ARICILIK (Yayçep)

Aricilik

Tarim ve Köyisleri Bakanligi Teskilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlügü

Çiftçi Egitimi ve Yayim Serisi

Yayin No: 33

Kitabin Orijinalinin Yayin Yili: 2001

YAYÇEP (Yaygin Çiftçi Egitim ve Yayim Projesi) Tarim ve Köyisleri Bakanligi

Teskilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlügü

Yayim Dairesi Baskanligi tarafindan yürütülmektedir.

Tarim ve Köyisleri Bakanligi Teskilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlügü

Cinnah Cad. No: 16 06690 Kavaklidere ANKARA

Internet Adresi: www.tarim.gov.tr

Telefon: 0 312 466 82 74 (6 hat)

Faks: 0 312 466 82 81

TEKNIK METIN YAZARLARI

Mustafa GöKÇE

Ali Ihsan öZTÜRK

Cengiz SOLMAZ

Ertaç TUTGUN

Gülten BULUT

Lütfi Ihsan YALÇIN

Mustafa öVER

Nurdogan YASAR

EDITöR

Dr. Ali Ihsan öZTÜRK

Kapak

Yrd. Doç. Dr. Atilla öZER

E-KITAP HAZIRLIGI

Aynur GELBAL

Basak SöKMEN

M. Serdar ERMAN

 

IÇINDEKILER

öNSöZ

1. BöLÜM: ARICILIGIN TARIHÇESI VE GELISMESI

2. BöLÜM: ARICILIGIN ÜLKE EKONOMISINDEKI YERI VE öNEMI

3. BöLÜM: ARICILIKTA KULLANILAN ARAÇ VE GEREÇLER

4. BöLÜM: BAL ARILARININ TAKSONOMISI, VÜCUT YAPILARI VE GELISME DöNEMLERI

5. BöLÜM: BAL ARISI KOLONISI VE ARI IRKLARI

6. BöLÜM: ARICILIKTA MEVSIMSEL BAKIM ISLERI

7. BöLÜM: ANA ARININ öNEMI VE ÜRETIMI

8. BöLÜM: ARI ÜRÜNLERI VE öZELLIKLERI

9. BöLÜM: BALLI BITKILER

10. BöLÜM: GEZGINCI ARICILIK VE ARILARININ ZIRAI MÜCADELE ILAÇ UYGULAMALARINDAN KORUNMASI

11. BöLÜM: ARI HASTALIKLARI VE ZARARLILARI

12. BöLÜM: ARICILAR IÇIN BAZI öNEMLI öNERILER

ÖNSöZ

Türkiye' de halen nüfusun yüzde 40'i kirsal kesimde yasamakta ve tarimda küçük aile isletmeleri çogunlugu olusturmaktadir. Köylerden kentlere göçe ragmen, çiftçi ailesi basina düsen tarima elverisli arazi büyüklügü sürekli azalma göstermektedir. Arazi büyüklügü ve fazla sermaye gerektirmeden uygulanabilecek, bos zamanlarinda degerlendirilebilecegi aricilik, çiftçimizin "Dogdugu Yerde Doymasini" da saglayacak bir faaliyet koludur.

Aricilik; gerek cografi konumu, arazi yapisi, iklimi ve bitki örtüsü, gerekse insanimizin sosyoekonomik yapisi itibariyle, Anadolu için en uygun tarimsal faaliyet kollarindan biridir. Ancak, sartlarin elverisli olmasina karsilik, ülkemizin bal üretimi yeterli düzeyde degildir. Modern kovan varligimiz küçümsenmeyecek miktarda olmasina ragmen, kovan basina bal verimi düsüktür. Bu durum; polen, ari sütü, propolis, ari zehiri gibi ari ürünlerine yönelik üretimin henüz yayginlasmamasi, ariciligin ilkel sartlarda veya teknik bilgiden mahrum olarak yapilmasindan kaynaklanmaktadir.

Ariciligin tarimda en büyük rolü, bitkilerde döllenmeyi de saglamasidir. Bu görevleri ile arilar, tarimsal üretimde yüzde 25-30 verim artisi saglayabilmektedir. Bu nedenle, ayçiçegi, yonca, narenciye ve diger meyvecilik üretim alanlarinda arinin önemi bir kat daha artmaktadir.

Degerli çiftçiler;

Aricilikta basari için, bilgi ve tecrübe çok önemlidir. Bu kitapta aricilik için temel bilgileri bulacaksiniz. Bu bilgileri üretimde uygulamak suretiyle, daha verimli ve daha karli bir faaliyet yapacaginizi ummaktayim.

Bu düsüncelerle bereketli mahsuller ve huzur dolu yillar diliyorum.

Prof. Dr. Hüsnü Yusuf GöKALP

Tarim ve Köyisleri Bakani

1. BöLÜM

ARICILIGIN TARIHÇESI VE GELISMESI

1. Ariciligin Tarihçesi

Ariciligin tarihçesi insanlarin magara hayati yasadigi on binlerce yil öncesine kadar gitmektedir. M.ö. 7000 yillarina ait magaralara çizilen resimler, çok eski tarihlere ait ari fosilleri ve benzeri tarihi buluntular bu görüsü dogrulamaktadir. Ilk insanlar dogal olarak agaç kovuklari ve kaya oyuklarina yuvalanan ogullari öldürerek ballarindan yararlanmislardir.

Tarihi gelisim içinde tas devrinden itibaren; önce mantar ve agaç kütükleri sonra da toprak ve kilden yapilmis kaplar kovan olarak kullanilmis ve zamanla bugün kullanilan kovanlar gelistirilmistir. Gerçek aricilik, insanlarin agaç kovuklari içinde yuvalanan arilari öldürmeden bir miktar bal almalari ve bir miktar bali da arilara birakmalari ile baslamistir. Arilarin gen merkezlerinin Orta-Dogu ülkeleri oldugundan ariciligin ortaya çikmasi bu ülkelerde olmustur. Bununla birlikte M.ö. 1300 yillarina ait oldugu sanilan ve Hititler devrinden kalma Bogazköy'deki tas yazitlarda arilardan bahsedilmesi ariciligin Anadolu'da da çok eski tarihlere dayandigini göstermektedir.

2. Ariciligin Gelismesi

Son birkaç yüzyil öncesine kadar çok uzun bir süre ilkel olarak yapilan aricilik, bir çok bilimsel bulus ve gelismelerin isiginda günümüz ariciligina kadar gelisme süreci yasamistir. Günümüz ariciligina gelinmesinde; 1787 yilinda ana arinin havada çiftlestiginin tespiti, 1845 yilinda ari üreme biyolojisinin izahi, 1851 yilinda çerçeveli fenni kovanin kesfi, 1857 yilinda temel petek kaliplarinin bulunusu, 1865 yilinda bal süzme makinesinin icadi, 1882 yilinda larva transfer yöntemiyle ana ari yetistirme tekniginin kesfi ve 1926 yilinda ana arilarda yapay döllemenin bulunusu gibi icatlar katkida bulunmustur.

