BIYOTEKNIK YÖNTEMLERIN TANIMI VE GELISIMI

Dr. F. Özlem ALTINDISLI

Dr. Tülin KILIÇ

Dr. Fatma ÖZSEMERCI

Uzm. Tevfik TURANLI Dr. Cevdet KAPLAN Uzm. M. Fatih TOLGA Dr. Dilek TURANLI Uzm. Fatma ISIK

Uzm. Erkan YILMAZ

Zirai Mücadele Arastirma Istasyonu Müdürlügü-Bornova

Zararlilarin biyolojik, fizyolojik ve davranis özellikleri üzerinde etkili olan bazi yapay veya dogal maddeleri kullanarak çiftlesme, beslenme, barinma gibi normal özelliklerini bozmak suretiyle uygulanan yöntemlere “Biyoteknik Yöntemler” adi verilir. Bu amaca ulasmak için feromon, tuzak, feromon-tuzak sistemleri, cezbediciler, yumurtlamaya engel olucular, uzaklastiricilar beslenmeyi engelleyiciler, kisirlastiricilar, böcek gelismesini engelleyiciler, böcek gelismesini düzenleyiciler ve kisir böcek salinmasi gibi bazi dogal veya sentetik bilesik ya da yöntemlerden yararlanilir.

Biyoteknik yöntemlerin en büyük avantaji türe özgü olusu ve çevre kosullarina kolay uyum saglamasidir. Bu yöntemler, özellikle ana veya ekonomik öneme sahip zararlilara karsi uygulanirsa, ilaç kullanimini en aza indirdigi ya da sifirladigi için o alanda daha önceleri kimyasal ilaç kullanimi nedeniyle bozulmus olan dogal dengenin en kisa sürede yeniden kurulmasina katkida bulunur.

Dogal dengenin yeniden kurulmasinin sonucunda da daha az ekonomik öneme sahip olan zararlilar dogal düsmanlar tarafindan kolaylikla kontrol altina alinabilir, kimyasal mücadeleye duyulan gereksinim ise giderek azalir.

Biyoteknik yöntemlerde zararlilarla mücadele amaciyla bazi bilesiklere gereksinim duyulmaktadir. Bu bilesikler canlilarda dogal olarak bulunabilecegi gibi sentetik olarak da üretilebilirler. Zararli böceklerle mücadele amaciyla en genis kullanim alanina sahip olan biyoteknik yöntem eseysel (cinsel) feromon-tuzak sistemleridir. Eseysel feromonlarin ve tuzaklar ile yayicilarin tarihsel gelisimine bakildiginda, disi kelebeklerin erkek kelebekleri cezbedip onlari kendi bulunduklari noktaya çekme kabiliyetine sahip olduklari 120 yil önce yapilan arastirmalarla ortaya konmustur. Feromonlarin yapay olarak üretilmeye baslamasindan önce disi kelebeklerin dogrudan cezbedici olarak yerlestirildigi tuzaklar ilk kez 100 yil önce kullanilmistir (Schneider, 1999). Biyoteknik mücadele tarihindeki en önemli gelisme Ipekböceginin eseysel cezbedicisinin 1950’li yillarda kimyasal olarak tanisinin yapilmasi ve ardindan Schneider’in ilk basit elektroantenogram sayesinde erkek kelebeklerin antenlerinin disinin salgiladigi cezbedici maddeyi algilayan organ oldugunu ispatlamasiyla yasanmistir. Ayni tür içindeki disilerin erkekleri kendine çekmek amaciyla salgiladigi bu tip cezbedici maddeler kesfedildikten sonra feromon olarak adlandirilmistir. Disi ipekböceklerinin eseysel cezbedicisi 1959 yilinda bombykol olarak dünyada tanisi yapilan ilk feromon olmustur. Bu feromonun bulunusundan sonra bilimadamlarinin çalismalari zararli böceklerin koklama duyusu ve kokuya yönelimi üzerinde yogunlasmistir.

Dünyada meyve zararlilarina karsi cezbedici besin veya kimyasal maddelerle hazirlanan tuzaklarin kullanilmasi 1920-1930 yillari arasinda baslamistir. Daha sonra 1950 ve 1960’li yillarda yukarida bahsedilen buluslarin ardindan besin cezbedicilerinin yani sira sentetik eseysel cezbediciler ve bunlardan hazirlanan tuzaklar da gelistirilmistir. 1970’li yillarda yapiskan tuzaklar arastirilmaya ve böceklerle mücadelede kullanilmaya baslanmistir. 1980’den sonra ise kitle halinde tuzakla yakalama ve çiftlesmeyi engelleme teknigi birçok tarimsal zararliya karsi denenmis ve uygulamaya verilmeye baslamistir. Kültür bitkilerine zarar veren böceklerle mücadele amaciyla biyoteknik yöntemlerin dogrudan kullanildigi çalismalar arasinda dünyada pek çok ülkede en fazla basariya ulasan ve en genis uygulama alani bulan yöntem Elma içkurdu ve Salkim güvesi’ne karsi kullanilan çiftlesmeyi engelleme teknigidir. Fikir olarak 1963 yilinda dogan (Arn, 1992) bu teknik ile ilgili kapsamli çalismalar 1980’li yillardan itibaren yogunluk kazanmistir. Önemli bag alanlarina sahip olan Almanya, Fransa, Isviçre ve Italya’ da bu yöntem Salkim güvesi ile mücadelede etkili bulunmus ve denemeler yerini genis alan uygulamalarina birakmistir.

Biyoteknik Yöntemler içerisinde kullanilan maddeler asagida gruplandirilmakta ve bitkilere zarar veren böceklerle mücadele amaciyla kullanimi konusunda bilgiler verilmektedir.

2.1. Cezbediciler

Kültür bitkilerinde ve böceklerde, zararli böcekleri kendisine tadi, rengi, kokusu gibi özellikleriyle çektigi için “cezbedici” olarak adlandirilan maddeler bulunmaktadir. Bunlar feromonlar, besin cezbedicileri, yumurta birakma cezbedicileri ve kairomonlar’dir. Biyoteknik yöntemler içerisinde genis bir kullanim alanina sahip olan bu maddeler amaca yönelik olarak yalniz basina veya bir tuzak sistemi içinde kullanilabilirler. Asagida sirasiyla cezbediciler kisaca tanitilmakta ve bunlarin tuzak sistemlerinde kullanimina iliskin bilgiler verilmektedir.

2.1.1. Eseysel feromonlar

Böceklerde iç salgi ve dis salgi bezleri olmak üzere iki tip salgi bezi vardir. Bazi dis salgi bezleri bir kanal vasitasiyla salgilarini böcegin vücudunun disina salgilarlar ki bu salgilardan biri de feromonlardir. Feromonlar böceklerin beslenme, çiftlesme, savunma, gizlenme vb. davranislarini belirlemede etkilidir. Bu davranislardaki özelliklerine ve biyolojik etkinliklerine göre feromonlar asagidaki gibi siniflandirilabilirler (Öncüer, 2000).

-Çiftlesme veya eseysel feromonlar

-Alarm feromonlari

-Çiftlesmeyi arttiran feromonlar

-Toplanma feromonlari

-Iz-isaret feromonlari

-Sosyal böceklerdeki kraliçe yetistirme feromonlari

Bu feromonlar içinde zararli böceklerle mücadelede en fazla kullanilani eseysel feromonlardir. Eseysel feromonlar erkek ve disi böcek tarafindan salgilanir. Bir esey tarafindan salgilanan bu feromon (koku) ile karsi esey (karsi cins) çiftlesme bakimindan uyarilmis olur. Eseysel feromonlar böceklere karsi savasta dogrudan ve dolayli olmak üzere iki sekilde kullanilirlar.

Feromonlar; dolayli yoldan, zararlilarin çikis zamanini ve sayisini izleyip mücadeleye karar verme ve zamanini belirlemek amaciyla kullanilir. Bunun için türe özgü gelistirilmis tuzaklardan yararlanilir. Eseysel çekici tuzaklar degisik yapi ve formda olabilirler. Eseylerin feromonlari tuzaklarin içinde yer alan fitil ya da kapsüllere depolanarak kullanilir ve böylece karsi esey tuzaga cezbedilmis olur. Düzenli araliklarla örnegin haftada bir kontrol edilen tuzaklardaki sayimlar sonucunda ergin sayisi ve ergin çikis zamani gibi zararliyla mücadeleye yönelik bilgiler elde edilmis olur. Bu tip feromonlu tuzaklardan dolayili mücadele anlaminda daha çok tahmin ve uyari çalismalarinda yararlanilmaktadir. Örnek olarak Elma içkurdu, Dogu meyvegüvesi ve Salkim güvesi’ nin tahmin-uyari çalismalarinda bu tuzaklar kullanilmaktadir.

Feromonlar tarimsal zararlilarla mücadele çalismalarinda dogrudan iki sekilde kullanilir. Bunlarin ilki zararlilarin kitle halinde yakalanarak mücadele edilmesidir. Bu yöntemde amaç tarimsal üretimin yapildigi alanlarda belirli aralik ve yogunlukta feromonlu cezbedici tuzaklar yerlestirilerek zararlilarin kitle halinde yakalanip sayilarinin azaltilmasidir. Bu çalismalar özellikle ada gibi izole alanlar ya da kontrol altina alinabilen çok genis alanlarda yapildiginda basari orani daha yüksektir. Ülkemizde bu yöntem özellikle Akdeniz meyvesinegi, Zeytin sinegi, Kiraz sinegi ve bazi kelebek türlerine karsi basarili bir sekilde uygulanmaktadir. Bu yöntemin genellikle olabildigince genis alanlarda ve böcek sayisinin az oldugu yerlerde uygulanmasi önerilmektedir. Feromonlarin ikinci dogrudan uygulama sekli ise çiftlesmeyi engelleme teknigidir. Bunun için, her türe özgü ayri ayri gelistirilmis sentetik eseysel feromonlar kapsüller içinde mücadele için belirlenmis bölgeye uçaklar veya diger bazi özel araçlar ile atilarak ve ya da insanlar tarafindan belirli yogunluklarda asilarak uygulanir. Bu uygulama sonucunda mücadele alani feromonla doyurulmus ve zararli böcegin karsi eseyi bulmasi ve çiftlesmesi engellenmis olur. Böylece çiftlesme olmayacagi için üreme de engellenmis olur. Bu yöntemin basarili olabilmesi için mücadele yapilan zararli türün döllenmek suretiyle üremesi gerekir. Ülkemizde bu yöntem Elma içkurdu, Salkim güvesi gibi zararlilara karsi basarili sekilde uygulanmaktadir.

Feromonlar ayrica zararlilara karsi dogrudan kisirlastirici olan kemosterilantlarla bir arada kullanilabilir. Böylece feromonlar cezbedici olarak kullanilip tuzaga gelen böcekler kisirlastirilarak üremeleri engellenmis ve sonraki döller için sayilari azaltilmis olur Feromonlarin parazitoit, predatör, bal arisi ve diger tozlayici böcekler gibi yararli organizmalar ile omurgali hayvanlara ve insanlara bilinen herhangi bir olumsuz etkisi yoktur. Bu nedenle feromonlar Entegre mücadele, organik ve iyi tarim alanlarinda alternatif bir mücadele sekli olarak basarili bir sekilde kullanilmaktadirlar.

