmasını sağlayabilir.

2.2.1.2.2. Triple Süperfosfat

Triple süper fosfat hemen tamamı suda eriyen formda % 42-44 P2O5 içerir. Toz halindeki triple süper fosfat serbestçe akmaz ve topaklaşma eğilimi gösterir, fakat granüllü halde serbestçe akar, depolanması ve kullanımı mükemmeldir. Kirlibeyaz veya gri renkli tanecikler “granüle” halindedir. Uzun süre rutubetli bir yerde bekletildiğinde su çekerek topaklaşırsa da bu keseklerin dağıtılarak kullanılmasında tarımsal yönden bir sakınca bulunmamaktadır. Triple süper fosfat gübresi daha az kükürt içerir. Bu gübre normal süper fosfat gübresinde olduğu gibi ekim veya dikimden hemen önce veya ekim esnasında tohum veya kök derinliğine gömülerek uygulanır.

Fosforlu gübre olarak kullanılan normal süperfosfatlar ile triple süperfosfat gübrelerinin yurdumuzun toprak ve iklim şartlarında ürüne olan etkileri yönünden belirgin bir fark yoktur. Burada belirleyici unsur toprağın kükürt ve kalsiyum ihtiyacı olmalıdır. Tüm şartlar incelendiğinde gerekli besin maddesi sadece fosforsa bu durumda kullanılacak gübre cinsini belirleyici unsur gübrenin suda erir besin maddesi içeriği olmalıdır. Bu gübre nötr veya hafif asit karakterde olduğundan toprak pH’sını etkilemez.

Resim 2. 6. Triple süper fosfat gübresi

2.2.1.3. POTASYUMLU GÜBRELER

Bünyelerindeki potasyumun tamamı suda erir durumdadır. Ülkemiz toprakları genel olarak yapı itibarı ile potasyumca zengin ana materyalden oluştuğundan ülkemiz topraklarının büyük bir kısmının potasyumlu gübreye gereksinimi yoktur. özellikle de fazla yağış alan bazı yörelerimizin asit karakterli topraklarında potasyumlu gübrelemeye ihtiyaç duyulmaktadır. Toprak analizleri dikkate alınarak ürün bazında yapılacak değerlendirmeler sonucu potasyumlu gübre tavsiyelerinde bulunulmalıdır.

Kimyasal gübrelerin potasyum içerenleri de iki tanedir. Bunlar Potasyum sülfat ve Potasyum nitrattır.

Ülkemiz toprakları genelde potasyum bakımından yeterli durumda olduğundan, potasyumlu gübre tüketimi de sınırlıdır. Potasyum sülfat % 48-52 oranında potasyum bitki besin maddesi içerir. Potasyum nitrat ise % 46 oranında potasyum içermektedir.

2.2.2. BİRDEN ÇOK BESİN MADDESİ İÇEREN (KOMPOZE) GÜBRELER

Kompoze gübreler birden fazla bitki besin maddesini bir arada bulundururlar. Kompoze gübrenin içerisindeki bitki besin maddeleri azot, fosfor, potasyumdur. Bunlar sırasına göre % olarak ifade edilir.

örneğin 15-15-15 terkibindeki bir kompoze gübrenin 100 kilogramında 15 kilo saf azot, 15 kilo fosfor, 15 kilo da potasyum var demektir.

2.2.2.1. DİAMONYUM FOSFAT

Diamonyum fosfat gübresi fosfor ve azot gibi iki önemli bitki besin maddesini bir arada bir çok bitki türü için daha uygun oranlarda kapsayan ve muhtevası ile ideal bir taban gübresi olarak çok yaygın kullanım alanı bulan kompoze bir gübredir. Diamonyum fosfat gübresi %18 azot ve büyük bir kısmı suda çözünen % 46 fosfor içeriğine sahiptir.

Resim 2.7. Diamaomyum fosfat gübresi

Koyu gri, kahverengimsi veya kirli beyaz gibi çok değişik renklerde tanecikler halinde olabilir. İçerisinde her kilo azota karşılık yaklaşık 2.6 kilo fosfor bulunmaktadır. Bu nedenlede daha ziyade fosforlu gübre gibi kullanılması gerekmektedir. İçerdiği fosforun % 90’ ından fazlası suda eriyebildiğinden diamonyum fosfat gübresi toprağa verildikten sonra gerekli rutubeti bulunca terkibindeki fosfor ve azottan bitkiler derhal yararlanabilirler.