3. Teknik Aricilik

Teknik aricilik, bir amaç dogrultusunda "Arilari Kullanabilme ve Yönetebilme Sanati" olarak adlandirilabilir. Teknik aricilik için bilgi ve tecrübeye ihtiyaç vardir. Aksi halde, bilgi ve tecrübe olmadan teknik aricilik hatta siradan bir aricilik bile yapmak mümkün degildir. Ariciliga baslamadan önce ari ailesi (koloni), aile bireyleri ve koloninin yasam düzeni ile ariciligi ilgilendiren diger konularda bilgi sahibi olunmalidir.

Bilgi ve tecrübeden yoksun yapilacak aricilik ekonomik kazanç bir yana, basarisizlikla sonuçlanir. Ariciliga baslarken, aricilik yapilacak bölge iyi seçilmeli, bölgenin bitki örtüsü ve iklimi aricilik için uygun olmalidir.

4. Dünyada Aricilik

Günümüzde aricilik, tüm dünyada yapilan en yaygin tarimsal faaliyetlerden birisidir. Bugün dünyada 56 milyon dolayinda ari kovani bulunmakta ve bunlardan 1.2 milyon ton dolayinda bal üretilmektedir. Üretilen balin yaklasik 1/4'ü ticarete konu olmakta ve dis satimin %90'i 20 dolayindaki bal üreticisi ülkeden yapilmaktadir. Dünyanin en çok kovan varligina (65 milyon) sahip ve bal üreten (211 bin ton) ülkesi Çin'dir.

Kovan basina ortalama dünya bal üretimi 20 kg dolayinda olup bu rakam Çin'de 33, Arjantin'de 40, Meksika'da 27, Kanada'da 64, Avustralya'da 55, Macaristan'da 40 ve Türkiye'de 16 kg dolayindadir. Bu ülkeler ayni zamanda dünyanin en çok bal ihraç eden ülkeleridir. Dünyada en çok bal ithal eden ülkeler ise; Almanya, ABD, Japonya, Ingiltere, Italya, Isviçre, Fransa, Avusturya ve diger Avrupa ülkeleridir. Bu ülkelerden Almanya yalniz basina Türkiye'nin bal üretiminden daha fazla bal ithal etmektedir.

Bal yaninda; propolis, ari sütü, polen ve balmumu gibi ari ürünleri de dünya ticaretinde yer almaktadir. Diger yandan tarimi gelismis ülkelerde aricilik, ari ürünleri üretimi yaninda hatta daha önemli olarak, bitkisel üretimde miktar ve kalitenin artirilmasi amaciyla yapilmaktadir. örnegin, ABD'de bitkisel üretimde bulunan üreticiler üretim yaptiklari bitkilerde tozlasmanin saglanmasi için aricilara 41 milyon $ ari kirasi öderlerken, buna karsilik kendileri arilarin üretimlerine katkisindan 3.2 milyar $ kazanmaktadirlar. Yine ABD'de yapilan bir baska çalismada; 40 dolayindaki bitki türünden elde edilen toplam 30 milyar $'lik ürün degerinin yaklasik 1/3'ü olan 10 milyar $'in bal arilarindan dolayi saglandigi bulunmustur.

Diger yandan bal, propolis, ari zehiri, ari sütü gibi ari ürünleri pek çok ülkede "Ari Ürünleri ile Tedavi" anlamina gelen "Apiterapi"de kullanilmaktadir. Bununla birlikte aricilik, doga ve çevreye zarar vermeden yapilabilen ender tarimsal faaliyetlerden birisidir. Bu yönüyle de aricilik gelecegin en önemli sürdürülebilir tarim faaliyetlerinden birisi olacaktir. Yukarida açiklanan nedenlerden dolayi aricilik, tüm dünyada vazgeçilemez tarimsal bir faaliyet olarak sürdürülmektedir.

5. Türkiye'de Aricilik

Türkiye'de aricilik, çok eski yillardan beri bir gelenek olarak yapila gelen sosyo-ekonomik bir faaliyettir. Türkiye sahip oldugu 4 milyon dolayindaki kovan varligi ve 63 bin ton dolayindaki bal üretimi ile dünyada 3. ve 4. siralarda yer alarak hem kovan varligi hem de bal üretimi bakimindan dünyanin en önemli ülkeleri arasindadir. Ancak bu önemli gelismeye karsin, ülkemizde kovan basina ortalama bal üretimi 16 kg dolayinda olup dünya ortalamasi olan 20 kg'in altindadir. Bununla birlikte, Türkiye'nin dünya bal ticaretinde %1.87'lik bir payla 10. sirada yer alisi sahip olunan kovan varligi ve bal üretimiyle uyum saglamamaktadir. Hem dünya bal ticaretindeki payimiz hem de koloni basina bal üretimimiz dikkate alindiginda, ülkemizin sahip oldugu mevcut aricilik potansiyelinden yeteri kadar faydalanamadigimiz ortaya çikmaktadir. Diger yandan ülkemizde, bal disinda diger ari ürünlerinin üretimi ve bal arilarinin bitkisel üretimde yeterli tozlasmanin saglanmasi amaciyla kullanilmalari da yaygin degildir. Kovan basina bal üretiminin artirilmasi, bal üretimi yaninda diger ari ürünlerinin üretilmesi ve bal arilarinin bitkisel üretimde daha yaygin kullanilmasi durumunda mevcut potansiyelimizi daha iyi degerlendirecegimiz açiktir. Ancak, ilkel ve geçit kovanlardan modern kovanlara geçisin büyük ölçüde tamamlanmis olmasi, koloni basina ortalama bal üretiminde bir miktar artisin saglanmasi ariciligimiz için olumlu gelismeler olarak sayilabilir.

Türkiye'nin ekolojik ve sosyo-ekonomik yapisi geregi, ülkemizin her yerinde aricilik yapilabilirken sirasiyla Ege, Karadeniz ve Akdeniz Bölgeleri gerek kovan varligi gerekse üretim payi bakimindan aricilik için en önemli bölgelerimizdir. Türkiye bal üretiminin yaklasik yarisi bu üç bölgemizde gerçeklesmektedir. Bal üretimi bakimindan sirasiyla ilk on ilimiz; Mugla, Ordu, Adana, Aydin, Sivas, Antalya, Izmir, Içel, Erzincan ve Samsun olup ülkemiz bal üretiminin yaklasik yarisi bu illerimizde üretilmektedir.

 

2. BöLÜM

ARICILIGIN ÜLKE EKONOMISINDEKI YERI VE öNEMI

1. Ariciligin Aile Ekonomisindeki Yeri

Aricilik diger tarimsal faaliyetlere göre daha az sermaye ile yapilabilen ve kisa sürede kazanç saglayan bir faaliyettir. Aricilik yapmak için kapali bir alan yapimina veya arazi satin alinmasina gerek yoktur. Iyi planlandigi veya diger aricilarla isbirligi yapildigi takdirde ikinci bir meslek olarak bos zamanlarda bile yapilabilir. Ayrica, aile fertlerinden herhangi birisinin kolaylikla yapabilecegi bir faaliyettir. Bu yönüyle, aile ekonomisi için asil veya yan gelir kaynagi olabilir. özellikle kirsal kesimde aile bütçesine önemli katkilar saglar.