2.1.2. Besin cezbedicileri

Besin cezbedicileri, böceklerin ve özellikle sineklerin hem erkek hem de disilerini çeken kimyasal maddelerdir. Melas gibi fermente veya bozulmus kimyasal hammadde artiklari olabildikleri gibi, pekmez, amonyak türevleri, boraks tuzlari, enzimatik asit ve protein hidrolizatlar gibi saf veya islenmis kimyasal maddeler ve preparatlar da olabilir. Bu kimyasallarin kullanim amaçlari türe göre degismektedir. Örnegin; biamonyum fosfat Zeytin sinegi için en iyi çekicidir. Meyve sinekleri kisi genellikle toprakta pupa döneminde geçirmektedirler. Uygun hava ve uygun toprak sicakligi ile nem oldugunda erginler topraktan çikmaya baslarlar. Erginlerin ilk uçuslari besine dogru oldugu için biamonyum fosfat eriyigi ile hazirlanan besin tuzaginin feromon tuzaklarina göre daha etkili bir cezbedici oldugu görülmüstür. Ayni sekilde amonyak ve boraks tuzlari Akdeniz meyvesinegi erginlerini de kismen cezbeder. Besin cezbedicilerinin tarimsal alanlarda kullanimina yönelik olarak cam ve plastik malzemelerden Mc-phail sise tuzaklari gelistirilmistir (Sekil 1). Özellikle bu tür tuzaklara konulan amonyum tuzlari ile feromon kapsülü bulunan görsel sari yapiskan tuzaklar tek tuzak gövdesinde bir araya getirilerek (Sekil 2) Zeytin sinegi’ nin izlenmesinde kullanilmaktadirlar. Besin cezbedicileri ile mücadeleye yönelik degisik ülkelerde ve Türkiye’ de birçok basarili çalisma yapilmistir. Ülkemizde meyvesinekleri ile mücadelede genellikle içine cezbedici madde karistirilmis klasik insektisitlerle yapilan ”zehirli yem kismi dal ilaçlamasi” hem kaplama ilaçlamadan daha az bir alana uygulanarak çevreyi daha az kirlettigi için hem de faydali böcekleri korudugu için Entegre mücadele programlarina uygun olmakta ve tercih edilmektedir.

Ülkemizde Gida, Tarim ve Hayvancilik Bakanligi arastirmacilari tarafindan yapilan çalismalar neticesinde yerli bir cezbedici madde gelistirilerek preparat olarak üretilmis ve Ziray ticari ismi ile satisa sunulmustur. Bu cezbedici Zeytin sinegi ve Akdeniz meyvesinegi mücadelesinde kimyasallar ile karistirilarak genis alanlarda kullanilmaktadir (Serez ve Zümreoglu, 2001).

Mc phail tuzagi. Feromonlu sari yapiskan tuzak.

Sekil 1.Mc phail tuzagi. Sekil 2. Feromonlu sari yapiskan tuzak.

2.1.3. Yumurta birakma cezbedicileri

Böceklerde döllenmis disilerin yumurtlama yerlerini seçmesinde, görme duyusu ile ilgili uyaricilar, koku uyaricilari ve tat uyaricilari belirleyici olurlar. Yumurtlama davranislari ile ilgili kimyasal uyaricilar, konukçu bitki, böcekler ve türler arasinda, yumurtlama esnasinda ve sonrasinda üretilir ve salgilanirlar. Bu bilesiklerin algilanmasi böceklerin antenleri, agiz parçalari, bacaklarindaki duyu organlari veya üreme organlarindaki tat alici ve koku alici yapilar yardimiyla olur. Disinin yumurtlama yerini seçmesi konukçusunun kokusu ve yasama ortaminin kokusuyla yakindan iliskilidir. Konukçu bitkinin çikardigi uçucu kimyasal maddeler bazi böcek türlerinin disilerini cezbeder ve yumurtlama davranislarini olumlu yönde etkiler. Yesilkurt tütün ve domates bitkilerinin salgiladigi kimyasal uçucu maddelerden etkilenerek bu bitkilere yumurta birakir. Bu uçucu maddeler böceklerin bitkiye zarar verebilecegi dönemden daha erken ya da geç dönemde bitkiye uygulanarak yanlis zamanda yönelmelerini saglamak veya farkli bitkiler üzerine uygulanip hedef sasirtmak amaciyla kullanilmaktadir (Serez ve Zümreoglu, 2001).

2.1.4. Kairomonlar

Kairomonlar, bir organizma tarafindan meydana getirilen ve yayici organizma için uygun olmamasina karsin alici bireylerde pozitif tepki olusturan kimyasal maddelerdir. En çok taninan ve üzerinde çalisilan kairomon armut esteri olup Elma içkurdu’ nu cezbetmede bazen tek basina bazen feromon veya görsel ve besin tuzaklari ile birlikte kullanilir. Kairomonlarin çiftlesmeyi engelleme tekniginin etkisini artirmak için kullanildigi çalismalar da mevcuttur.

2.2. Tuzaklar

Bitki zararlisi böceklerle mücadelede bu zararlilarin erginlerinin dogaya çikis zamaninin belirlenmesinde renk, sekil, koku vb. böceklerin dikkatini çekecek bir ya da birden fazla özelligi bulunan özel olarak tasarlanmis yakalayici araçlara “tuzak” denir. Tuzaklar sadece böcegin ilk çikis zamanini göstermekle kalmaz. Bazi durumlarda böcege karsi ilaçlama zamaninin belirlenmesinde veya dogrudan mücadele amaciyla kimyasal mücadeleye alternatif olarak kullanilir. Her iki durumda da tuzaklar kimyasal bitki koruma ürünü kullanimini azaltmaya yarar. Zararlilara karsi kullanilan tuzaklar genellikle besin, görsel, feromon, isik ve su tuzaklari olarak 5 grupta siniflandirilirlar. Bu tuzaklar tek tek kullanilabildigi gibi besin+görsel, besin+feromon, görsel+feromon seklinde ikili veya besin+görsel+feromon tuzaklari seklinde üçlü birlesim olarak tek bir tuzak gövdesi üzerinde de kullanilabilir. Bu sekilde bir zararliya karsi birden fazla çekici özelligin tek tuzakta bir arada kullanilmasi genel ismiyle “tuzak kombinasyonu” olarak adlandirilir.

2.2.1. Besin tuzaklari

Besin tuzaklari hazirlanirken genellikle fermente olabilen ve kokusuyla zararli böcegi çok uzak mesafelerden çekebilen maddeler kullanilir. Bu maddeler belirli oranda karistirilarak uygun büyüklükteki kaplara konduktan sonra bitki veya agaç dallarina bir ip ya da tel yardimiyla asilir. Kokuya gelen böcekler kabin agiz kismindan içindeki sivi ortama düserek yakalanirlar. Bu tip tuzaklarin her hafta kontrol edilerek eksilen miktarda sivinin eklenmesi ve 15 günde bir karisimin yenilenmesi zorunlulugu vardir. Öte yandan besin tuzaklari, kolay bulunabilen, evde hazirlanabilen ve ucuz tuzaklar olmasi nedeniyle önemli avantajlara sahiptir. Örnegin kiraz bahçelerinde Yaprakbüken zararlisi ile mücadelede sarap, sirke, seker ve sudan olusan bir karisim oldukça basarili bir sekilde kullanilabilir (Sekil 3). Amonyum tuzlari meyvesinekleri için hazirlanan besin tuzaklarinda etkili bir cezbedici olarak kullanilabilir.

2.2.2. Görsel Tuzaklar

Bazi renklerin zararli böcekler için çekici oldugu bilinmektedir. Görsel ya da renk tuzaklarinin yaygin kullanildigi zararlilar meyvesinekleri, beyazsinek, thripsler ve yaprak galeri sinekleri’ dir. Örnegin sari renk Zeytin sinegi için en etkili renktir. Thripsleri ise en çok mavi renk cezbeder. Üzeri kurumayan bir yapiskanla kaplanan renkli karton ya da plastik dikdörtgen seklinde tablalar, zararlinin bulundugu alana belirli araliklarla yerlestirilir. Türe göre agaç ya da bitki dallarina, seralarda ise bitkilerin 10-15 cm üzerine gelecek sekilde siriklara bir ip ya da tel yardimiyla bu tablalar asilir (Sekil 4). Bu tuzaklarin olumsuz yönü ise yararli böcekleri ya da hedef olmayan türleri de yakalamasidir ve dogal dengenin bozulmasina neden olabilir. Bu nedenle bazen sari rengin çekiciliginden vaz geçilerek dogal düsmanlari korumak amaciyla natürel tahta renginde tuzaklar besin cezbedicisi veya feromonla birlikte kullanilabilir. Tuzaklarin yakalama etkinligini yitirmemesi için birkaç haftada bir ya da kirlendikçe yenisi ile degistirilmesi önemlidir.

Sarapli besin tuzagi Sari yapiskan görsel tuzaklar.

Sekil 3. Sarapli besin tuzagi. Sekil 4. Sari yapiskan görsel tuzaklar.

2.2.3. Feromon Tuzaklari (Eseysel Çekici Tuzaklar)

Kullanimina en sik rastlanan tuzaklar, türe özgü olan ve bireylerin çiftlesme çagrisi olarak karsi cinsi cezbetmek için salgiladigi feromon maddesi ve bu feromonla hazirlanan eseysel çekici tuzaklardir. Disi böceklerin çiftlesme çagrisi olarak vücutlarindan çikardigi koku erkekleri cezbeder. Her böcek türü kendi özel kokusuna sahiptir. Örnegin Salkim güvesi’nin kokusu Elma içkurdu’ nu cezbetmez. Bu kokular ya dogal olarak böcegin vücudundan elde edilerek ya da sentezi yapilip üretilerek tuzak sistemlerinde kullanilir. Türe özgü feromon maddesi, kapsül ya da yayicilara belirli miktarda emdirilir. Türü en çok cezbeden renk ve biçimde hazirlanan tuzaga kurumayan yapiskan sürülmüs bir tabla yerlestirilir (Sekil 5) ve bunun üzerine de feromon kapsülü tutturulur (Sekil 6). Hazirlanan bu tuzak sistemi bitkinin bir dalina veya yere çakili bir siriga telle ya da iple asilir. Bu tuzaklar bahçe veya tarla içinde uygun aralikta ve yükseklikte, eger mücadele edilen tür için önemli ise hâkim rüzgâr yönünde yerlestirilir. Feromonu algilayan karsi esey tuzagi bulur ve yapiskan tabla üzerine düserek tuzaga yakalanmis olur. Bir feromon tuzagindan beklenen en önemli özellik, tuzak ömrü süresince feromonu en etkili miktara yakin oranda ve sürekli olarak yaymasidir.

Salkim güvesi tuzagi Eseysel çekici tuzak içinde bulunan feromon kapsülü.

Sekil 5. Salkim güvesi tuzagi. Sekil 6. Eseysel çekici tuzak içinde bulunan feromon kapsülü.

Feromon emdirilmis yapiskan tuzaklar ambarlarda depo zararlilarina ve örtüalti üretimde bazi sebze zararlilarina karsi da kullanilmaktadir. Ambarlarda genellikle depo zararlilarinin ilk çikisini, bulunma süresini ve sayica durumunu izleme amaçli kullanilmakta, tuzaklarda yakalanan erginler haftada bir sayilmakta, sayim sonuçlari pestisit uygulanmasina karar vermede ya da uygulanan pestisitin etkisini degerlendirmede yardimci olmaktadir (Vick ve ark. 1990).

Örtüaltinda Domates güvesi’ne karsi gelistirilen feromonlu yapiskan tuzaklar ise sari veya seffaf renklerde serit seklinde olup bu tuzaklar izleme amaciyla kullanildigi gibi kitle halinde tuzakla yakalama amaciyla da kullanilmaktadir. Seffaf renkli olanlar biyolojik mücadele uygulanan seralarda, sari renkliler ise kimyasal mücadele yapilan seralarda kullanilmaktadir (Anonymous, 2013a) (Sekil 7 ve 8).