Diamonyum fosfat, terkibindeki fosfor ve azot miktarları bakımından bilhassa Orta Anadolu ve geçit bölgelerde yetiştirilecek buğday için en uygun bir gübredir. Hububat ve benzeri bitkilere sonbaharda, ekim esnasında, mibzerle tohum derinliğine ve bant halinde verilmesi en ideal tatbik şeklidir. Ekimle dönüme 18 kilodan fazla gübre uygulanması durumunda gübrenin; tohumla temas etmeyecek şekilde, tohum yakınındaki ayrı bir banda verilmesi gübrenin tohum çimlenmesine muhtemelen olabilecek zararlı etkisini giderecektir.

Mibzerle ekimin mümkün olmadığı durumlarda diamonyum fosfat gübresini ekimden hemen önce toprak yüzeyine serpip, daha sonra da ekim yapılarak gübrenin toprakla karışması temin edilmiş olur. Güzlük bitkilere bu gübrenin uygulanması ekimden hemen önce veya ekim esnasında yani sonbaharda, yapılmalıdır. Meyve ağaçlarında ise kışın şiddetine bağlı olmakla beraber şubat ayı sonunda veya mart ayında, 10 15 cm derinliğine gübrenin gömülmesi şeklinde verilmelidir. İlkbaharda ekilecek bitkilerde ise ekim esnasında veya ekimden hemen önce güzlük ekimlerde olduğu gibi tohum yatağına gelecek şekilde gübrenin uygulanması sağlanmalıdır.

Diamonyum fosfat bütün bitkilere başarıyla uygulanabilecek bir gübredir. Ancak bu gübrenin uygulanması esnasında kazançlı bir gübre uygulaması için bitkilerin fosforlu gübre ihtiyaçları dikkate alınarak uygulanacak gübre miktarı tespit edilmelidir. Yapılan hesaplamalar sonucu aynı bitkinin eksik kalan azot ihtiyacı bitki çeşidine göre ilkbaharda veya daha sonra diğer azotlu gübreler kullanılarak telafi edilmelidir.

Diamonyum fosfat nisbi nemin düşük olduğu yerlerde, iyi bir depoda senelerce topaklaşmadan muhafaza edilebilir. Nisbi nemin % 80’in üzerinde günlerce devam edebildiği bol yağışlı yerlerde üst üste 8-10 çuvaldan fazla konmamak ve depoyu havalandırmak suretiyle gübrenin topaklaşması azaltılabilir.

Diamonyum fosfatın 100 kilosunda yaklaşık 66 kilo saf bitki besin maddesi vardır. Bu sebeple de diğer gübrelere kıyasla bu gübre nakliye, depolama ve işçilikte büyük tasarruf sağlamaktadır.

2.2.2.2. DİĞER KOMPOZE GÜBRELER

Üçlü veya ikili değişik kombinasyonlarda bir çok kompoze gübre üretilmektedir. Bunlardan 20-20-0 terkibindeki kompoze gübrenin 100 kilosunda, 20 kilo saf azot, 20 kilo saf fosfor var; potasyum ise yok demektir. Gri-kahverengi granüller halindedir. Uygun şartlarda uzun süre saklanabilir ve her türlü toprakta kullanılabilir.

Resim 2.8. Kompoze Gübre

15-15-15 şeklindeki kompoze gübrede azot, fosfor ve potasyum gibi temel bitki besin maddeleri vardır. Bu gübrenin 100 kilogramında 15 kilo saf azot, 15 kilo fosfor, 15 kilo potasyum vardır.

Ayrıca kompoze gübreler içerisine çeşitli mikro besin elementleri de ilave edilmektedir.