2. Ariciligin Tarim Isletmelerindeki Yeri

Aricilik tarla, bag-bahçe ve hayvancilik gibi tarim isletmeleri içinde ikinci üretim dali olarak yapilabilir. Bu yolla isletmenin kazanci artirilmis olur. Aslinda, tarla ve bag-bahçe ürünleri üreten isletmelerde bal arilarina ihtiyaç da vardir. Bilindigi üzere, arilar bitkisel üretimde bitkilerin tohum ve meyve üretebilmeleri için ihtiyaç duyduklari tozlasmayi saglayarak ürün miktari ve kalitesinde çok büyük artislara neden olurlar. Sadece bu nedenle bile tarim isletmelerinde ariciliga yer verilebilir. özellikle, çevrelerinde zengin bitki örtüsü bulunan isletmelerde ariciliga da yer verilmesi hem isletmenin kazancinda artislara neden olur hem de bal veya diger ari ürünleri üretiminden dolayi isletme bütçesine katki saglar.

3. Ariciligin Bitkisel Üretimdeki Yeri

Yukarida da bahsedildigi üzere, bitkilerin tohum ve meyve üretebilmeleri için çiçeklerin yeterli miktarda tozlasmalari gerekmektedir. Bal arilari, özellikle açik alanlarda tozlasmayi (polinasyon) en iyi yapan böceklerdir. Bal arilarinin degisik evrim asamalarindan geçerek nektar ve polenle beslenme sistemine geçmeleri ve bu amaca uygun organlarinin olusumu bitkilerin tozlasma ihtiyaçlarinin karsilanmasi ile baglantili oldugu düsünülmektedir. Bu nedenle vücut yapilari ve beslenme tarzlari geregi çok iyi tozlayici olan arilar, nektar salgilamalari ile çiçekler tarafindan cezbedilirler. Nektar ve polenin arilar tarafindan toplanmasi sirasinda da tozlasirlar. Bitkilerin tozlasma ihtiyaçlarini, tozlasmada bal arilarinin önemini ve bu yolla saglanacak ürün artisini iyi bilen dis ülkelerdeki üreticiler bitkilerin çiçeklenme dönemlerinde ari kolonisi kiralayarak daha fazla ve daha kaliteli ürün elde ederler. Bu konu maalesef ülkemizde yeterince bilinmemekte ve büyük miktarlarda ürün kayiplari meydana gelmektedir.

Arilarla saglanan tozlasmadan; basta badem, elma, kiraz, seftali, armut, kayisi, erik ve çilek gibi meyve türleri; pamuk, ayçiçegi ve anason gibi tarla bitkileri; kavun ve karpuz gibi bahçe bitkileri; fig, üçgül, yonca ve korunga gibi yem bitkileri olmak üzere hemen hemen tüm bitki türleri fayda saglar. Bunun yaninda, bazi bitki türlerinin tozlasmasi sadece arilar araciligi ile gerçeklesir ve bitkinin sürekliligi arilarin varligina baglidir.

Bitkisel üretimde bulunan üreticiler; bitkilerin tozlasma istekleri, bitkiye has tozlayicilar, tozlasma etkinliginin artirilmasi ve bu amaçla bal arilarinin kullanilmasi konularinda bir uzmanin görüs ve önerilerini alarak üretim miktarlarini ve ürün kalitesini artirabilirler.

4. Ariciligin Ülke Ekonomisine Katkisi

Ariciligin ülke ekonomisine katkisi, tarimsal bir faaliyet olmasi sonucu dogrudan ve gerek sosyo-ekonomik bir konu olmasi gerekse bitkisel üretime katkisi nedeniyle dolayli olarak da olmaktadir. Aricilik topraga bagimli olmayip, topraksiz veya az toprakli aileler için tek basina bir geçim kaynagi olabilmektedir. Ayni zamanda en ucuz ve en kolay istihdam yaratan tek tarimsal faaliyettir. Ayrica, ariciligin çevreye ve dogaya dogrudan veya dolayli hiçbir zararli etkisi yoktur. Daha da önemlisi dogal denge için mutlak surette arilara ve dolayisiyla ariciliga ihtiyaç vardir. Ülkemizde çok genis alanlarda ari tozlasmasina ihtiyaç duyan ürünler yetistirilmekte ve ariciliktan bu yönde de faydalanilmaktadir. Çogu kisilerce fark edilmeyen bu katki ari ürünlerinden çok daha fazladir.

Kisaca, ariciligin bir üretim dali olarak bal ve balmumu üretimiyle ülke ekonomisine dogrudan katkisi 160 trilyon TL. civarindadir. Ariciligin tozlasma yolu ile ekonomiye olan katkisinin bal ve balmumu ile saglanan katkinin en az 10-15 kati oldugu dikkate alindiginda aricilik bu yolla ülke ekonomisine 1.6-2.4 katrilyon TL. katki saglamaktadir. Ayrica, büyük çogunlugu kirsal kesimde yasayan ve yeterli topragi olmayan 150.000 dolayindaki kisi için istihdam kaynagi olmasi ariciligin ülkemiz ekonomisi yönünden önemini ortaya koymaktadir.

 

3. BöLÜM

ARICILIKTA KULLANILAN ARAÇ VE GEREÇLER

A- Ari Kovanlari Ve özellikleri

Aricilikta kullanilan en önemli araç ve gereçlerin basinda ariciligin vazgeçilmez girdisi olan kovanlar gelmektedir. Arilar dogal sartlarda agaç ve tas kovuklarini barinak (yuva yeri) olarak kullanirlar. Ancak, tarimsal bir faaliyet olarak ariciligin gelismesiyle birlikte, arilar insanlar tarafindan degisik barinaklara alinmislardir. Ariciligin gelisme süreci içinde ari barinaklari da gelistirilerek günümüz modern kovanlarina kadar gelinmistir. Eski sistemden modern ariciliga geçis, çerçeveli kovanlarin kullanilmasiyla mümkün olmustur.

Ariciligi ileri ülkelerde eski tip kovanlar artik yerini tamamen modern kovanlara birakmasina ragmen ülkemizde az sayida da olsa ilkel ve modern kovanlari yan yana görmek mümkündür. Modern kovanlar, ari ticaretinin daha uygun kosullarda ve daha kolay yapilabilmesine olanak saglarlar. Bununla birlikte modern kovanlardan daha yüksek verim alinabilmesi, arilarin bakim ve beslemelerinde çalisma kolayligi, gezginci aricilik yapanlar için ari naklinin kolaylasmasi gibi nedenlerle çerçeveli modern kovan kullanimi ülkemizde ve tüm dünyada hizla yayginlasmistir. Kovanlar asagida verildigi gibi 3 gruba ayrilabilir.

1. Basit Kovanlar

Ülkemizin her kösesinde bu tip kovanlara rastlamak mümkündür. Bunlar yapilis ve görünüs tarzi olarak basit olup teknik ve gezginci aricilik için uygun olmayan kovanlardir. Içi oyulmus kütükler, çamurla veya samanla sivanmis hasir veya çalidan örülmüs sepetler olabildigi gibi su kabaklari, toprak kaplar, basit tahta kutular ve hatta meyve sandiklari kovan olarak kullanilmistir.

2. Geçit Kovanlar

Geçit tipi kovanlar, basit kovanlardan standart çerçeveli kovanlara geçiste atilan ilk adim olup iki tip arasinda bulunmaktadir. Açilip kontrol edilmeleri, bal hasadi ve diger bir kisim uygulamalar açisindan basit kovanlardan üstündür. önde ve arkada kapaklari bulunan dikdörtgen seklindeki 4 parça tahtadan yapilmis küçük çerçeveli kovanlar geçit kovanlarin en sik kullanilan örneklerindendir.