Feromonlu sari yapiskan tuzak

Sekil 7. Feromonlu sari yapiskan tuzak (http://www.russellipm).

Feromonlu seffaf yapiskan tuzak

Sekil 8. Feromonlu seffaf yapiskan tuzak (http://www.russellipm).

2.2.4. Isik tuzaklari

Böceklerin isiga yönelmesi eski çaglardan beri bilinmekte olup zaman zaman bilimsel amaçla onlari toplama ve tarimsal savasta bundan yararlanma yoluna gidilmistir. Böceklerin bu özelliklerinden yararlanarak onlari yakalamak için gelistirilen isik tuzaklarinda genel isleyis; böceklerin çekici bir isik cinsi olan morötesi isik ile hazirlanan tuzagin içine çekilmesi ve orada tutulmasi veya öldürülmesidir. Diger savas yöntemlerinin etkili olmadigi dönemlerde isik tuzaklarinin pek çok zararli böcege karsi kullanildigi yönünde bilgiler olmakla birlikte günümüzde isik tuzaklarinin açik alanlarda bir tarimsal savas yöntemi olarak kullanilmasi pek mümkün görünmemektedir (Pehlivan, 1981). Çünkü dogada var olan böcek sayisina kiyasla, isik tuzaklari tarafindan yakalanan böcek sayisi çok az olmaktadir. Isik tuzaklari günümüzde genellikle arastirma çalismalarinda, belirli bir alanda böcek türlerinin belirlenmesinin zorunlu oldugu hallerde ve bazi zararli böceklerin çikis zamanlari ile faal olduklari dönem ve yogunluklarinin saptanmasinda kullanilmaktadir.

Dünyada çok fazla sayida isik tuzagi gelistirilmistir. Baslicalari Rothamsted tuzagi, Robinson tuzagi, Pensilvanya ve Teksas tuzagi, New Jersey tuzagi, Haufe–Burgess görsel tuzagi ve çukur tuzaklardir. Bunlarin içinde en yaygin olani daha çok belirli bir alanda böcek türlerinin saptanmasi çalismalarinda kullanilan Robinson isik tuzagidir (Sekil 9) (Pehlivan, 1981; Southwood ve Henderson, 2000).

2.2.5. Su tuzaklari

Su tuzaklari, içi su ile doldurulmus legen seklinde metal, cam ya da plastik kaptan olusmaktadir. Tuzakta kullanilan kaplar çesitli büyüklükte, yuvarlak veya kare sekilli olabilir. Suyun içine böcegin daha çok yakalanmasini saglayan bir miktar deterjan konmaktadir (Raman, 1985). Seffaf ya da renkli olabilen bu tuzaklar, kullanilacagi alanda belirli bir yükseklige yerlestirilmektedir. Daha çok böcek türlerinin saptanmasi ve böceklerin çikis zamani ile sayisini belirlemek için kullanilan su tuzaklari, bazi hallerde kitle halinde yakalama amaçli da uygulanabilmektedir. Beyaz renkli su tuzaklari meyvesineklerinde etkili olup, kirmizi ve mavi renkli olanlar ise toprakta yasayan ve agaçta zarar yapan türleri çekmektedir. Yaprakbitleri için sari renkli su tuzaklari kullanilmaktadir (Sekil 10) (Southwood& Henderson, 2000). Ülkemizde elmada “Baklazinni” için mavi renkli su tuzaklari kullanilmaktadir. Elma bahçelerinde bu tuzagin kitle halinde yakalama amaciyla Baklazinni’ na karsi kullanimi konusunda ayrintili bilgiler “4.1. Meyve Zararlilari Ile Mücadelede Biyoteknik Yöntemler” bölümünde verilecektir.

Robinson isik tuzagi

Sekil 9.Robinson isik tuzagi.

Yaprakbitleri için kullanilan su tuzaklari

Sekil 10. Yaprakbitleri için kullanilan su tuzaklari (www.caes.gov.tw).

2.2.6. Tuzak kombinasyonlari

1. Besin-Görsel tuzak kombinasyonu

Sari yapiskan görsel tuzaklar besin cezbedicisi olan amonyak kapsülü ile birlikte örnegin Kiraz sinegi erginlerini izleyip mücadele zamanina karar vermede kullanilir. Bu tuzaklarda ilk erginler yakalaninca kimyasal ya da biyoteknik mücadele uygulanir.

2. Besin-Feromon tuzak kombinasyonu

Bu tuzak kombinasyonu zararli böcegin hem erkek hem de disi bireylerini çekmeyi, böylece tuzagin etkinligini arttirmayi amaçlayan kombinasyonlardir. Zeytin sinegi feromon tuzaklari daha uzun mesafeli etkiye sahip olup erkekleri çeker, amonyum tuzlari ile hazirlanan besin tuzaklari ise kisa mesafeli disi çekicileridir. Bu kombinasyonlar bireylerin çiftlesme sansini daha da azaltarak dogada sayilarinin giderek düsmesini saglar ve buna bagli olarak böcegin olasi zararini azaltir. Bu kombinasyonu hazirlamak için; dogal renkli ve 15x20 cm boyutlarindaki kontrplak levhalar, litresinde 25 g deltamethrin bulunan tarim ilacindan 200 ml konarak hazirlanmis 10 litrelik karisima 15 dakika süre ile daldirilir. Üzerine 20 ml’ lik amonyum karbonat dolu plastik sise ve 50 mg’ lik feromon karisimiyla dolu yayicilar yerlestirilerek Zeytin sinegi’ ne karsi izleme veya kitle halinde tuzakla yakalama amaçli kullanilir. Plastik siselerin içinde yer alan amonyum karbonattan amonyagin buharlasmasi için kapakta küçük bir delik açilmalidir (Layik ve Kismali, 1994).

3. Görsel-Feromon tuzak kombinasyonu

Sari renge boyanmis dikdörtgen seklindeki sert plastik levhalar kurumayan bir yapiskanla kaplanip üzerine feromon kapsülü yerlestirilerek kullanilir. Bu kombinasyon dünyada daha çok Zeytin sinegi ile mücadelede kullanilmaktadir. Örtüalti yetistiricilikte Çiçek thripsi için feromon kapsülü, mavi renkli yapiskan tuzakla birlikte kullanilmaktadir.

4. Feromon-Besi-Görsel tuzak kombinasyonu

Türe özgü feromon kapsülü ile birlikte besin kaynagi olarak amonyum bikarbonat içeren plastik siselerin yerlestirildigi sari renkli Mc Phail tuzaklari Zeytin sinegi mücadelesinde kullanilmaktadir. Ayrica sari yapiskan tuzaklari litresinde 25 g deltamethrin bulunan tarim ilacindan 40 ml konarak hazirlanmis 10 litre karisima 15 dakika süre ile daldirarak da kullanan ülkeler vardir. Bu metot dünyada “cezbet ve öldür” diye taninmaktadir (Layik ve Kismali, 1994).

5. Isik-Feromon-Su tuzak kombinasyonu

Bu tuzak tipinin islevi feromon ile erkek bireylerin, isik ile her iki cinsiyetin (disierkek) yakalanmasi esasina dayanmaktadir. Isik-feromon-su tuzagi; su dolu bir kabin ortasina yerlestirilmis, erginin aktif oldugu dönemlerde isik vermeye programlanmis günes enerjisi ile çalisan bir lamba ile feromondan olusmaktadir (Sekil 11). Tuzaga gelen böceklerin kaçisini önlemek için su içine bir miktar deterjan konulmakta ya da yüzeyini kaplayacak sekilde sivi yag kullanilmaktadir (Sekil 12). Kullanim süresince tuzaklarda suyun sürekli bulunmasina dikkat edilmelidir (Sekil 13). Domates güvesi’ ne karsi kullanilan bu tuzaklarin seralarda dekara 2 adet asilmasi önerilmektedir (Anonymous, 2013a). Ülkemizde de tuzagin domates güvesine karsi etkinligi ile ilgili ümit var sonuçlar alinmis olup çalismalar devam etmektedir (Kiliç ve ark., 2012).

Domates güvesi’ne karsi kullanilan isik feromon-su tuzagi.

Sekil 11. Domates güvesi’ne karsi kullanilan isik feromon-su tuzagi.

Domates güvesi’ne karsi kullanilan isik feromon-su tuzagi Su bulunan kismin yakindan görünüsü.

Sekil 12. Su bulunan kismin yakindan görünüsü.

Isik-feromon-su tuzagi’ na su ilave edilmesi.

Sekil 13. Isik-feromon-su tuzagi’ na su ilave edilmesi.

6. Feromon-Su tuzak kombinasyonu

Feromon-su tuzaklari, içi su dolu bir kap ve kabi ortalayacak sekilde su üzerine yerlestirilmis feromondan olusmaktadir (Sekil 14 ve 15). Bu tuzaklarda su içine bir miktar sabun/deterjan katilmakta, feromonun çekisiyle tuzaga gelen birey su içine düsmektedir. Tuzaklarin kullaniminda dikkat edilecek en önemli konu kaplarda sürekli su bulunmasinin saglanmasidir. Örtüalti sebze yetistiriciliginde kullanilan bu tuzaklarin kitle halinde yakalama amaçli kullanimi Güney Amerika ve Asya ülkelerinde yaygindir (Anonymous, 2013b). Yurtdisinda örtüalti domates yetistiriciliginde Domates güvesi’ne karsi yaygin bir sekilde kullanilan feromon-su tuzaklarinin pestisitlerle birlikte kullanildiginda daha etkili oldugu bildirilmektedir (Desneux ve ark., 2010). Domates güvesi’ ne karsi serada dekara 2-4 adet, tarlada ise 4-6 adet feromon-su tuzagi asilmasi önerilmektedir (Grienpink, 2010). Ülkemizde de bu zararliya karsi feromon–su tuzaklarinin etkinligi ile ilgili ümit var sonuçlar alinmis olup çalismalar devam etmektedir (Kiliç ve ark., 2012).

Feromon-su tuzagi.

(http://www.internationalpheromone.co.uk)

Sekil 14. Feromon-su tuzagi.

Feromon-su tuzagi.

Sekil 15. Feromon-su tuzagi.

7. Kairomon-Feromon tuzagi kombinasyonu

Dünyada Elma içkurdu için kullanilan feromon tuzaklarina kairomon olarak armut esteri eklenerek bu tuzaklara hem erkek ve hem de disi olmak üzere daha fazla birey çekilebilmektedir (Fernandez ve ark., 2010).

8. Kairomon-Feromon-Görsel-Besin tuzagi kombinasyonu

Elma içkurdu ergin uçusunu izlemek amaciyla beyaz renkli Delta tipi feromon tuzaklari içerisine besin olarak asetik asit ve kairomon olarak armut esteri eklenerek etkinliginin artirildigi bilinmektedir (Knight, 2010).