2.2.3. MİKROELEMENT GÜBRELERİ

Bünyelerinde demir, çinko, bakır ve mangan gibi mikro besin elementleri bulunan gübrelerdir. Katı veya sıvı formda veya diğer besin elementleri ile kompoze olarak piyasada bulunmaktadır. Mikroelement gübreleri sülfat veya nitrat formunda olabildiği gibi şelat formunda da bulunmaktadır. Demir şelat (Fe EDDHA), çinko şelat (ZnEDTA) aktif maddesi olan ve piyasada çeşitli ticari isimlerle satılmaktadır. Şelatlı gübrelerin özelliği içinde bulundurduğu besin elementini bitkinin kullanacağı formda hazır şekilde tutmasıdır. Böylece tutulan elementlerin kaybı veya yararsız şekle dönüşmesi engellenmektedir. özellikle toprak koşullarının uygun olmadığı, demir ve çinko eksikliği yaygın olduğu alanlarda şelatlı gübreler yaygın olarak kullanılmaktadır. Toprakta kireç ve pH’nın yüksekliği nedeniyle uygulandığında yarayışsız forma dönüşen bu elementler, şelat olarak uygulandığı zaman toprakta yarayışlı şekilde kalmaktadır. Humik asitlerle şelatlanan Fe-humat ve Zn-humat gübreleride kullanılmaktadır.

2.3. MİKROBİYAL GÜBRELER

Bitkisel üretim esnasında üretimi arttıracak her türlü gübre özelliği gösteren madde kullanılmaktadır. Toprakların doğal yapılarında bulunan ve toprakta yetişen baklagil türleri ile ortakçı yaşayarak havanın serbest azotunu konukçu olduğu bitkinin hizmetine sunan rhizobium bakterileri, yine topraklarda bulunan ve herhangi bir bitki türü ile konukçu yaşama ihtiyaç göstermeden yine havanın serbest azotunu bitkilerin hizmetine sunan azotobakteriler, toprak fosforunu elverişli hale getiren fosfat çözücü bakteriler ve mavi-yeşil algler vb. gibi mikroorganizmalar gübre olarakda sınıflandırılabilirler.

özelliklede bazı rhizobium bakterileri baklagil köklerinde nodozite denilen küçük yumrucuklar oluşturarak burada havada bulunan serbest azotu fikse ederler. Bu mikroorganizmalar üretilerek gübre olarak tohuma sardırılarak ekimle birlikte toprağa uygulanabilirler. Bu mikroorganizmalar sayesinde yılda bir dekar alanda yetiştirlen baklagile 5-10 kg azot sağlanabilir. Bu değer ise yaklaşık olarak 25-50 kg kadar amonyum sülfat gübresine eşdeğerdir.

Her baklagil türü için farklı rhizobium türünden hazırlamış olan mikrobiyal gübre kulanılmalıdır (nohut için nohut bakterisi, fiğ için fiğ bakterisi gibi). Ekilecek olan baklagil tohumlarının iri daneli olanları (soya, mercimek, nohut, mercimek gibi) için 100 kg, yonca gibi küçük daneli olanları için ise 50 kg tohuma 1 kg mikrobiyal gübre uygulaması yapılır. Tohumlar gölgelik bir yerde su ile hafifçe ıslatılarak mikrobiyal gübre ile hafifçe karıştırılır. Karıştırma ile ıslanan tohum yüzeylerine mikrobiyal gübrenin iyice yapışması sağlanır. Bu şekilde hazırlanan tohum güneş ışığı ile fazla temas ettirilmeden hemen ekilmelidir.

2.4. ORGONAMİNERAL GÜBRELER

özel olarak tekli ikili veya üçlü bitki besin maddelerinin bir veya birden fazla organik ürünle bileşimi veya reaksiyonu sonucu elde edilen gübrelerdir. Bu materyaller hem mineral besin maddeleri ihtiva eder, hemde en az % 15 oranında organik madde içerir. Orgonamineral gübreler ana besin maddeleri dışında mikro (iz elementleri) besin maddelerinide ihtiva edebilir. özellikle son yıllarda tarımda yaygın kullanım alanları bulmaya başlamıştır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 4 Mayıs 2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan “Tarımda Kullanılan Organik, organomineral, özel Mikrobiyal ve Enzim İçerikli Organik Gübreler ile Toprak Düzenleyicilerin Üretimi, İthalatı, İhracatı, Piyasaya Arzı ve Denetimine Dair Yönetmelik” ten sonra düzene giren piyasada Bakanlıktan üretim izni alabilen ürünlere piyasada daha bir rahatlıkla ve güvenle ulaşılabilmektedir.