Basit kovanlardan kütük kovan

Resim 1. Basit kovanlardan kütük kovan

3. Modern Kovanlar

Bugün dünyanin pek çok yerinde ve ülkemizde içerisinde hareketli çerçevelerin bulundugu standart çerçeveli modern ari kovanlari kullanilmaktadir. Langstroth ve Dadant olmak üzere iki tip modern kovan bulunmasina karsin ülkemizde ve dünyada Langstroth tipi kovanlar daha sik görülür. Her iki kovanda da sistem ayni olup sadece ölçüler farklidir. Modern kovanlar teknik aricilikta diger kovan tiplerine göre büyük avantaj ve yarar saglarlar. Modern kovanlarin yararlari ve üstünlükleri asagidaki gibi siralanabilir.

* Çerçeveli kovanin bütün parçalarinin hareketli olmasi nedeniyle çikarip tamir etmek ve yenilemek mümkündür.

* Ilkel kovanlara göre saglam ve uzun ömürlüdür.

* Bu tip kovanlarda bilinen bütün aricilik teknikleri rahatlikla uygulanabilir.

* Koloniler istenildigi zaman bala veya diger ari ürünleri üretimine yönlendirilebilir.

* Istenilen sekilde ve istenildigi zaman besleme yapilabilir.

* Her türlü hastalik ve zararlilar ile istenilen sekilde mücadele edilebilir.

* Ana ari yakindan görülebilir ve gerektiginde yenilenebilir.

* Istenildigi zaman bal hasadi yapilabilir.

* Gezginci aricilik yapmak için idealdir.

4. Langstroth Kovani

Langstroth ari kovanlarinda kuluçkalik ve ballik ayni ölçüde olup bu kovanlar florasi zayif, nektar dönemi kisa, kislarin ilik geçtigi sicak ve kurak iklime sahip bölgelerde ve gezginci aricilik sartlarina uygundur. Langstroth tipi kovanlarda kuluçkalik ve ballik gövde ve çerçeve ölçüleri birbirinin aynisidir. Langstroth kovaninda 10 çerçeve kuluçkalikta 10 çerçeve ballikta olmak üzere toplam 20 çerçeve bulunur. Kovan gövde kalinligi 25 mm'dir. Kuluçkalik ve ballik ölçüleri distan disa 505 mm x 435 mm x 260 mm; içten içe ise 455 mm x 385 mm x 260 mm'dir. Langstroth kovanlara ait çerçevelerin distan disa olan ölçüleri 440 mm x 250 mm olup çerçeve koltuk genisligi 37 mm'dir. Çerçevenin distan disa uzunlugu kovana oturma paylari ile birlikte 472 mm'ye çikar.

1-Kovan Kapagi, 2-örtü Tahtasi, 3-Ballik Kuluçkalik, 4-Dip Tablasi, 5-Uçus Tahtasi

Langstroth Kovaninin Izometrik Görünüsü

Sekil 1. Langstroth Kovaninin Izometrik Görünüsü

5. Langstroth Kovaninin Baslica Parçalari

Kovan Dip Tahtasi

Kovanin en altinda bulunan parçasidir. Dip tahtasi sabit olmamali, gerektiginde kolayca çikarilabilmelidir. Ancak ülkemizde genis ölçüde gezginci aricilik yapildigi için dip tahtasi sabit olarak yapilmaktadir. Uçus tahtasi dip tahtasi boyunca menteseli ve kapanacak sekilde yapilmaktadir. Uçus tahtasi, kovan bekçiligi yapan arilar için bir nöbet tutma yeri ve kovanin havalandirilmasi sirasinda kanat çirparak kovana hava pompalayan arilar için durak yeridir. Ayni zamanda bu tahta arilarin kovana giris çikislarini kolaylastirir.

Langstroth Kovaninin Görünüs ve ölçüleri

Sekil 2. Langstroth Kovaninin Görünüs ve ölçüleri (mm)

Kuluçkalik

Kuluçkalik, dip tahtasi üzerine yerlestirilen ve ön alt kisimda uçus deligi bulunan kovanin ana parçasidir. Adindan da anlasildigi üzere kuluçkalik arilarin yavru yetistirdigi bölümdür. Kuluçkalik ayni zamanda arilarin kisladiklari ve kislik gida stogunun yapildigi kisimdir.

Ballik

Kovan içerisinde ari mevcudunun artip kuluçkaliga sigmaz hale geldigi zaman kuluçkalik üzerine yerlestirilen kattir. Hasat edilecek balin hemen hemen tamami bu katlardan alinir. Ana ari yumurtlamak için kuluçkalikta bos yer bulamadigi zaman yumurtlamasini balliklarda da sürdürür.

Çerçeveler

Kuluçkalik ve ballik içinde yan yana yerlestirilen ve temel petek takilarak arilarin is ve zamandan tasarruf saglamalarini ve bunun sonucu daha üretken olmalarini imkan veren kovan kisimlaridir.

Örtü Tahtasi

Kovan kapagi altina yerlestirilen iç kapak durumundadir. örtü tahtasi 2-4 parçali veya yekpare tek parça olarak yapilabilmektedir. Gezginci aricilik yönünden tek parça olmasi daha uygundur.

Kovan Kapagi

Yukarida sayilan bütün kovan parçalarinin ve arilarin koruyucusudur. Düz veya geriye meyilli olabilir. Kovan içerisine yagmur ve kar sularinin girmesini önler. özellikle gezginci aricilik yapilmasi halinde kovan kapaginin ön ve arka kisimlarinda havalandirma deliklerinin olmasi gereklidir.

B- Diger Aricilik Malzemeleri

Arici Körügü

Aricinin koloni kontrolleri sirasinda sürekli olarak kullandigi, arilari sakinlestirip zararsiz hale getirdigi ve rahat bir çalisma ortami olusturmada kullandigi bir alettir. Körük genelde silindirik yapida olup duman verici maddelerin yakildigi depo (kazan) kismi, hava pompalayarak yanmayi kolaylastiran ve çikan dumani üfleyen körük kismi ile dumanin püskürtüldügü huni seklindeki agiz kismi olmak üzere üç kisimdan olusmaktadir. Körük içerisinde marangoz talasi, çürümüs agaç kökü ve saman gibi maddeler yakilabilir. Yakilacak malzeme bal ve balmumunda koku birakmamalidir. Bu durum özellikle bal hasadi sirasinda daha da önem kazanmaktadir.

Arici Maskesi

Aricinin bas ve boyun kisimlarini arilardan koruyan, yüze gelen kismi ince tül veya telden yapilmis sapka gibi giyilebilen bir basliktir. Maske görüsü engellememeli ve ariciyi bunaltmayacak sekilde hafif ve ayni zamanda dayanikli olmalidir. Sadece insanin bas kismini veya vücudun belden yukarisini koruyan ya da tulum seklinde giyilebilen tipleri bulunmaktadir.