2.3. Tuzak ve feromonlarin zararli böcekleri izleme amaciyla kullanimi

Tuzak ve feromonlarin zararli böceklerle mücadelede dolayli sekilde kullanilmasi, bu böceklerin izlenen alanda bulunup bulunmadigini, varsa dogada ilk görüldügü tarihi ve ilaçlamayi gerektirecek sayida olup olmadigini saptamak veya ilaçlamaya karar vermek seklindedir. Zararli böcegin varliginin saptanmasi, bu zararlinin o bitkiye bulasmadan ve zarar vermeden önce veya erken dönemde bu bulasmayi tahmin etmede kullanilabilir. Böylece gerekli ve uygun mücadelenin ne zaman yapilacagi hakkinda fikir sahibi olunabilir. Bazen, tuzaklarda yakalanmanin çok az olmasi, bizlere böcek sayisinin çok az oldugunu ve bir ilaçlama yapmanin gereksiz oldugunu söyleyebilir. Günümüzde bitkilere zarar verme potansiyeli olan böcekleri saptamak ve sayica durumunu izlemek konusunda özellikle feromon tuzaklari çok gelismis ve birçok zararli ile mücadele programinin ayrilmaz parçasi haline gelmistir. Örnegin Wing tipi tuzaklar Elma içkurdu ve Salkim güvesi kimyasal mücadele zamanini önceden üreticiye duyurmamizi saglayan Tahmin ve Uyari Metodu içerisinde ve biyoteknik bir yöntem olan çiftlesmeyi engelleme teknigi’ ni uygulama zamanini belirlemede çok önemli bir yer tutmaktadir. Bu tuzaklar yardimiyla her iki zararlinin da erkek kelebeklerinin çikis zamanini ve çogalmasini izlemek mümkündür. Salkim güvesi için kullanilan Wing tipi feromon tuzagi (Pherocon 1C) (Sekil 16) havalarin isinmaya baslamasiyla ilkbaharda (yaklasik mart basi) 10 dekara 1 adet asilir.

Wing tipi Salkim güvesi tuzagi.

Sekil 16.Wing tipi Salkim güvesi tuzagi.

Salkim güvesi tuzaginda feromon kapsülü.

Sekil 17.Salkim güvesi tuzaginda feromon kapsülü.

Feromon tuzaginda Salkim güvesi kelebegi.

Sekil 18. Feromon tuzaginda Salkim güvesi kelebegi.

Salkim güvesi kelebeklerinin sayilmasi.

Sekil 19. Salkim güvesi kelebeklerinin sayilmasi.

Tuzagin yapiskan tablasina yerlestirilmis olan feromon kapsülü (Sekil 17) içinde sentetik disi feromonu (kokusu) bulunmaktadir. Bu kapsülden yayilan koku erkek kelebekleri kendine çeker ve tuzaga yapismalarini saglar (Sekil 18). Bu tuzaklarda Salkim güvesi erkekleri her hafta artan sayida yakalanir. Bu tuzaklar her hafta kontrol edilerek yakalanan kelebekler sayilir ve tuzaktan uzaklastirilir (Sekil 19). Tuzakta yakalanan erkek kelebek sayisi en yüksege ulasip tekrar azalmaya basladiginda Salkim güvesi’ nin yumurta birakabilecegi düsünülür ve kimyasal mücadele zamanini belirleyebilmek için salkimlar üzerinde zararlinin yumurtalari aranmaya baslanir. Yumurta bulundugunda ise gelismesi izlenip içinden larva çikisi tahmin edilerek ilaçlama zamani üreticiye duyurulur (Anonymous, 2011a).

Kiraz sinegi için mücadele zamanina karar vermede sari yapiskan tuzak ve amonyak kapsülünden olusan görsel-besin tuzak kombinasyonundan yararlanilir (Sekil 20). Farkli kiraz çesitlerinin bulundugu bahçelerde bu tuzaklar kullanilarak ilk Kiraz sinegi erginlerinin yakalanmasi, kimyasal mücadele zamaninin saptanmasi yönünden önemli ve gereklidir. Bölgelere göre degisse de genellikle nisan-mayis aylarinda amonyak kapsülü ile birlikte sari yapiskan tuzaklar dekara 2 adet olmak sartiyla kiraz bahçelerinde agaçlarin güneydogu yönüne asilir. Bu tuzaklarda ilk ergin (Sekil 21) yakalandiktan sonra en geç bir hafta içinde kimyasal mücadele yapilmalidir (Anonymous, 2011c).

Kiraz sinegi için görsel-besin tuzak kombinasyonu.

Sekil 20. Kiraz sinegi için görsel-besin tuzak kombinasyonu.

Kiraz sinegi ergini.

Sekil 21. Kiraz sinegi ergini.

Izleme amaçli kullanima bir baska örnek ise eseysel çekici tuzaklarin hem açik alan ve hem de örtüalti sebze yetistiriciliginde kullanimidir. Domates güvesi (Sekil 22), Yesilkurt (Sekil 23), Pamuk yaprakkurdu (Sekil 24), Bozkurt (Sekil 25), Çiçek thripsi (Sekil 26) ve Patates güvesi (Sekil 27) gibi zararlilarin mücadele zamanina karar vermek için eseysel çekici tuzaklar kullanilmaktadir.

Sekil 22. Domates güvesi ergini.   Sekil 23. Yesilkurt ergini.

Sekil 22. Domates güvesi ergini.   Sekil 23. Yesilkurt ergini.

Sekil 24. Pamuk yaprakkurdu ergini. Sekil 25. Bozkurt ergini.

Sekil 24. Pamuk yaprakkurdu ergini. Sekil 25. Bozkurt ergini.

Çiçek thripsi  Patates güvesi ergini.

Sekil 26. Çiçek thripsi. Sekil 27. Patates güvesi ergini.

Eseysel çekici delta tipi tuzaklar hem örtüalti hem de açik alan domates yetistiriciliginde özellikle Domates güvesi ve Yesilkurt için yaygin olarak kullanilmaktadir (Sekil 28, 29, 30 ve 31). Domates güvesi için feromon tuzaklar tarlada 10 dekara 3 adet, serada ise dekara 1 adet olacak sekilde kullanilmaktadir. Üretim dönemi baslangicinda asilan bu tuzaklar haftada bir kontrol edilip tuzakta ilk ergin görüldügünde üretim alaninin büyüklügüne göre en az 100 bitki kontrol edilerek, bitkinin çiçek, yaprak, sap, meyve ve sürgünlerinde, yumurta ve larva aranmaktadir. Inceleme sonunda 100 bitkiden 3’ü yumurta ve larva ile bulasik ise kimyasal mücadele uygulanir.

Delta tipi tuzak.

Sekil 28. Delta tipi tuzak.

Serada Delta tipi tuzak.

Sekil 29. Serada Delta tipi tuzak.

Delta tipi tuzakta gözlem.

Sekil 30. Delta tipi tuzakta gözlem.

Delta tipi tuzagin yapiskan tablasinda Domates güvesi erginleri.

Sekil 31. Delta tipi tuzagin yapiskan tablasinda Domates güvesi erginleri.

Ülkemizde örtüalti biber yetistiriciliginde Çiçek thripsi için ruhsatli olan feromon kapsülü, mavi renkli yapiskan tuzakla birlikte kullanilmaktadir. Feromon kapsülü yapiskan tuzagin üst kismina yerlestirilmektedir (Sekil 32). Dekara 5 adet önerilen tuzaklar bitkinin tepe kismina yakin ve yerden 1 metre yükseklige gelecek sekilde asilir. Bitki boyu uzadikça tuzaklar bitkinin tepe kismina degmeyecek sekilde yükseltilir. Tuzaklar üretim dönemi süresince serada tutulur.

Biber serasinda Çiçek thripsi için kullanilan feromonlu mavi yapiskan tuzak

Sekil 32. Biber serasinda Çiçek thripsi için kullanilan feromonlu mavi yapiskan tuzak (www. alphascents.com).

PamuktaYesilkurt yogunlugunu izlemek ve kimyasal mücadeleye karar vermek için uygun zamanin belirlenmesinde eseysel çekici feromon tuzaklarindan olan funnel tipi tuzaklardan yararlanilir (Sekil 33). Taraklanma dönemi öncesinde 50 dekara bir adet olacak sekilde, bitki boyunun 5-10 cm üstüne bir çita yardimiyla hâkim rüzgârin yönü dikkate alinarak funnel tipi tuzaklar yerlestirilir. Tuzaklarin sepetlerine feromon, kova içine ise böcek öldürücü kimyasal ilaç yerlestirilir. Feromonlar 2-3 haftada bir, böcek öldürücü kimyasal ise 4-6 haftada bir yenilenir. Tuzaklar asildiktan sonra haftada 2-3 kez periyodik olarak kontrol edilir. Ilk kelebek tuzakta görüldükten sonra, pamuk bitkilerinde yumurta ve larva sayimi yapilir. Sayim sonucunda 3 m’ lik pamuk sirasinda 3 adet larva görüldügünde kimyasal mücadele yöntemi kullanilarak Yesilkurt zararlisi ile daha kontrollü ve ekonomik bir savasim gerçeklestirilir.

Pamukta Pamuk çizgili yaprakkurdu yogunlugunu izlemek ve kimyasal mücadeleye karar vermek için uygun zamanin belirlenmesinde delta tipi feromon tuzaklardan yararlanilir (Sekil 34). Birinci çapa yapildiktan sonra 50 dekara bir adet olacak sekilde, bitki boyunun 5-10 cm üstüne bir çita yardimiyla hâkim rüzgârin yönü dikkate alinarak delta tipi feromon tuzaklari yerlestirilir. Tuzaklar asildiktan sonra her hafta kontrol edilir. Ilk kelebek tuzakta görüldükten sonra, 100 bitkide 10 adet larva ya da yeni açilmis 2 yumurta paketi görüldügünde kimyasal mücadele yöntemi kullanilarak Pamuk çizgili yaprakkurdu zararlisi ile daha basarili savasim gerçeklestirilir.

Funnel tipi tuzak   Delta tipi feromon tuzagi.

Sekil 33. Funnel tipi tuzak. Sekil 34. Delta tipi feromon tuzagi.

Misir koçankurdu ve Misirkurdu’ na karsi uygulanan kimyasal mücadele koruyucu bir yöntem oldugundan mücadele zamaninin belirlenmesi çok önemlidir. Mücadele zamaninin dogru bir sekilde saptanabilmesi için Robinson isik tuzaklari kullanilmaktadir (Sekil 35). Misir ekilen sahalarda bitki boyu 40-50 cm iken isik tuzaklarinda yakalanan ergin birey sayisi haftada 5-10 adet oldugunda tarlalar haftada iki kez kontrol edilir. Ilk yumurta paketi belirlenmeye çalisilir. Ilk yumurta paketinin bulunmasiyla ilaçlamaya geçilir.

Robinson isik tuzagi.

Sekil 35.Robinson isik tuzagi.

2.4. Tuzak ve feromonlarin zararlilarla mücadele amaciyla dogrudan kullanimi

Zararlilarla mücadelede dogrudan kullanilan tuzak ve feromon sistemleri kitle halinde tuzakla yakalama yöntemi, cezbet ve öldür yöntemi, çiftlesmeyi engelleme teknigi ve oto-sasirtma teknigidir. Böceklerle sentetik feromonlar kullanilarak mücadele son on yilda büyük önem kazanmistir. Özellikle çiftlesmeyi engelleme teknigi dünyada yaklasik 20 farkli zararliya karsi 600 bin hektardan fazla alanda kullanilir hale gelmistir (Ogawa ve ark., 2005). Avrupa’ da en yaygin sekilde iki farkli Salkim güvesi türüne ve Elma içkurdu’ na karsi bu teknik kullanilmaktadir. Asagida feromon ve tuzak sistemlerinden yararlanilarak zararli böceklerle nasil mücadele edilebilecegi hakkinda genel bilgiler verilmektedir.