Bu haber 33760 defa okunmuştur.

Sitemize reklam vermek için mail atınız.

Soru / Yorum Eklemek için Tıklayınız

..:: Sorular / Yorumlar ::..

Yazan : burhan aygün Yazılış Tarihi : 26.7.2013 22:50:42
  zeytinciyim zeytin bahçelerimde 15-15-15 kompoze.ve bazende amonyum sülfat kullanıyorum fakat zeytin taneri büyük olmuyor bazı arkadaşların söyledine göre bizim topraklarımızda kükürt noksanlıgı ve kuraklık olduğu için gelişmiyormuş birde hümik asit kullanılırsa zeytinlerin şekilleri ve taneri iri olurmuş bana bu konuda yardıcı olursanız memnun olurum.erdek ilhan köyü.

»Cevap vermek için tıklayın» 

  Cevaplayan : salih özkurt  Cevaplama Tarihi : 4.2.2014 16:39:45   
  sayın üretici topraklarınızda aşırı kimyasal gübre kullanımından dolayı ciddi bi kirlenme olabilir. tarım kükürtlü hümik asit organik madde karışımlı gübreler kullanılarak önce toprağın yapısı düzeltilmeli sonra da yapraktan uygulamayla bu sorun giderilmelidir.   
     

-------------------------------------------------------------------------------

Yazan : ali rıza Yazılış Tarihi : 13.2.2013 23:08:31
  sivil savunma uzmanıyım. eski tarım çalışanıyım.miyadı dolan kuru kimyevi yangın söndürme tozu cihazlardan boşaltılıyor.atık oluyor. bu kimyasallar (amunyum fosfat) gübre sanayiinde kullanılması mümkün olurmu geri dönüşümle ekonomiye kazandırılırmı? değerlendirmenizi umuyor mutluluk diler, sonuçtan haberdar olmamı umarım.

»Cevap vermek için tıklayın» 

-------------------------------------------------------------------------------

Yazan : mehmet Yazılış Tarihi : 14.1.2013 17:41:55
  kimyasal gübreler genelde sülfat tuzları şeklinde olmasının nedeni nedir ör:potasyum sülfat,amonyum sülfat,demir sülfat ,potasyum sülfat.... bunun sebebi öğrenebilirmiyim ?

»Cevap vermek için tıklayın» 

-------------------------------------------------------------------------------

Yazan : Ayhan Yazılış Tarihi : 9.8.2012 12:05:40
  Potasyum nitrat ile selatli zn ve mn beraber karisip verilirmi tesekkur dr ozveren@

»Cevap vermek için tıklayın» 

  Cevaplayan : aykut  Cevaplama Tarihi : 22.1.2013 19:34:45   
  potasyum nıtratı ayrı zn ayrı mn ayrı   
     

-------------------------------------------------------------------------------

Yazan : Bülent AKTA Yazılış Tarihi : 1.6.2012 19:01:14
  Ahır, mandıra atıkları (büyükbaş hayvan gübreleri) n alıcı ortama (dereye) direkt olarak verilmesinin SU ORTAMINDA Kİ ETKİLERİ NASIL OLUR.
Teşekkürler.

»Cevap vermek için tıklayın» 

  Cevaplayan : murat  Cevaplama Tarihi : 4.1.2013 23:36:05   
  Asla tavsiye etmiyorum hiç iyi olmaz su kirliliğine neden olacaktır bunun yerine arazinizde atık çukurları oluşturarak üzeri kapalı şekilde muhafaza edebilirsiniz bu şekilde hayvanın tersinide paraya çevirmiş olacaksınız saygılar.   
     

-------------------------------------------------------------------------------

Soru veya Yorum Eklemek için Tıklayınız

Bu konuyla ilgili tüm soru ve yorumları görmek için Tıklayınız.


-Tarım Kütüphanesi - 2007