Aricilik malzemelerinden maske, spatula, sir taragi, körük ve ana ari izgarasi

Resim 2. Aricilik malzemelerinden maske, spatula, sir taragi, körük ve ana ari izgarasi

Eldiven

Ince deriden veya kauçuktan yapilmis olup bazilarinda dirsege veya bilegin üst kismina kadar örten bez kismi bulunur. Eldiven genellikle yeni ariciliga baslayanlar tarafindan sikça kullanilmakta olup parmak hareketlerini kisitladigi için deneyimli ve usta aricilar tarafindan pek kullanilmaz.

El Demiri

El demiri çok basit yapili ve küçük bir demir parçasi olmasina karsilik oldukça ise yarayan ve çok kullanilan bir alettir. El demiri örtü tahtalarini kaldirmada, çerçeve çikarmada, bal mumu, propolis veya diger artiklari kaziyip temizlemede ve kovan gövdelerini birbirinden ayirmada kullanilir.

Temel Petek

Bal üretimini artirmak ve arilarin petek yapimini kolaylastirmak için çerçeve teli ve mahmuz yardimiyla çerçevelere sabitlestirilen, isçi ari gözü basili ve saf bal mumundan yapilmis ince mum levhasidir.

Mahmuz

Temel peteklerin çerçeve tellerine sabitlenmesi sirasinda kullanilir. Bir sap ve buna bagli disli bir tekerlekten ibaret olup dislerin içi tel üzerinde yürümeyi saglayacak biçimde oyuktur.

Biz

Temel petek telinin çerçevelere takilmasi için çerçevelerin yan çitalarinda delik açilmasi sirasinda kullanilir.

Bal Biçagi ve Sir Taragi

Bal süzme islemi sirasinda sirli peteklerin sirlarini açmak için kullanilir. Sirlari açma sirasinda petek gözlerinin bozulmamasina dikkat edilmelidir. Bazi ülkelerde sir alma islemi otomatik sir alma makinesi ile yapilmakta olup is gücünden önemli ölçüde tasarruf saglanmaktadir.

Çerçeve Teli

Çerçevelere takilan temel peteklerin daha saglam olarak tutturulmasi için çerçevelerin yan çitalari arasina gerilen ince paslanmaz ve yumusak teldir.

Bölme Tahtasi

Zayif ari ailelerinde kovandaki arili ve yavrulu çerçeveleri bir tarafa sikistirdiktan sonra son çerçevenin yanina konulan düz bir tahtadir. Bölme tahtasi kovan içi hacmini daraltarak kuluçkalikta gerekli sicakligin saglanmasini ve korunmasini kolaylastirir.

Ana Ari Izgarasi

Kuluçkalik ile ballik arasina yerlestirilerek ana arinin balliklara geçisini engelleyen metalden yapilmis izgaradir. Ana ari izgarasinin araliklarindan isçi arilar geçis yapabilirken ana ari ve erkek arilar geçemezler. Genellikle kaliteli petekli bal üretmek amaciyla kullanilir.

Ana Ari Kafesleri

Ana arisiz kalmis veya verimsiz, sakat, yasli ana ariya sahip kolonilere yeni bir ana ari vermek ya da ana arilari bir yerden bir yere nakletmek için kullanilan, çok degisik tipleri bulunan özel kafeslerdir.

Yemlik

Kolonilere kati veya sulu yemlerle besleme yapmak için kullanilan çinko, plastik, ahsap ve fiberglas gibi çesitli malzemelerden ve degisik tiplerde yapilan kaplardir.

Polen Kapani

Arilarin bol polen topladiklari dönemlerde kovan uçus deligine ya da kovan tabanina monte edilerek isçi arilarin getirdikleri çiçek tozu kümelerini toplamaya yarayan bir tuzaktir. Son yillarda ari nakilleri sirasinda havalandirma penceresi olarak da kullanilabilen kovan tabanina monte edilen tipleri daha sik kullanilmakta ve önerilmektedir.

Bal Süzme Makinesi

Santrifüj makinesi olarak da adlandirilan bal süzme makinesi, sirlari alinmis peteklerden bali çikarmak için kullanilir. El veya elektrikle çalisan ve devir sayisi ayarlanabilen modern tipleri de mevcuttur. Galvanizli saç veya çinkodan yapilan silindirik biçimdeki bal süzme makinelerinin silindirik muhafaza kismi , bu kisim içinde çerçeve konulacak özel yuvalar ve bu yuva takiminin bagli oldugu düzeni döndürmeye yarayan disli bir çevirme mekanizmasindan ibarettir.

Bal Dinlendirme Kaplari

Elde edilen süzme balin, içinde bir süre tutularak dinlendirildigi, bal içindeki mum kirintilarinin ve hava kabarciklarinin üste çikarak balin arindirildigi kaplardir.

 

 

4. BöLÜM

BAL ARILARININ TAKSONOMISI, VÜCUT YAPILARI VE GELISME DöNEMLERI

A- Bal Arinin Taksonomisi

Dünyada 100.000 dolayinda böcek türü taksonomik olarak siniflandirilmistir. Bu 100.000 tür içinde 23.000 dolayinda ari türü bulunmaktadir. Bal arilari evrimleri süresince diger böcek türlerinden farklilik göstererek kendilerine has morfolojik ve anatomik yapilarini gelistirmislerdir. örnegin bal arilarinda polen toplamaya yarayan polen sepetçiklerinin olusmasi, nektar ve polenle beslenmeye geçis bu farklilasmanin en tipik örnekleridir. Hayvanlar aleminin böcekler sinifinda yer alan bal arisinin taksonomisi asagida verilmistir.

Alem (Kingdom) :Hayvanlar (Animalia)

Sube (Phylum) :Eklembacaklilar (Arthropoda)

Alt sube (Subphylum) :Antenliler (Antennata)

Sinif (Class) :Böcekler (Insecta)

Takim (Order) :Zar kanatlilar (Hymenoptera)

Familya (Family) :Arilar (Apidae)

Cins (Genus) :Bal arilari (Apis)

Tür (Species) :Bal arisi (Apis mellifera)

Apis cinsi içinde "Bati" bal arisi olarak adlandirilan Apis mellifera disinda 3 tür daha bulunur ki bunlar "Dogu" bal arisi türleri olan; Apis cerana, Apis dorsata ve Apis florea'dir. Dünya bal üretiminde A. Cerana'dan kismen yararlanilirken üretimin tamamina yakin kismi A. mellifera kullanilarak gerçeklestirilmektedir. Diger 2 tür ise kovana alinamamis olup dogal yuvalarda tek bir petek üzerinde yasamaktadirlar.

Ari taksonomisinde türden sonra irklar yer almaktadir. örnegin Anadolu irki, Apis mellifera anatolica olarak ifade edilir.

B- Arinin Vücut Yapisi

Genel morfolojik yapisi bakimindan diger böceklere benzemekle birlikte, arinin vücudu yumusak yapida olan yogun bir kil örtüsü ile kaplidir. Arinin vücudu bas, gögüs ve karin olmak üzere üç kisimdan meydana gelir. Basta gözler, duyargalar ve agiz parçalari bulunur. Bas, vücudun ikinci kismi olan gögüse ince oynak bir boyunla baglidir. Gögüs ve karinin dis kismi segment denilen halkalardan olusur.

