EROZYON NEDİR?

Toprağın bulunduğu yerden; yağışlar, sel suları, rüzgar, çığ vb. etkenlerle taşınması olayına erozyon denir. Erozyon başlıca iki güç tarafından oluşturulur. Bunlar; su ve rüzgardır. Tarifindeki basitliğe rağmen erozyon oldukça karmaşık ve güçlü etkileri olan bir süreçtir.

İnsan etkisi olmadan ortaya çıkan doğal erozyonun miktarı ve etkisi çok düşüktür. Bu nedenle erozyon denilince akla, insan kaynaklı hızlandırılmış erozyon gelir; çünkü, erozyon çoğunlukla insanların yanlış arazi kullanımı ile ortaya çıkan bir toprak bozulması sorunudur.

Erozyonla taşınan toprağın asıl kaynağı, insanlar tarafından tarım için işlenmiş alanlar ile ormansızlaştırılmış veya aşırı otlatma ile açık hale getirilmiş arazilerdir. Bu arazilerde oluşacak erozyonun hızı iklim, topografya, toprak yapısı, bitki örtüsüne ve özellikle arazi kullanım şekline bağlıdır.

Erozyon, aynı zamanda yavaş, sessiz ve tam olarak algılanamayan gerçek bir krizdir. Depremlere, volkanik patlamalara ya da öteki doğal afetlere benzemeyen bu insan yapımı felaket, yavaş yavaş yayılmaktadır.

Resim 1. Erozyon nedeniyle kök bölgesi toprak yüzeyine çıkmış bir ağaç.

Uzun dönemde aşırı erozyona yol açan yoğun tarım, üretim desenleri ya da geniş alanların pullukla sürülmesi gibi sıkça görülen uygulamalar kısa dönemde üretim kazançları sağlayarak, iyi bir gelişme görüntüsü ve yanlış bir güven duygusu meydana getirmektedir.

Türkiye’de Durum:

Erozyon, topraklarımızın yok olmasına sebep olan etkenlerin başında gelmektedir. Ülkemizdeki erozyon, Avrupa'dan 12, Afrika'dan 17 kat daha fazladır.

Resim 2. Erozyonun yerleşim yerini tehtid etmesi

Erozyon sebebi ile toprağın verimi azalmakta, besin maddeleri yok olmakta, sular kirlenmekte, ürünlerde verim ve kalite düşmektedir. Ülkemizde erozyon sonucu her yıl 500 milyon ton verimli toprağımız kaybolmaktadır.

 

Aşınım Derecesi

Genişlik

(1000 ha )

Oran

(%)

 

Acilönlem Gerekliliği

Yok

5137

6,64

 

Gerekli Değil

Hafif

5612

7,22

Orta

15593

20,04

önlem Gerekli

Şiddetli

28353

36,42

 

 

Acil önlem Gerekli

Çok Şiddetli

17366

22,32

Çıplak Kayalık

2931

3,77

Rüzgar Aşındırması

506

0,65

Ülkemiz toplam alanlarının sadece % 6.64’ünde erozyon sorunu yoktur. Kalan alanlarında çeşitli derecelerde erozyon görülmektedir. Toplam alanlarının yaklaşık %79’u toprak ve verim kaybına neden olacak seviyede erozyonun etkisi altındadır.

Resim 3. Ülkemiz yerleşim yerlerinin  büyük bir bölümü önemli ölçüde erozyon tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Ülkemizde, erozyon sonucu akarsu yataklarında taşınan katı madde miktarı, yılda 600 milyon ton civarındadır. Bu rakam tüm Avrupa kıtasındaki yıllık kayıp olan 320 milyon tonun 1.8 katıdır.

En fazla sediment, yılda 39,9 milyon ton ile Fırat Nehri tarafından taşınmaktadır. Bunu, 21.4 milyon ton ile Kızılırmak izlemektedir. Ülkemizde birim alandan akarsularla taşınan katı malzeme miktarı, Dünya ortalamasından 4,22 kat; Afrika’dan 22 kat; Avrupa’dan 17 kat ve Kuzey Amerika’dan 6 kat fazladır.