2.4.1. Kitle halinde tuzakla yakalama yöntemi

Zararlilara karsi kimyasal ilaç kullanimini engellemeyi veya en aza indirmeyi hedefleyen yöntem, genellikle besin tuzaklari, görsel tuzaklar, feromon tuzaklari ya da bunlarin birlesimi halinde uygulanir. Kültür bitkisinin yetistirildigi alana asilan izleme tuzaklariyla ilk ergin çikisi saptanir saptanmaz belirli araliklarda yogun olarak ayni tip tuzaklar yerlestirilir. Amaç, zararlinin hedeflenen erkek veya disi bireylerini bu tuzaklara çekip çok sayida yakalayarak dogada bulunan erkek sayisinin disi sayisina oranini bozmaktir. Böylece o böcegin çiftlesme sansi azalacagi için dogada yumurta birakamaz, zararli sayisi ve zarari giderek azalir. Bazi durumlarda kimyasal mücadeleye gerek kalmaz ya da mümkün olan en az sayida ilaçlama yapilabilir. Üzerinde önemle durulmasi gereken konular; tuzaklarin birbirine uzakligi, belirli alanda bulunmasi gereken tuzak sayisi ve tuzaklardaki cezbedicilerin yenilenme araligidir. Yöntem pratige verilmeden önce hedef zararli için en ekonomik ve en etkin olan uygulama saptanmis olmalidir. Dogadan mümkün oldugunca en uzun sürede en fazla sayida birey çekebilmesi için zaman zaman iki ya da üç farkli cezbedici ayni tuzaga yerlestirilerek kullanilabilir (Altindisli, 2004).

Türkiye’ de bu konuda basarili bulunarak pratige verilmis örnekler arasinda sunlar sayilabilir:

- Ege Bölgesi’ nde kirazda Yaprakbüken’ e karsi sarap, sirke, seker ve su karisimi kullanilmaktadir.

- Elma gövdekurdu için su, pekmez ve ekmek mayasindan olusan karisim Orta Anadolu Bölgesi’ nde feromon tuzaklarindan daha basarili bulunmustur.

- Kiraz sinegi için amonyak kapsülü takilmis sari yapiskan tuzaklar besin-görsel tuzak kombinasyonu olarak kullanilir.

- Zeytin sinegi için besin-feromon tuzak kombinasyonu mücadelede etkili bir yöntemdir.

- Elma içkurdu’na karsi feromon tuzaklari ile kitle halinde tuzakla yakalama yöntemi.

- Örtüalti sebze yetistiriciliginde Sera beyazsinegi ve Yaprak galerisinegi ile mücadelede sari yapiskan tuzaklar kullanilabilir. Bu örnekler resimleri ile birlikte IV. Bölüm’ de daha ayrintili olarak ele alinmaktadir.

2.4.2. Cezbet ve öldür yöntemi

Bu yöntem, böcegi öldürücü rol oynayan insektisiti dogada genis bir alana bulastirmadan veya bitki örtüsü üzerine yaymadan çok küçük miktarlarda ve sinirli bir alanda ya da kapta kullanmak, bu zehirli karisima cezbedici bir madde ekleyip böcegi buraya bir an önce çekerek bitkiye zarar vermeden yakalamak ve öldürmektir. Dünyada bu yöntem uygulanirken cezbedici madde olarak genellikle feromon ya da kairomon kullanilir. Bugüne kadar dünyada ve Türkiye’ de alinan sonuçlar degerlendirildiginde “cezbet ve öldür” yöntemi alisilmis mücadele sistemlerine göre bazi avantaj ve dezavantajlara sahiptir.

Bu yöntemin basarisi, uygulandigi zararliya, bitki türüne, iklim kosullarina baglidir. Örnegin Zeytin sinegi ve Kiraz sinegi gibi meyvesinekleri mücadelesi için kullanildiginda alinan sonuçlar ilaçlamadan elde edilene yakin olmaktadir. Bu basarinin nedeni kullanilan kombine tuzaklarin bu zararlilarin hem erkek ve hem de disilerine hitap edebilmesi, bu sayede çiftlesme sansinin daha da düsmesidir. Ancak meyve sineklerinde kullanilan tuzaklarin sari rengi yararlilari da çekmektedir. Bu duruma, yöntemin uygulanacagi bitki örtüsündeki yararli sayisi göz önüne alinarak çözüm getirilebilir. Eger kombine tuzak kullaniliyorsa sari renk yerine dogal tahta renkli yapiskan tablalar tercih edilmelidir. Feromon tuzaklar tek basina kullanilarak yararlilar korunabilir. Sari yapiskan tuzak kullanilmak zorunda ise yararlilarin yogunlugunun arttigi devrede tuzaklar uygulama alanindan kaldirilmalidir. Böylece biyolojik mücadelenin kendiliginden devreye girmesi saglanabilir (Layik ve Kismali, 1994).

Feromon ve insektisit karisiminin kullanildigi cezbet ve öldür yöntemi yurtdisinda seralarda Domates güvesi’ ne karsi kullanilmaktadir. Bu karisim belirli sayida damlalar halinde seraya dagitilip, erkek birey feromonla çekilerek insektisite degip ölmesi saglanmaktadir (Anonymous 2013a).

2.4.3. Çiftlesmeyi engelleme teknigi

Fikir olarak 1963 yilinda dogan (Arn, 1992) bu teknik ile ilgili kapsamli çalismalar 1980’li yillardan itibaren yogunluk kazanmistir. Çiftlesmeyi engelleme teknigi, dünyada kimyasal kullanmak istemeyen üreticiler tarafindan en çok tercih edilen biyoteknik yöntem olup 2002 yilinda basta Avrupa ve Kuzey Amerika olmak üzere tüm dünyada toplam 600 000 ha alanda kullanilmakta ve bu alan her geçen yil artmaktadir (Ogawa ve ark., 2005). Önemli bag alanlarina sahip olan Almanya, Isviçre ve Kuzey Italya’ da bu yöntem Salkim güvesi ile mücadelede etkili bulunmus ve denemeler yerini genis alan uygulamalarina birakmistir (Kast, 2001; Charmillot ve ark., 2003; Varner ve ark., 2002). Örnegin Isviçre’de toplam bag alaninin %60’ina denk gelen 90 dekarda bu yöntem kullanilmaktadir (Kehrli ve ark., 2013). Halen feromonlarin ve yayicilarin biyolojik etkinligini artirmaya yönelik arastirmalar devam etmektedir (Arn ve ark., 1997).

Bu yöntemin esasi disi böceklerin erkek böcekler tarafindan kolay bulunabilmek ve çiftlesmek için vücutlarindan yadiklari feromonun (kokunun)yapay olarak üretilip “yayici” denen ve genellikle polietilenden üretilen küçük aparatlarin içine doldurularak mücadele alanina asilmasidir (Sekil 36). Bu yayicilar belirli bir düzende asilirsa içlerinden salgiladiklari feromon ile uygulandiklari bahçe, bag ya da tarlada yogun bir koku bulutu olusturulur. Bu koku bulutu ortamda bulunan disilerin salgiladigi kokuyu örter. Erkekler bu yapay koku tarafindan ya yanlis yöne dogru çekilir ya da yapay ve dogal kokulari birbirinden ayiramaz. Bazen de yapay koku tarafindan yapilan yogun uyari sonucunda erkek böceklerin alicilari veya merkezi sinir sistemi etkilenir, kokuya yönelimde azalmalar meydana gelir ve böcekler nereye gideceklerini sasirirlar. Bunun sonucunda erkekler disileri bulamaz ve çiftlesme gerçeklesmez. Disiler içgüdüsel olarak yumurta biraksa bile döllenmemis yumurtalardan ürüne zarar verecek larva çikmayacagi için ürünlerde zarar olusmaz. Bu teknige “Çiftlesmeyi engelleme” denir. Bu yöntem sadece kokusunun kullanildigi zararliya etkili oldugu için kimyasal mücadeleden daha fazla dogal dengeyi koruyucudur. Ayrica organik ve entegre üretim sistemlerinde de öncelikle tercih edilmesi gereken mücadele metotlari arasindadir.

Ancak bu yöntemin basarili olabilmesi için dikkat edilmesi gereken bazi hususlar vardir:

1. Böcek sayisi: Yöntemin basarisini belirleyen en önemli konudur. Bu yöntemin mücadelede basarili olabilmesi için hedef böcek dogada az sayida olmalidir.

2. Insektisit kullanimi: Böcek sayisinin bilinmedigi veya yüksek oldugu durumlarda önce ilaçlama yapilarak böcek sayisi düsürülmelidir. Bunun için mümkünse biyolojik preparatlar veya yararlilara en az zehirli etkiye sahip tarim ilacinin seçilmesine özen gösterilmelidir.

3. Takip: Uygulamanin yapildigi alanda böcek sayisi dogal düsmanlarin varligi, sicaklik, rüzgâr ve nem kosullarina bagli olarak artabilir veya azalabilir. Bu nedenle böcek sayisinin tuzaklar ve meyve sayimlariyla sürekli izlenmesi, kontrol altinda tutulmasi gerekir.

4. Göçler: Feromon uygulanan alanin 30-40 m civarinda dolasan çiftlesmis disilerin olabilecegi unutulmamalidir. Böcek türüne göre bu mesafe degisebilir. Sicaklik ve bitki örtüsü de göçü etkiler. Degisik nedenlerle meydana gelecek böcek göçlerini yani bulasmalari engellemek için uygulama alaninin korunakli hale getirilmesi gerekir. Bunun için o alanda dogal bir korunma söz konusu degilse, yani etrafi dagla ya da suyla çevrili degilse, sinirlarda daha fazla sayida yayici kullanilarak göçten ve bulasmadan korunma saglanabilir.

5. Uygulama alaninin özelligi: Bu alanin egimli ve rüzgârli olmasi, agaçlarin düzensiz büyüklükte olmasi, uygulama alaninin küçük ölçekli olmasi gibi durumlar çiftlesmeyi engelleme tekniginin basarisini azaltabilir.

6. Kullanilan yayicilarin üretim tarihinin yeni olmasi gerekmektedir.

2.4.4. Oto sasirtma teknigi

Yukarida 2.4.3. bölümünde anlatilan klasik çiftlesmeyi engelleme teknigine göre daha yeni bir teknoloji olan oto-sasirtma teknigi ise, elektrostatik özellige sahip bir tozun disi feromonu ile karistirilarak hedef alana uygulanmasi esasina dayanir. Açik arazide yapilan uygulamalarda, disi böcegin feromon kokusuna çekilen erkek böcekler, feromon ile karisik bulunan elektrostatik toza degdikleri anda vücutlarina bulasan ve kendi antenlerini kaplayan feromon nedeniyle hem disileri bulup çiftlesememekte, hem de uçtuklari yönde yanlis feromon izi olusturarak diger erkekleri sasirtmaktadir. Üstelik elektrostatik tozla ve feromonla temas etmis olan erkeklerin vücutlari feromonla kaplanacagi için ayni türün dogadaki diger bireyleri tarafindan artik birer disi olarak algilanmakta ve disilere ulassalar bile onlar gibi koktuklari için reddedilmektedirler. Bu yöntem birçok ülkede deneme asamasindadir ve A.B.D. ile Ingiltere’ de Elma içkurdu’na karsi yeni ruhsatlandirilmistir. Türkiye’ de de bu yöntem Exo yayicilari (Sekil 37) ile Salkim güvesi’ne karsi 2012 yilinda ruhsat almistir (Altindisli ve Özsemerci, 2013).

Salkim güvesi yayicisi (Isonet-L).

Sekil 36. Salkim güvesi yayicisi (Isonet-L).

Oto-sasirtma için Exo yayicisi.