1. Bas

Arilarda bas önden bakildiginda bir üçgeni andirir. Basta; gözler, duyarga ve agiz parçalari bulunur. Gözler bir çift bilesik (petek) göz ile üç adet basit gözden ibarettir. Basit gözlerin her biri binlerce küçük üniteden olusmaktadir. Bilesik göz; ana arida 3.000, isçi arida 4.000 ve erkek arida 8.000'den fazla gözcügün birlesmesinden meydana gelmistir. Gözün her bir ünitesi bakilan cismin küçük bir kismini görür ve bu görüntüler birlestirilerek cismin görüntüsü tamamlanir.

Arilarda koku, tat ve dokunma-hissetme duyularini algilayan bir çift duyarga (anten) basta bulunmaktadir. Bu duyargalar oldukça kuvvetli kaslar yardimiyla her yöne hareket etme kabiliyetine sahiptirler. Duyargalar disilerde 12, erkeklerde 13 halkadan meydana gelmistir. Duyargalar içerisinde bulunan sinir uçlari sayesinde arilar duyularina ek olarak rüzgar hizini ve hava sicakligini da algilayabilmektedirler. Arilarin duyargalari o kadar hassastir ki 2 km mesafeden balin kokusunu algilayabilirler.

Arilar; üst dudak, üst çene, alt çene ve alt dudak olmak üzere dört kisimdan meydana gelen yalayici-emici agiz tipine sahiptirler. Alt çeneleri yardimiyla koparici özellik gösterirler. Alt çene ve alt dudak birlikte uzanarak hortum seklindeki “probozis”i olustururlar. Probozis ve bunun uzantisindaki dil sivi gidalarin alinmasini saglar. Dil uzunlugu, ari irkina göre degismekle birlikte 6-7 mm arasindadir. Arinin, üzeri killarla kapli bulunan dil kismi iç içe geçmis sert halkalardan olusur. Bu halkalar arasinda zarimsi, dar ve tüysüz kisimlar vardir. Bu yapisindan dolayi dil gerektiginde uzayip kisalabilme özelligine sahiptir. Beslenme islemi bittiginde probozis kivrilip basin arka kismina katlandiginda dil eski haline nazaran oldukça kisa görünmektedir.

Isçi arilar üst çenelerini polen almak, petek yapiminda mum islemek, herhangi bir seyi tutup kavramak gibi islerde kullanirlar. Arilarda hortum (dil) nektar, bal, surup veya su gibi sivi besinleri almak için kullanilir. Dil, arinin emme islevini yerine getiren organidir.

Bas, iç yapi itibariyle de önemli salgilarin üretildigi kisimdir. Isçi arilarin yutak üstü salgi bezleri genç yasta ari sütü, daha ileri ki yaslarda baldaki sakarozu parçalayan enzimleri salgilarlar. Çenede bulunan salgi bezleri ana arida ana ari feromonunu, isçi arilarda ise alarm feromonunu salgilar.

2. Gögüs

Arilarda gögüs hareketi dört segmentten meydana gelmistir. Karnin ilk halkasi gögsün son halkasiyla birlesmistir. Gögüste bulunan üç segmentte her birinden bir çift olmak üzere, üç çift bacak ve iki çift kanat bulunmaktadir. Bu nedenle gögüs arinin hareket merkezi olup güçlü kaslarla doludur.

Bacaklar, arinin hareket etmesini saglamasi yaninda baska görevlere de sahiptirler. öndeki bir çift bacak bas ve antenlerin temizligini yapmada kullanilir. Orta bacaklar daha ziyade dayanmayi-tutunmayi saglar. Ayni zamanda polenin gögüsten ve ön bacaklardan arka bacaklara aktarilmasini ve polen sepetine doldurulmasini saglar. Üzerindeki sert tüyler nedeniyle bunlara "firça" da denilmektedir. Arka bacaklar üzerinde bulunan polen sepetçigi polenin kovana tasinmasinda kullanilir.

Bal arilarinda iki çift kanat bulunur. Kanatlar, çok ince zardan yapilmis olup kitinlesmis damarlarla desteklenmistir. ön kanatlar, arka kanatlardan daha genis, daha uzun ve daha damarli olmakla birlikte uçusta ikisi birlikte çalismaktadir. Kanatlar uçmanin disinda uçusu yönlendirmeyi de saglarlar. Arilar kanatlarini kullanarak havada belirli bir noktada sabit kalabilmekte, uçus yönlerini degistirebilmekte ve ani olarak çesitli yönlere dönüs yapabilmektedir.

3. Karin

Arilarin karin (abdomen) kisminda mide, bagirsak ve üreme organlari gibi iç organlarla, balmumu, zehir ve nasanof salgi bezleri ile igne bulunur. Bal arisi larvasinda 10 adet abdominal segment vardir. Fakat birinci abdominal segment gögüsle birlesir ve ergin arida 9 segment bulunur. Son karin segmentleri de iç içe girerler ve böylece isçi ve ana arida 6 segment varmis gibi görünür. 8., 9.,10. segmentler küçülerek 7. segment içerisine gizlenmistir.

Isçi arilarin 4, 5, 6 ve 7. karin halkalarinda her birisinde sagli-sollu bir çift mum salgi bezi (balmumu aynasi) bulunur. Isçi ari hayatinin balmumu yapma döneminde kalinlasarak mum salgilama yetenegini kazanir. Mum, sivi olarak aynalar üzerine salgilanir ve mum ceplerinde katilasarak küçük pulcuk haline geçer. Arilar, zincirleme birbirine tutunarak özel hareketlerle balmumu salgilarlar. Ayaklar yardimiyla agiza götürülen balmumu pulcuklari orada yumusatilarak yogrulmakta ve böylece petek gözlerinin yapiminda kullanilmaktadir. Mum salgilama dönemini tamamlayan isçi arilarda mum salgi bezleri dumura ugrayip birer sira hücre tabakasina dönüsürler.

Isçi arilarin 7. abdominal segmentinin iç yüzeyinde ve sirt halkasinin ön kenarina yakin kisminda büyük hücrelerden olusan koku bezi (nasanof bezi) bulunmaktadir. Isçi ve ana arida abdomenin sonunda igne bulunur. Igne, igne odacigindan çikan ince, sivri uçlu bir savunma organidir. Isçi arilarin ignesi geriye dogru çentiklidir. Bu yüzden isçi ari sokmak üzere ignesini bir yere batirdiginda geri çekemez ve bunun sonucunda organini kaybederek ölür.

H: Bas, Th: Gögüs, Ab: Karin, E: Bilesik göz, Ant:Anten, Lm: Labrum, Lb: Labium Md: Mandibula, Mx: Maksilla, Prb; Probobsis, Gls: Glossa (Dil), Tg: Tergit, W2 : ön kanat, W3 : Arka kanat, Sp: Stigma, L1 : ön bacak, L2 : Orta bacak, L3 : Arka bacak, Stn: Sternit

Ergin isçi arinin dis vücut yapisi

Sekil 3. Ergin isçi arinin dis vücut yapisi

C- Arinin Biyolojik Gelisme Dönemleri

Bal arilari yasama bir yumurta olarak baslarlar. Ana arinin petek gözlerine yumurtladigi döllenmis yumurtalardan isçi arilarla ana arilar, dölsüz yumurtalardan ise erkek arilar meydana gelir. Bir arinin gelismesinde yumurta, larva ve pupa olmak üzere 3 farkli gelisme dönemi vardir. Arilarda yumurtadan ergine toplam gelisme dönemi; ana arida 16, isçi arida 21 ve erkek arida da 24 gündür.