Akarsuların taşıdığı katı malzemenin çokluğu barajlar için bir tehdit oluşturmaktadır. Bugün için, 16 barajımız ya erozyon nedeniyle kullanımdan çıkmış, ya da çıkmak üzeredir. Erozyon, özellikle: Keban, Karakaya ve Atatürk Barajı gibi çevresi eğimli ve bitki örtüsü zayıf arazilerle kaplı barajlarımız için büyük bir tehlikedir.

Resim 4. Sel felaketinin yapmış olduğu zarar.

Yılda 1 mm yüksekliğinde toprağın kaybı 100 yıl sonra toprak derinliğinin 10 cm azalması demektir. Bu rakam önemlidir, çünkü Türkiye toplam yüzeyinin yaklaşık % 68’i 50 cm ve daha az derinliğe  sahip topraklardan oluşmuştur.

Resim 5. Erozyonun başlangıçta önlenmesi

Erozyon ile mücadele oldukça zor ve masraflı bir iştir. Yılda 100 bin hektar alanda mücadele yapılsa, sadece orman sınırları içinde kalan alanlarda erozyon mücadelesini yapmak 26 yıl sürmektedir. Yurdumuzda erozyon mücadelesi yapılması gereken toplam alan ise 61.2 milyon hektardır. 

Ülkemizde ormanlar başta olmak üzere her çeşit bitki örtüsü giderek azalmaktadır. Ormanlarımızın devamlılığını tehlikeye sokan etkenler arasında; orman yangınları, zararlı böcekler ve hastalıklar bulunmaktadır.

Bunları önlemek için:

1. Orman yangınlarının olmaması için gerekli tedbirleri alalım.

2. Orman alanlarında yapılaşmayı engelleyelim.

3. Ormanlarımızda ağaç kesimi yapmayalım.

EROZYON ÇEŞİTLERİ:

Erozyon, nedenlerine göre şöyle sınıflandırılır:

1. Su Erozyonu:

Su erozyonu, diğer erozyon çeşitleri içerisinde en yaygın ve en etkilisidir. Eğimli arazilerde, bitki örtüsünün zayıfladığı veya tamamen yok olduğu bölgelerde; yere düşen yağmur damlaları darbe etkisi ile bir kısım toprak parçasını yerinden kopararak parçalar.

Resim 6. Su erozyonunu önleyici sürüm yapılması.

Böylece yüzeysel akışa geçen yağmur suları, bu toprak parçalarını sürükleyerek aşağılara taşır. Yüzeysel akış halindeki sular aşağılara indikçe, diğer yüzeysel akış suları ile birleşerek güçlenir ve giderek taşıma gücü de artar. Böylece akış sularının beraberinde taşıdığı toprak ve iri materyal miktarı çoğalarak, taşkın şeklinde akan ve büyük zararlara sebep olan seller meydana gelir.

Su erozyonunun ileri aşamalarında büyük derelerin ve yarıkların oluşumu görülmektedir. Bu olayın diğer bir sonucu da, yeraltı sularının yeteri kadar beslenememesi ve kuraklığa sebep olmasıdır.

Resim 7. Su erozyonu nedeniyle oluşmuş büyük oyuntular.

Yüzey toprağı besin maddeleri yönünden çok zengindir. Su erozyonu sonucu yüzey toprağının kaybolması, toprağı fakirleştirmekte ve toprağın verimini düşürmektedir. Bu erozyon çeşidi bütün ülkelerde görülmekte olup, erozyonla kaybolan toprak verimliliğinin yeniden kazanılması mümkün değildir. Rüzgar erozyonu ile mücadelede başarı sağlanmasına rağmen, su erozyonu ile mücadele çalışmalarında henüz yeterli mesafe alınamamıştır.

2. Rüzgar Erozyonu:

Kurak ve yarı kurak iklime sahip bölgelerde yaygın olan rüzgar erozyonu; yeterli bitki örtüsü bulunmayan, oldukça düz ve geniş arazilerde, gevşek yapıdaki kuru ve ince bünyeli toprağın, şiddetli rüzgarların etkisi ile parçacıklar halinde yerinden oynatılarak, toz bulutları şeklinde yer değiştirmesi olayıdır.      

Rüzgar erozyonu ile toprakta yer yer çukurlar oluşur. Bu çukurlardan çıkan toprak, başka yerlerde toplanarak kum tepeleri meydana getirir. Rüzgar erozyonu; yolları, binaları ve su yollarını etkileyebilir, ayrıca tarımsal alanlarda hasara sebep olabilir.