Sekil 37. Oto-sasirtma için Exo yayicisi.

2.5. Böcek gelismesini engelleyiciler ve düzenleyiciler

Tipki insanlarda ve hayvanlarda oldugu gibi böceklerde de gelisme ve büyüme hormonlarin kontrolü altindadir. Böceklerin yumurtadan ergin oluncaya kadar gelismesini saglayan hormonlarin en önemlileri beyin hormonu, juvenil hormon ya da gençlik hormonu ve metamorfoz yani deri degistirmeyi dolayisiyla büyüme ve organlarin gelismesini saglayan baskalasim hormonudur. Bu hormonlardan hangisinin miktari kanda fazla ise o aktivite gerçeklesir. Böceklerin hayatlarina normal sekilde devam etmeleri için bu hormonlarin düzenli bir sekilde salgilanmasi gerekir. Bu düzen ise beyin hormonu tarafindan saglanir. Böceklerde hormon dengesinin bozulmasi ve dolayisiyla gelismenin ve vücutlarini dis etkenlerden koruyan kitin maddesinin olusumunun önlenmesi fikri 1956 yilinda ortaya atilmistir. Böcek Gelisme Engelleyici veya Böcek Gelisme Düzenleyici bilesikler böceklerin derisindeki kitin tabakasinda birikir ve kitin sentezini engelleyerek larvalarin gömlek degistirme fonksiyonlarini önleyerek gelismeyi durdurur. Özellikle son 30 yildan bu yana insektisit amaçli olarak gelistirilen, fakat klasik insektisitlerden farkli sekilde etki eden bu bilesikler ayrica larvalarin felç geçirmesine ve beslenmeyi keserek hareketsiz kalmasina neden olurlar. Bu bilesiklerden Böcek Gelismesini Engelleyiciler’in larvisit etkisinin yaninda ovisit yani yumurtaya etkisi de bulunmaktadir. Bu bilesikler, böceklerin yasamsal faaliyetleri arasinda yer alan yumurta içindeki gelismesi, yumurtadan çiktiktan ergin oluncaya kadarki dönemlerde farkli vücut yapilarina sahip olmasi, gömlek degistirmesi, kis uykusu geçirmesi, baskalasim geçirmesi ve üremesi gibi biyolojik olaylarini engelleyebilir.

Böcek Gelismesini Düzenleyici veya Böcek Gelismesini Engelleyici bilesikler birçok kelebek türüne ve ambar zararlisi güvelere karsi yumurta ve larva döneminde kullanilmakta ve bu bilesiklerin kullanim alani giderek yayginlasmaktadir. Böcek Gelisim Engelleyicilerinin çevreye ve yararlilara karsi daha az istenmeyen yan etkilere sahip olmasi avantaj saglamaktadir. Asagida iki grup altinda yer alan bu bilesikler dogal dengeyi koruyucu olup entegre mücadele programlarina uygundur.

2.5.1. Juvenil hormon analoglari

Juvenil hormonu böceklerde fizyolojik olaylarda hormon dengesini saglayan baslica maddelerdendir. Bu hormon böceklerin yasamlarindaki degisik evrelere geçisini saglar, yani gençlik döneminden ileri yaslara geçmesi için gerekli fizyolojik aktiviteleri düzenler. Böceklerin bünyesindeki bu hormonun dengesi bozulmak sureti ile böcegin gelismesi geciktirilebilir, durdurulabilir ya da anormal gelisme meydana getirilebilir. Kimyasal yapisi ve biyolojik aktivitesi yönünden böceklerde juvenil hormon etkisi gösteren bilesikler JHA’ lar veya juvenoid olarak adlandirilir. Biyologlarin ve kimyagerlerin çalismalari sonucunda böceklerin vücudunda salgilanan juvenil hormonuna benzeyen Juvenil Hormon Analoglari (JHA) sentezlenmis ve bazilari ticari preparat olarak Biyoteknik Mücadele kapsaminda kullanima hazir hale getirilmistir. JHA’ lar dogrudan ya da dolayli uygulamalarla böceklere verilebilir. JHA’larin en iyi bilinen etkisi baskalasimi engellemeleridir. Yeni birakilmis yumurtalara veya yumurta birakan disilere JHA uygulanmasi yumurtanin gelismesinin engellenmesine neden olur. Doza ve uygulama zamanina bagli olarak yumurta bir süre gelisir ancak sonra gelisme durur. Bazi durumlarda normal görünüslü larva çikar ancak hemen ölür. JHA böcegin ergin olmadan hemen önceki döneminde uygulanirsa, böcek ergin hale geçemez (Sehnal, 1985). Genç larvalara uygulanirsa bu bireyler de saglikli gelisemez ve çogunlukla ergin olamadan ölürler (Sekil 38).

JHA’lar ilaçlara göre bazi avantajlara sahiptir. Bu avantajlar, türe özel olmasi, çok düsük miktardaki dozlarinin bile etkili olmasi, gün isigi almayan yerlerde uzun süre kalici olmasi ve sicakkanlilara toksik olmamasidir. Depolanmis tütünlerin önemli zararlilarindan Tatli kurt ve Tütün güvesi’ ne karsi Methoprene ZR-515 adli JHA kullanildiginda her iki zararlinin da gelismesini engelleyerek üremeyi önledigi saptanmistir (Kismali, 1988).

2.5.2. Benzoylurea, Acylurea, Precocene

Bu kimyasallar böcegin degisim gösterdigi yumurtadan çikma, gömlek degistirme, pupadan çikma gibi çesitli gelisme dönemlerinde etkisini gösterir. Bu dönemlerde gerçeklesen kitin sentezini engellemek ve öldürmek sureti ile etki gösterir. Böcek, derisi ya da kabugu disinda gelismesini normal olarak tamamlamasina ragmen, bu kabugun en iç tabakasinda kitin sentezinin engellenmesi sonucu kaslarini kullanip deriyi atabilmek için yeterli destegi saglayamaz veya deri iç baskiya dayanamayip çatlar (Göktay ve Kismali, 1990).

Böceklerde kitin sentezini engelleyerek gelismesini durduran Benzoylurea grubu insektisitler, böceklerin bitki üzerine yumurtalarini birakmadan önce hedef yüzeyin ilaçla kaplanmasi seklinde uygulanirlar. Bu durumda konukçu bitki üzerine birakilan yumurtalarin açilmasi engellendigi gibi, bu yumurtalar açilsa bile içinden çikan larvalar gelisemeyerek veya deri degistirmeleri engellenerek erken dönemde ölürler (Sekil 39). Ayrica bu grupta yer alan insektisitlerle ilaçlanan yüzeye yumurta birakmak amaciyla gelen disiler degme yoluyla bu maddelerden etkilenirler ve baska yere yumurta biraksalar bile sonuçta yumurtalari açilmaz (Matolin ve Kuldova, 1982). Diflubenzuron, teflubenzuron, flufenoxuron, lufenuron, fenoxycarb ve triflumuron gibi engelleyici bilesikler son yillarda ülkemizde Elma içkurdu, Salkim güvesi, Pamuk yaprakkurdu ve diger bazi zararli kelebek türlerine karsi denenmis ve basarili sonuçlar alinarak pratikte insektisit olarak kullanilmaya baslanmistir. Ancak AB ile uyum amaciyla yapilan düzenlemelerde bu insektisitlerden bazilari yasaklanmistir. Salkim güvesi’ nin larvalari genç yasta iken yapilan triflumuron uygulamasi bu larvalardan büyüyüp disi olanlarin üreme gücünü engellemis ve yumurta verimliligini düsürmüstür (Altindisli ve Kismali, 1998).

Türkiye’ de bu etki sekline sahip tebufenozide ve lufenuron ile fenoxycarb karisimi Salkim güvesi’ne karsi ruhsatli olup kullanim sekli hakkinda 4.2 bölümünde bilgi verilmektedir.

Salkim güvesi genç larva iken; A: Triflumuron uygulanmis, B: Saglikli larva.

Sekil 38. Salkim güvesi genç larva iken; A: Triflumuron uygulanmis, B: Saglikli larva.

Salkim güvesi genç larva iken; A: Hydroprene uygulanmis, B: Saglikli larva.

Sekil 39.Salkim güvesi genç larva iken; A: Hydroprene uygulanmis, B: Saglikli larva.

2.6. Yumurtlamayi engelleyiciler

Böceklerin yumurtlama davranisi üzerine etkili olarak yumurta birakmasina engel olan maddelere “yumurtlamayi engelleyiciler” adi verilir. Bazi kimyasal maddeler ve yumurtlamaya engel olucu feromonlar zararlilara karsi uygulanan biyoteknik yöntemler kapsamina girmektedirler. Bunlar genelde birer isaret feromonu niteligindedir. Kiraz sinegi ve Akdeniz meyvesinegi disileri zarar yaptigi meyvelere yumurtalarini biraktiktan sonra salgiladigi bir feromonla meyveyi isaretler. Feromonun birakildigi meyve üzerine daha sonra bir baska Akdeniz meyvesinegi disisi gelirse bu feromonu algilayarak yumurta birakmaktan vazgeçer. Bu nedenle bir meyveye genellikle birden fazla disi yumurta birakmaz. Meyvesineklerinin bu davranis özelliginden mücadelede yararlanmak mümkündür. Bu özellige sahip maddeler kullanilarak meyvelerin ilaçlanmasi neticesinde meyvede herhangi bir yumurta bulunmazken disiler böyle algiladigi için yumurtlama engellenebilmektedir (Öncüer, 2000). Yumurtlamayi engelleyici preparat kullaniminin Entegre mücadele programina uygun bir yöntem olmasi ve tarim ilaçlari gibi zehirli olmamasi bu yöntemlerin avantajidir.

2.7. Beslenmeyi engelleyiciler

Beslenme engelleyici özellige sahip olan maddeler, zararlinin dogrudan ölümüne neden olmayip, beslenmelerini engelleyerek veya azaltarak gelismesini olumsuz yönde etkilemektedirler. Bu maddeler daha çok isirici çigneyici agiz yapisina sahip böcekler için kullanilmakta olup, bitkilerin hizli gelisme dönemlerinde sürgün ve yapraklarin korunabilmeleri için sik araliklarla uygulanmalari gerekmektedir (Alkan ve Gökçe, 2012; Karakoç ve Gökçe, 2013; Koul, 2005; Öncüer, 1995).

Zirai mücadelede böceklere karsi en çok kullanilan bitkisel kökenli insektisitlerden biri de Tespih agaci ya da Neem agaci adiyla bilinen Güney Asya kökenli bir agacin (Sekil 40) yaprak ve meyvelerinden elde edilen “azadirachtin” maddesidir. Azadirachtin’in çok sayida böcek türünün ergin ve larvalarinda beslenmeyi engelleyici, üremeyi azaltici, kisirlastirici, öldürücü, yumurta birakmayi önleyici, gelisme ve büyümeyi aksatici etki yaptigi saptanmistir (Kismali ve Madanlar, 1988). Bu madde, ilk olarak 1960 yilinda Çöl çekirgesi için kullanilmaya baslanmistir. 1960 ve 1980’li yillarda pek çok böcek türüne karsi uygulandigi için en çok taninan bitkisel kökenli insektisit olarak bilinmektedir (Ascher, 1993; Isman, 2006). Yapilan çalismalarda Pamuk yaprakkurdu, Yesilkurt ve Lahana güvesi larvalarinda beslenmeyi engelledigi saptanmistir (Awad ve ark., 1998). Türkiye’ de azadirachtin içeren preparatlar meyve ve sebzelerde çesitli zararlilara karsi ticari olarak ruhsatlidir.