1. Yumurta

Ari yumurtasi, silindir seklinde, uçlari yuvarlak ve uzun ekseni boyunca egri bir disbükey görünümündedir. Petek üzerinde isçi ari yetistirmek için yapilmis gözler (hücreler) küçük, erkek ari yetistirmek için yapilanlar ise büyüktür. Ana ari, büyük göze dölsüz, küçük göze döllü yumurta birakir.

Yumurta, petek gözüne birakildigi zaman dikey konumdadir. Dikey konumda birakilan yumurta yavas-yavas yana egilerek üçüncü günün sonunda petek gözünün tabaninda tamamen yatay bir konuma girer ve larvaya dönüsür. Bu özellikten faydalanarak petek gözündeki yumurtanin kaç günlük oldugu kolayca anlasilir. Tüm ari bireylerinde yumurta dönemi 3 gündür.

2. Larva

Bal arisi larvasi gelisme dönemlerinde renk, sekil, hacim olarak çok hizli ve önemli degisiklik gösterir. Bu dönemde vücudu olusturan halkalar üzerinde gözenekler bulunur ve basta agiz parçalari olusmustur. Larva dönemine geçmeden az önce isçi arilar, yumurtanin yanina ari sütü koymaya baslamislardir. Larvanin çikisiyla birlikte göze oldukça fazla miktarda ari sütü birakilir. Larva, yumurtadan çiktigi an ari sütü ile beslenmeye baslar.

Bütün ari bireyleri larva döneminin ilk üç gününde 5-15 günlük isçi arilar tarafindan salgilanan ari sütüyle beslenirler. Larvaya verilecek ari sütünün ölçüsü ve kalitesi bireylere göre degisir ve en çok ari sütünü ana ari larvalari tüketir. Ana ari larvalari, bütün larva dönemi boyunca isçi ari larvalarina göre, daha sik ve daha zengin ari sütüyle beslenirler. Döllü yumurta, bu beslenme farkliligindan dolayi isçi veya ana ari olarak farkli bireyler seklinde gelisebilmektedir. Yani döllü yumurtalardan meydana gelecek ferdin isçi veya ana ari olmasi onun larva dönemindeki beslenme sekline baglidir.

3. Pupa

6 günlük larva döneminde 5 kez gömlek degistiren larva pupa dönemine girer. Yumurtadan itibaren 8. günün sonunda isçi ari larvasi içeren gözün agzi mühürlenir. Larva 9. gününde basindaki özel bir bezden salgiladigi salgiyi kullanarak bir kozaya dönüsür. Larva, 10. gününde bu kozasinda hareketsiz olarak durur. Bu devre prepupa (pupa öncesi) devresi olarak adlandirilir. Prepupa 11. günde pupa olur. Pupa dönemi prepupa dönemiyle birlikte ana arida 7, isçi arida 12 ve erkek arida ise15 gündür. Basit olarak arinin; yumurta ve larva dönemi açik yavru, pupa dönemi de kapali yavru olarak adlandirilir. Ana ari, isçi ari ve erkek ari için toplam açik yavru dönemi sirasiyla 8.5, 9 ve 9.5 gün olup benzer sira içinde kapali yavru dönemleri ise 7.5, 12 ve 14.5 gündür. Kapali yavru dönemi süresinin erkek arilarda daha uzun olmasi özellikle varroa mücadelesi yönünden önem arz eder. Bu süreye bagli olarak varroa, isçi ari kapali yavru hücrelerine göre erkek ari kapali yavru hücrelerinde daha fazla nesil üretir.

5. BöLÜM

BAL ARISI KOLONISI VE ARI IRKLARI

A- Bal Arisi Kolonisi

Bal arilari, koloni adi verilen topluluklar halinde yasayan sosyal böceklerdir. Koloni hayatinda yardimlasma ve is bölüsümü esas olup kolonideki her bireyin kendine özgü görevleri vardir.

Kolonide bireyler arasi iletisim, bireyler tarafindan vücut disina salgilanan ve diger bireylere mesaj veren feromon adi verilen kimyasal maddeler vasitasiyla gerçeklesir. Bir ari kolonisinde ana ari, isçi ari ve erkek ari olmak üzere üç farkli birey vardir. Ana ari ve isçi arilar disi bireyler olup döllü yumurtalardan gelisirlerken erkek arilar dölsüz yumurtalardan gelisirler. Ari kolonilerinde kisin sadece disi bireyler mevcut olup erkek arilar ilkbaharda yeni sezonla birlikte görülürler.

B- Koloni Bireyleri ve Görevleri

1. Ana Ari ve Görevleri

Normal kosullar altinda her ari ailesinde sadece bir adet ana ari bulunur. Görevi, yumurtlayarak yeni nesillerin meydana gelmesini ve koloninin sürekliligini saglamaktir. Ana arinin vücut yapisi ince ve uzun, rengi diger bireylere göre daha açik ve parlaktir. özellikle kolonide yavru yetistirme aktivitesinin yüksek oldugu dönemlerde karin çok uzundur.

Koloni bireylerinin genel görünüsü

Sekil 4. Koloni bireylerinin genel görünüsü (Soldan saga; erkek ari, disi ari, isçi ari)

Ana ari, genellikle kendisini çevreleyen, temizligi ve beslenmesiyle ilgilenen bir grup isçi ari arasinda görülür. Yasami süresince sadece çiftlesme amaciyla ya da koloninin ogul vermesi durumunda kovan disina çikar. Kendi kendine beslenemez. Beslenmesi, bakici isçi arilarin agzina ari sütü vermeleri seklinde olur. Tek görevi yumurtlamaktir. Ana ari isçi ariya göre daha uzun ve daha az çentigi bulunan igneye sahiptir. Bu nedenle ignesini batirip çikararak defalarca kullanabilir. Ana ari, ignesini rakip ana arilara karsi kullanir.

Ana ari; ana ari hücresi, ana ari memesi veya ana ari yüksügü denilen özel bir göz içerisinde gelisir ve gelisme süresi 16 gündür. Hücreden çiktiktan sonra ortalama 1 hafta içinde günesli, sicak ve rüzgarsiz bir günde ve ögleden sonra çiftlesme uçusuna çikarak havada erkek arilarla çiftlesir. Degisik nedenlerden dolayi yeterli sayida erkek ariyla çiftlesemeyen ana ari daha sonraki günlerde 2-3 defa daha çiftlesme uçusuna çikabilir. Çiftlesmesini tamamlayan ana ari kovanina döner ve 2-3 gün sonra yumurtlamaya baslar. Ana ari kovan içi ve kovan disi sartlara ve kalitesine bagli olarak günde ortalama 1.500-2.500 adet yumurta yumurtlayabilir.

Genç ve kaliteli bir ana ari

Resim 3. Genç ve kaliteli bir ana ari

Ana ari salgiladigi feromonla isçi arilari etrafina çeker, kolonide birligi ve düzeni saglar. Feromon kokusunu algilayan isçi arilar kolonideki isleri düzenle yürütürler. Ayni zamanda bu feromonlar isçi arilarin yumurtaliklarinin gelismesini ve kolonide yeni bir ana ari yetistirmelerini önler. Herhangi bir nedenle ana arisiz kalan ve ana ari yetistirme olanagi bulunmayan bir kolonide isçi arilardan bazilarinin yumurtaliklari geliserek yalanci ana ari meydana gelir. Yalanci ana arilar sadece dölsüz yumurta yumurtlayabileceklerinden koloni zamanla erkek arilarla dolar ve söner.