Resim 8. Rüzgar erozyonu ile oluşmuş peri bacaları.

3. Çığ Erozyonu:

Çığ: Yamaç üzerinde toplanan kar kütlesinin, yeni yağan karlarla aşırı yüklenmesi veya yamaçla bağlantısının zayıflaması halinde, herhangi bir etki ile dengesini kaybederek dağ yamacından aşağıya doğru kayması ve yuvarlanması olayıdır.

Çığlar, önlerine gelen engelleri tahrip eder, beraberinde toprak, taş ve ağaçları söker götürür. Bu şekilde meydana gelen aşınma ve taşınma olayına çığ erozyonu denir.

4. Yerçekimi Erozyonu (Kitle Hareketleri):

Kitle hareketleri, genellikle ayrışma ürünü olan ve sağlam kaya üzerine oturmuş bulunan örtünün, esas itibariyle yerçekimi etkisi ile küçük veya büyük kitleler halinde yamacın aşağısına doğru yer değiştirmesi olayıdır.

5. Buzul Erozyonu:

Yüksek dağlık arazilerdeki derelerde, çeşitli zamanlarda oluşmuş buzulların parça parça aşağılara doğru kayması sırasında, beraberinde buzultaş denilen çeşitli büyüklükteki materyal kitlelerini sürüklemesi ile meydana gelen aşınma ve taşınma olayına buzul erozyonu denir.

Resim  9. Buzul erozyonunun başlangıçta önlenmesi.

EROZYONUN TARIM ARAZİLERİNDE OLUŞTURDUĞU ZARARLAR NELERDİR?

1. Tarım ve mera arazilerinin verimli toprakları taşınır, toprak derinliği azalır.

2. Topraktan su ve bitki besin maddeleri kaybolmaktadır.

3. Bitkiler, taşınan toprakların darbe tesirinden ve rüzgarın terlemeyi artırmasından dolayı zarar görürler.

4. Kontrolsüz yüzey akışları aşağı arazilerde taşkınlara neden olduğundan, verimli tarım toprakları taşınan materyalle örtülmekte, toprak ve yıllık ürün kaybı olmaktadır.

5. Taşkınlar, yol, köprü, sulama ve drenaj kanalları, hava alanları, sanayi tesisleri ve yerleşim yerlerine zarar vermekte; hayvan ve insanlarda can kaybına neden olmaktadır.

Sonuç olarak erozyon, tarım arazilerinin elden çıkmasına, üretimin azalmasına, insanların fakirleşmesine, bazen de göçlere neden olarak ekonomik ve sosyal boyutlarıyla ülkeye zarar vermektedir.

Bu haber 22777 defa okunmuştur.

Sitemize reklam vermek için mail atınız.

Soru / Yorum Eklemek için Tıklayınız

..:: Sorular / Yorumlar ::..

Yazan : umut Yazılış Tarihi : 10.4.2014 20:38:56
  çok güzel çok iyi mükemmel

»Cevap vermek için tıklayın» 

-------------------------------------------------------------------------------

Yazan : zeynep Yazılış Tarihi : 14.3.2013 18:54:48
  Cok. guzel. ve. Cok. uzunnnnnnnnnnnnnnn

»Cevap vermek için tıklayın» 

-------------------------------------------------------------------------------

Yazan : elif Yazılış Tarihi : 10.4.2012
  arkadaşlar,tamam her şey iyi ancak verimli toprak kaybı için etken sadece erozyon olmadığına göre başka hangi etkenler var??

»Cevap vermek için tıklayın» 

  Cevaplayan : Cevapla  Cevaplama Tarihi : 3.5.2012   
  Sel, heyelan vb doğal afetlerde verimli toprağın yok olmasını sağlar   
     

-------------------------------------------------------------------------------

Yazan : blum Yazılış Tarihi : 29.3.2012
  çok güzel araştırma ödevim için çok iyi oldu .

»Cevap vermek için tıklayın» 

-------------------------------------------------------------------------------

Soru veya Yorum Eklemek için Tıklayınız

Bu konuyla ilgili tüm soru ve yorumları görmek için Tıklayınız.


-Tarım Kütüphanesi - 2007