Azadirachtin disinda organik tarim kapsaminda özellikle yurtdisinda yaygin olarak kullanilan bitkisel yaglar arasinda yer alan ve bazi defne türlerinden elde edilen “Eugenol” isimli etkili madde, yaprakbitlerine, çekirgelere, Bozkurt ve Pamuk yaprakkurdu basta olmak üzere bazi kelebek türlerine karsi etkilidir (Güncan ve Durmusoglu, 2004).

Azadirachtin elde edilen Tespih agacinin yaprak ve meyveleri.

Sekil 40. Azadirachtin elde edilen Tespih agacinin yaprak ve meyveleri.

2.8. Uzaklastiricilar

Uzaklastiricilar; zararlinin konukçularina yaklasmasini önleyen veya bulunduklari ortamdan kaçmalarini saglayan maddelerdir. Uzaklastiricilar zararlilari fiziksel ve kimyasal yolla etkilerler. Kimyasal yolla etkileme; dogadaki cezbedici kokulari maskeleyerek zararlinin besine gelmesini engellemek veya uzaklastirmak seklindedir. Fiziksel yolla uzaklastirmada ise ortamda bulunan tozlar, bazi yapiskanlar, bitkilerdeki diken, tüylülük vb. gibi dogal ve fiziksel yapilar etkili olur (Öncüer, 1995).

Bitkisel kökenli dogal insektisitler kapsaminda degerlendirilen biber ve sarimsagin böceklerle mücadele ederken uzaklastirici özelliginden yararlanilmaktadir. “Capsaicin” isimli madde, biber bitkilerinin meyvelerinden elde edilmektedir. Böcek ve akarlarda uzaklastirici olarak kullanilir. “Sarimsak özütü” böcekler için etkili bir uzaklastirici olarak yillardir kullanilmaktadir. Genellikle depolanmis ürün zararlilarindan Börülce tohum böcegi, Pirinç biti, Bugday biti, Degirmen güvesi ve Kuru meyve güvesi’ne karsi etkili oldugu bilinmektedir. Ayrica sarimsagin, lahana zararlilarindan Lahana yaprakgüvesi ve Lahana kelebegi zararini önemli ölçüde azalttigi görülmüstür. Sarimsak özütü bitkilerle beslenen böceklere genel bir uzaklastirici olarak etki gösterdigi için bahçe ve sera bitkilerinde de kullanilabilir. Sarimsak, zararli böcek bitkiye gelmeden önce kullanilmalidir, aksi takdirde zararli bitkiyle beslendikten sonra uzaklastirici etkisi yeterli olmamaktadir (Copping, 2001; Güncan ve Durmusoglu, 2004). Sarimsak, Meksika ve Brezilya’ da ticari olarak ruhsatlidir (Isman, 2006).

Bir diger bitkisel ürün olan “Ryania”, Güney Amerika kökenli Ryania speciosa adli bitkinin kök, yaprak ve gövdesinden elde edilmekte ve kelebek larvalarina degme ve mide zehiri yoluyla etkisini göstermektedir. Misir kurdu, Elma içkurdu gibi zararlilara zehirli ve uzaklastirici etkisinin oldugu saptanmistir. Ryania, zehirliligi nedeniyle kullanimina kisitlama getirilen bitkisel kökenli dogal üç inseksit (ryania, nikotin, sabadilla) arasinda yer almaktadir (Isman, 2006). Ryania’nin dere ve akarsu kenarlarindaki tarim alanlarinda uygulanmasi önerilmemektedir (Güncan ve Durmusoglu 2004; Copping, 2001). ABD ve Hindistan’ da Ryania ticari olarak ruhsatlidir (Isman, 2006).

Aci agaç adli bitkinin gövdesinden elde edilen “Quassine” özütü meyve yetistiriciliginde sorun olan unlubitlere ve testereli arilara karsi zehir ve uzaklastirici olarak kullanilir.

2.9. Kisirlastiricilar (Kemosterilantlar)

Kisirlastiricilar uygulandiklari böcekler üzerinde yüksek oranda kisirlik meydana getirirler. Örnegin böceklerde sperm veya yumurta olusumunu önleyebilir veya uygulandiktan sonra sperm ve yumurtanin ölümüne neden olabilirler. Ayrica sperm veya yumurtayi öldürmeden içlerinde bulunan genetik materyali zarara ugratirlar. Bu gibi durumlarda sperm hareketliligini ve canliligini korumakla birlikte döllenme sonucunda döllenmis yumurta olusmasina ragmen yumurta açilmayip ergin meydana gelmemektedir. Bu etki seklinin avantaji kisirlastirici madde uygulamasi sonucunda kisirlasmis bireylerin çiftlesme kabiliyetlerini kaybetmeksizin diger normal erkeklerle rekabet edebilmeleridir. Bu yöntemle olusturulan kisirlik dölden döle geçmeyip sadece uygulandigi döle karsi etkilidir (Serez ve Zümreoglu, 2001).

Kimyasal maddelerle kisirlastirma ilk kez Knipling tarafindan 1937 yilinda yapilmistir. Bu çalismada sivrisinek disileri kisirlastirilarak yumurtalik gelismesi yavaslatilmistir. Ayrica ev sinegi disilerinin besinlerine kimyasal bilesikler karistirilarak çiftlesme ve yumurtlama faaliyetleri kontrol edilmistir (Çanakçioglu, 1971; Borkovec, 1973). Kisirlastirici kimyasal maddeler ile ilgili çalismalarin sayisi 1960-1980 yillari arasinda artmistir. Kisirlastiricilar erkek ve disileri ayri ayri kisirlastirdiklari gibi, hem erkek hem de disileri birlikte kisirlastirabilenler de vardir.

Kisirlastirici kimyasal maddeler kanserojen etkiye sahiptir. Canlilarin genlerinde kalici olabilen ani degisikliklere neden olduklarindan genis sekilde kullanilmalari sakincalidir. Memelilere karsi zehirlidirler (Wayland ve Hayes, 1964). Ayrica çevre üzerinde de bazi olumsuz etkileri bulunmaktadir. Bu nedenle kullanimlarinda çok dikkatli olunmasi ve çevreye zarar vermemesi için gerekli önlemlerin alinmasi gerekir. Bu amaçla, cezbedici ve feromonlarla birlikte uygulanmalari önerilerek en azindan hedef disi organizmalara zararli etkilerini önlemek mümkündür.

Kimyasal maddelerle kisirlastirma yöntemi dünyada ev sinekleri, sivrisinekler, Zeytin sinegi, Akdeniz meyvesinegi, Pamuk yaprakkurdu, Elma içkurdu, Ikinoktali kirmiziörümcek, yaprakbitleri, Salkim güvesi ve Pamuk kirmiziörümcegi’ne karsi uygulanmistir (Jalil ve Morrison, 1969; Abdellatif, 1971; Azaryan ve ark., 1980; Sharma, 1981; Öncüer, 2000).

Kisirlastirici kimyasal maddeler dünyada böceklerle mücadelede besinlerine karistirilarak, püskürtme yoluyla insektisitler gibi uygulanarak (Sekil 41), izleme tuzaklariyla birlikte asilarak ve diger mücadele metotlariyla birlikte kullanilmaktadir. Böcek gelisme düzenleyicilerinden olan lufenuron ve triflumuron’un Akdeniz meyvesinegi’nin besinine karistirilarak yumurtalarin açilmasini azaltmasi nedeniyle kisirlastirici etki gösterdigi saptanmistir (Casana-Ginerve ark., 1999).

Bu konuda dünyada çok sayida çalisma yapilmistir. Ermenistan’ da Elma içkurdu ve Salkim güvesi mücadelesinde kisirlastiricilarin feromonlu besin tuzaklariyla birlikte uygulandiginda etkili olduklari saptanmistir (Azaryan ve ark., 1980).

Kemosterilantin püskürtülerek uygulanmasi

Sekil 41. Kemosterilantin püskürtülerek uygulanmasi (http://www.exportersindia.com/).

Ispanya’ da Turunçgil alanlarinda Akdeniz meyvesinegi’ ne karsi sivi lufenuron püskürtülerek ve protein jel içeren lufenuron Delta tipi tuzaklar ile birlikte deneme alanina asilarak uygulanmistir. Çalisma sonucunda meyve zararinda ve zarar görmüs meyvelerdeki yumurtalarin açilma sayisinda azalma oldugu görülmüstür. Lufenuron’un püskürtülerek uygulandiginda etkisinin en az 2 hafta, tuzaklar ile birlikte uygulandiginda 3 ay etkili oldugu saptanmistir (Navarro ve ark., 2004). Turunçgil ve Trabzon Hurmasi’ nda ayni zararliya karsi malathion ve lufenuron bulunan tuzaklar denenmistir. Turunçgilde kisirlastirici lufenuronlu tuzaklar ve malathion uygulamalari arasinda meyve zarari bakimindan önemli bir fark saptanmazken, Trabzon hurmasi’ nda lufenuron’un tuzaklarla birlikte uygulandigi alanlarda meyvede daha az zarar saptanmistir (Navarro ve ark., 2010). Ayrica, turunçgil, seftali, kayisi ve Trabzon hurmasi’nda kisirlastirici madde ile hazirlanan besin tuzaklari her 10 dekara 24 adet asilarak kisir böcek salma yöntemi ile birlikte uygulandiginda, zararlinin ve zarar gören meyve sayisinin azaldigi görülmüstür (Navarro ve ark., 2011).

2.10. Kisir böcek salma yöntemi

Bu yöntemde amaç böceklerin kisirlastirilarak dogaya salinmasi, bu kisir böceklerin dogadaki normal böceklerle çiftlestiginde yeni nesiller verememesidir. Bunun sonucunda, zararli böcek sayisi azaltilarak veya yok edilerek zarari önlenmis olur. Bu basariya ulasmak için kisirlastirilan böceklerin dogaya salinmasi islemine araliksiz olarak belirli bir süre devam edilmelidir. Yöntemin basarili olabilmesi için gerekli bazi kosullar sunlardir;

- Kisirlastirilacak böcek türünde üreme sekli erkek ile disi bireylerin çiftlesmesi seklinde olmalidir.

- Zararli böcek tercihen ada gibi sinirli bir bölgede olmalidir.

- Zararli böcek kitle halinde yani çok sayida ve kolay üretilebilmelidir.

- Kisirlastirmanin böceklerin çiftlesme davranislarina olumsuz etkisi olmamalidir.

- Kisir erkekler hareketli olmali ve dogaya kolayca yayilabilmelidir.

- Disi böcekler ömürleri boyunca tercihen bir kez çiftlesmelidir.

- Erkek böcekler ömürleri boyunca birden fazla disiyle çiftlesebilmelidir.

- Mücadele edilecek türün dogadaki sayisi çok yüksek olmamalidir. Eger yüksekse diger mücadele yöntemlerinden biri ile önce zararli böcek sayisi azaltilmalidir.

- Kisirlastirilarak dogaya salinan böcekler ayni türün dogada bulunan birey sayisindan fazla olmalidir.

- Salim için gerekli olan böcek sayisi, salimlar arasindaki mesafe ve salim tarihleri, salim alanlarina böceklerin tasinma yöntemleri gibi ayrintilarin belirli oldugu bir salim programi önceden planlanmali ve hazirlanmalidir.

Kisirlastirma isleminde yöntem olarak radyasyondan veya gen transferinden yararlanilir. Asagida bu konu ile ilgili örnekler verilmektedir.

2.10.1. Radyasyon ile kisirlastirma

Böceklerin kisirlastirilmasinda düsük dozda radyasyondan yararlanilir. Kisirlastirma için doz böcek türlerine, erkek veya disi oluslarina göre degisir. Kisir böcek salma yöntemi’ nin dünyada basta Zeytin sinegi, Kiraz sinegi ve Akdeniz meyvesinegi olmak üzere çogunlukla Diptera türlerine karsi genis alanda ve basariyla uygulandigi bilinmektedir. Bunun yanisira Elma içkurdu, Pembekurt gibi kelebek türlerine de ayni teknik uygulanmistir. Türkiye’de Akdeniz meyvesinegi’ne karsi ilk çalisma 1983 yilinda Bornova Zirai Mücadele Arastirma Enstitüsü tarafindan Izmir- Çesme ilçesinde yapilmistir. Bu çalismada 20 dekarlik izole bir narenciye bahçesinde yaklasik 3,2 milyon adet kisir böcek salinmistir (Zümreoglu, 1984).

Kisir böcek salma yöntem bazen kisirlastirilmis bireylerin saglikli olanlarla rekabet edememesi, canliligini sürdürememesi, uygulama alanina disaridan saglikli ve kisir olmayan bireylerin girmesi gibi nedenlerle zararli böcegin yok edilmesinde yeterince basarili olamaz. Bu durumda Kisir böcek salma yöntemi’ni biyolojik mücadele ya da ilaçli mücadele gibi yöntemlerle birlikte uygulamak gerekebilir. Dünyada Akdeniz meyvesinegi’ne karsi Kisir böcek salma yöntemi hem zararlinin dogal düsmani olan parazit böcegin salimi ile ve hem de kimyasal mücadele ile birlikte uygulanabilmektedir. Bornova Zirai Mücadele Arastirma Enstitüsü tarafindan 2002-2005 yillari arasinda Çanakkale-Gökçeada ilçesinde Kisir böcek salma yöntemi ve biyolojik mücadele Zeytin sinegi’ ne karsi birlikte kullanilmistir. Bu çalismada hem kisirlastirilmis Zeytin sinegi erkek pupalari hem de Zeytin sinegi parazitoiti Psytallia (=Opius) concolor bireyleri birlikte salinmistir (Sekil 42 ve 43). Bu çalisma ile Dünya’ da ilk defa kitle halinde üretimde parazitoiti öldürmeyen ancak Akdeniz meyvesinegi’ni kisirlastiran radyasyon dozu 6 grad olarak bulunmus ve yaklasik 1 milyon adet parazitoit salimi yapilmistir (Hepdurgun ve ark., 2009).

Kisirlastirilmis meyve sinegi pupalarindan ergin çikisinin beklendigi kafes.

Sekil 42. Kisirlastirilmis meyve sinegi pupalarindan ergin çikisinin beklendigi kafes.

Kisirlastirilmis Zeytin sinegi pupalari ile beraber salinan parazitoit.

Sekil 43. Kisirlastirilmis Zeytin sinegi pupalari ile beraber salinan parazitoit.

2.10.2. Böceklerde Gen transferi ile kisirlastirma

Genetik mühendisliginin sagladigi olanaklar dogrultusunda böceklerin genetik yapilarinda bir takim degisiklikler yapilarak istenen özellikte böcek bireyleri elde edilebilir. Ancak bu tür çalismalarda böceklerde olmasini istedigimiz özelliklerin sinirli olmasi ve özelliklerin elde edilmesindeki zorluklar nedeniyle bu yöntemin dünyada kullanilmasi çok yaygin degildir. Ülkemizde ise genetik olarak böceklere müdahale edilen çalisma sayisi çok azdir ve simdilik gen transferi yoluyla herhangi bir mücadele yöntemi yoktur. Genetik yollarla mücadele üç farkli sekilde yapilabilmektedir. Bunlar; isaretleme-belirleme, genetik cinsiyet belirleme, öldürücü gen tasiyan böcek salimi (Alphey ve ark., (2006)’dir. Bu çalismalarin yapilabilmesi için öncelikle zararli olan böcek türünün genetik yapisinin belirlenmesi gereklidir. Böcegin genetik yapisi belirlendikten sonra ikinci asama istedigimiz özelligi tasiyan genin (örnegin cinsiyet geni) tespit edilmesidir.

Isaretleme–Belirleme

Bu yöntem, farkli sekillerde böceklere uygulanmaktadir. En yaygin yöntem böceklerin yumurta döneminde özel islemlerle böcegin farkli renkte olmasini saglayan gen parçasinin eklenmesi ile elde edilebilir. Renk degisimleri böcegin herhangi bir parçasinda olabildigi (Sekil 44) gibi en yaygin kullanilan isaretleme-belirleme yöntemi, böcegin göz renginin degistirilmesidir. Diger bir yöntemde kitle halinde üretilen böcegin larva döneminde, besinine boyama özelligi olan protein eklenerek beslenme sonucu böcegin genetigine yerlesen boyanin böcekte, örnegin Elma içkurdu’nda, istenen özelligi saglar. Akdeniz meyvesinegi’ nin pupa döneminde boya proteini içeren toz madde serpilerek ergin dönemde istenen özellikte olmasi saglanabilir (Morrison ve ark., 2010).

Bu islemlerin yaninda erkek böceklerin spermlerine boyama özelligi olan proteinler nakledilir. Boya nakledilen kisir erkek böcekler dogaya salindiktan sonra disiler ile çiftlesir ve bunun sonucunda çiftlesmis disilerde diger disilerden farkli olarak renk degisimleri görülür (Alphey ve ark.,-2006). Bu yöntem sayesinde böceklerin tuzakla yakalanmasi sonucunda kisir bireyler ile çiftlesen disiler rahat sekilde fark edilebilir. Tuzaklarda yakalanan bu disi böceklerin tespiti kisir böcek salimi mücadelesinin basarisi hakkinda net bilgiler elde edilmesini ve programin basarisi hakkinda fikir edinilmesini saglar. Bu yöntem dünyada Sirke sinegi, Sivrisinek ve Akdeniz meyvesinegi’ne uygulanarak denenmistir (Alphey ve ark.,2006).

Üstte: Isaretleyici gen parçasi eklenmis (sol) ve normal (sag) meyve sinegi larvalari ve pupalari, Altta: Disi sinekler (ergin)

Sekil 44. Üstte: Isaretleyici gen parçasi eklenmis (sol) ve normal (sag) meyve sinegi larvalari ve pupalari, Altta: Disi sinekler (ergin) (Morrison ve ark., 2010).

Genetik cinsiyet belirleme

Böceklerin dogada serbest dolastigi yani hareketli oldugu durumda erkek–disi ayrimi yapilmasi ve sayilarinin tespit edilmesi çok zordur. Cinsiyet farklarinin belirlenmesi böceklerin çiftlesme davranisi açisindan önemlidir. Dogada disaridan müdahalenin olmadigi normal kosullarda erkek disi oraninin, zararlinin çogalmasini saglayacak dengede olmasi üretici açisindan ekonomik kayiplara neden olan bir durumdur. Eger bu cinsiyet oranina müdahale edebilirsek böceklerin çiftlesme orani, dolayisiyla zararlinin sayisi düsürülmüs olur. Bunun için zararli böcegin laboratuvar ortaminda üretilerek aradan erkeklerin seçilip kisirlastirildiktan sonra kitle halinde dogaya salinmasi gereklidir (Alphey ve ark.,2006; Morrison ve ark., 2010). Erkeklerin seçilmesinin iki nedeni vardir. Bunlardan ilki disi böcek kisirlastirilmis dahi olsa dogaya salindiginda yumurta koymak için meyveye zarar verebilir. Ikincisi ise hem erkek hem disi böceklerin kisirlastirilip dogaya salinmasi masrafi gereksiz yere arttirir. Çünkü kisir erkekler dogadaki kisir olmayan disileri etkili sekilde aramaz, salinan kisir disiler ile çiftlesir, kendisinden beklenen saglikli disi ile çiftlesme becerisini ve sonuçta istedigimiz etkiyi gösteremez.

Böceklerin uyusuk döneminde cinsiyetleri genellikle belirgin degildir ve ayrim yapilamaz. Cinsiyet ayrimi, genetik olarak böcegin gerekli gen parçasina belirleyici parçanin eklenmesi ya da disilerin isiya hassasiyet göstermesini saglayan parçanin eklenmesi ile yapilabilir. Bunun sonucunda disi böceklerin pupalari beyaz renkte, erkeklerin pupalari ise dogal renginde (kahverengi vs.) olur (Sekil 45). Bunun sonucunda erkekler rahat sekilde seçilip uygulanacak tarim alaninda kullanilabilir. Bu sekilde belirlenip ayrilan erkekler radyasyon ile kisirlastirma ve farkli mücadele yöntemlerinde de kullanilabilir. Tespit edilen disiler ise farkli sicakliklarda isiya maruz birakilip ölmesi saglanir.

Akdeniz meyvesinegi pupalari (disiler: beyaz, erkekler: kahverengi)

Sekil 45. Akdeniz meyvesinegi pupalari (disiler: beyaz, erkekler: kahverengi) (Morrison ve ark., 2010).

Öldürücü Gen Tasiyan Böcek Salimi

Bu yöntem, böceklerin yumurta döneminde öldürücü özellikte gen aktarimi yapilarak uygulanir. Kitle halinde olarak yetistirilen böcekler yumurtadan çiktiktan sonra besinlerine öldürücü geni baskilayan maddeler eklenerek beslenme sonucu bireylerin ergin dönemine kadar yasamasi saglanir (Alphey ve ark.,-2006; Morrison ve ark., 2010).

Mücadele amaciyla genetik transfer yapilan böceklerde ve kisir böcek salma yönteminde erkeklerin tercih edilmesinden dolayi günümüzde disi böcekleri öldürme ile özellesmis genetik parça kullanilmaktadir. Bu özel genin aktarilmasiyla sonradan salimi yapilacak böceklerin yetistirildigi ortamda disilerin ölümü gerçeklesir ve sadece erkekler elde edilmis olur. Üretimi yapilan erkekler zararli ile mücadele edilecek alana salim yapilarak dogadaki disiler ile çiftlesmesi saglanir. Disi böcegi öldüren gen parçasini tasiyan erkek böcek ile dogada serbest bulunan disi çiftlesmesi sonucu öldürücü gen parçasi disi bireye geçer ve ölüm gerçeklesir (Alphey ve ark.,-2006; Morrison ve ark., 2010). Bunun sonucunda dogada disi böceklerin sayisi azaltilarak mücadele yapilmis olur.

Dünyada Meksika Meyvesinegi, Karayipler meyvesinegi, Dogu meyvesinegi, Queensland meyvesinegi, Zeytin sinegi, Akdeniz meyvesinegi ve Bugday kirma biti’ ne karsi kisir böcek salim yöntemi ile mücadele edilirken öldürücü gen tasiyan böcek salimindan da yararlanilmaktadir (Alphey ve ark., 2006). Burada anlatilan gen transferi yoluyla mücadele yöntemlerine ek olarak zararlilara soguga karsi hassasiyet kazandirarak dogada kislama esnasinda ölmeleri ile zararlilik yeteneginin azaltilmasi çalismalari da devam etmektedir.

Facebook'ta Yayınla>
Soru / Yorum Eklemek içinTıklayınız
..:: Sorular / Yorumlar ::..
Henüz yorum eklenmemiştir. Yorum Eklemek için Tıklayınız
Ne? nedir? Nasıldır? Nasıl yapılır? Ne zaman yapılır?
Copyright - Tarım Kütüphanesi - 2007