Ana arilarin ortalama yasam süreleri 3-5 yil olmakla beraber 7 yila kadar yasayabilirler. Ancak artan yas ile birlikte giderek daha az yumurtlarlar ve daha fazla oranda dölsüz yumurta birakirlar. Bu nedenle teknik aricilikta genç, saglikli ve verimli ana arilarla çalismak esas oldugundan kolonilerin ana arilari her 1-2 yilda bir degistirilmelidir.

2. Isçi Ari ve Görevleri

Isçi arilar, döllenmis yumurtalardan meydana gelirler. Koloninin gücüne ve mevsime bagli olarak kolonideki isçi ari sayisi kis aylarinda 10.000-20.000 arasinda degisirken, ilkbaharda sayilari giderek artar ve yaz aylarinda 60.000-80.000 adet olabilir. Kolonilerin gücü, sahip olduklari isçi ari varligi ile belirlenir. Basta bal üretimi olmak üzere diger tüm ari ürünleri üretimi, ekonomik olarak ancak güçlü kolonilerle yapilabilir. Güçlü bir koloni için, kolonide genç ve kaliteli bir ana arinin bulunmasi zorunludur.

Normal kosullar altinda yumurtlama hariç kolonideki bütün isler olaganüstü bir isbirligi içinde isçi arilar tarafindan yapilir. Isçi arilarin kolonideki baslica görevleri; kovan temizligi, ari sütü ve balmumu salgilama, petek örme, yavru bakimi, kovanin havalandirilmasi, ana arinin bakim ve beslenmesi, kovan bekçiligi, kovana nektar, polen, propolis, su tasima ve balin olgunlasmasini saglama gibi görevlerdir.

Polen toplayan isçi ari

Resim 4. Polen toplayan isçi ari

Polen toplayan isçi ari

Resim 5. Polen toplayan isçi ari

ömürleri kisa olan isçi arilar, agir bir çalisma temposu ve yipranma nedeniyle ilkbaharla sonbahar arasindaki dönemde 35-40 gün yasarken, kislayan isçi arilar daha uzun süre yasarlar. Kuluçka süresini tamamlayip petek gözünden çikan isçi arilarin görevi hemen baslar. Ancak farkli görevler farkli yaslarda yapilir. Isçi arinin yasi, görevin yerine getirilmesinde belirleyici olan en önemli faktördür. Yasa göre yapilan ve kovan içi hizmet olarak adlandirilan bu görevler asagidaki gibi siralanabilir. Isçi ari;

• 0-3 günlük yasta; kendisini ve yavru gözlerini temizler ve yavrulu gözler üzerinde dolasarak kuluçka sahasinda gerekli sicakligin olusmasini saglar.

• 3-6 günlük yasta; petek gözlerinden aldigi çiçek tozu ve bal ile hazirladigi karisimla yasli larvalari besler.

• 5-15 günlük yasta; ari sütü salgilayarak genç larvalari besler.

• 12-18 günlük yasta; balmumu üretip petek örer ayrica kovan temizligiyle de ugrasir.

• 18-20 günlük yasta; kovan uçus deliginde ve uçus tahtasi üzerinde nöbet tutarak kovan bekçiligi yapar.

Ilk 20 gününü kovan içinde, kovan içi hizmetlerle tamamlayan ve 21 günlük olan isçi arilar artik kovan disi hizmetler için hazirlardir. ömürlerinin geri kalan kismini kovan disinda ve arazide çalisarak kovana nektar, polen, propolis ve su tasirlar. Kovan disi görevleri yapan bu arilara "tarlaci arilar" denir. Tarlaci arilarin kovan disi hizmetleri asagida siralanmistir.

a) Polen Toplama

Arilar beslenme ve özellikle yavru büyütmek için mutlaka polene ihtiyaç duyarlar. Polen protein, yag, vitamin ve mineral madde kaynagidir. Polen olmadan koloni kuluçka faaliyetini sürdüremez, isçi arilar ari sütü salgilayamaz.

Isçi ari, çiçekleri dolastiktan sonra vücudu üzerindeki poleni orta bacagindaki tüyler vasitasiyla arka bacaklarinda bulunan polen sepetine aktararak kovana getirir ve petek gözüne birakir. Kovan içi hizmeti gören genç isçi arilar bu poleni göz içerisine çene ve basi ile yerlestirir ve dili ile de nemlendirirler.

Bir polen yükü olan iki polen kümesini yapabilmek için 50-100 çiçegin ziyaret edilmesi gerekir. Bir petek gözünün polenle dolmasi için 1500 yonca çiçeginin ziyaret edilmesi lazimdir. Polen toplamak için günlük uçus sayisi ortalama 6-8 olmasina ragmen bu sayi 45'e kadar çikabilmektedir. Isçi arinin arka bacaginda tasidigi bir polen kümesinin agirligi 12-25 mg arasinda degismektedir. Koloniye polen getiren ari, polen kaynaginin yerini ve kovandan olan uzakligini petek üzerinde "ARI DANSI" denilen özel bir dans yaparak diger arilara tarif eder.

b) Nektar Toplama

Arilarin bal yapmak üzere çiçeklerden topladiklari sekerli siviya nektar (bal özü) denir. Ari, bir çiçekte nektar olup olmadigini diliyle belirler. Ayrica nektarin kokusunu da algilayarak nektar olup olmadigini anlar. Ari, nektari buldugu anda hizla kursagina (bal midesi) çeker, kursagini dolduruncaya kadar çiçekleri dolasir. Ari, küçük çiçeklerden 1000-1500 çiçek ziyaret ederek kursagini doldururken bazen büyük çiçeklerden 100 ziyaretle kursagini doldurabilmektedir. Nektar tasiyan bir arinin günlük sefer sayisi ortalama 8-10'dur. Bu sayi 24'e kadar çikabilmektedir. Arinin bir seferde tasiyabildigi nektar miktari 30-50 mg'dir. Koloniye nektar getiren ari polen toplamada oldugu gibi petek üzerinde dans ederek nektar kaynaginin yerini ve kovandan olan uzakligini kendisini izleyen diger arilara tarif eder. Getirdigi nektardan bir miktar kendisini izleyen arilara vererek tasidigi nektarin seker konsantrasyonu (yogunlugu) hakkinda bilgi verir. Arilar seker konsantrasyonu yüksek olan nektarlari tercih ederler.

Nektar toplayan bir isçi ari

Resim 6. Nektar toplayan bir isçi ari

Nektar tasiyan ari, kovan içerisine girdigi zaman nektari kovan içinde görevli ari veya arilara aktarir, onlar da petek gözlerine yerlestirirler. Nektarin bala dönüsümü için hem fiziksel hem de kimyasal degisime ihtiyaç vardir. Fiziksel degisim su oraninin azaltilmasi, kimyasal degisim ise nektarda bulunan sakkarozun enzimlerle glikoz ve früktoza indirgenmesidir.

c) Propolis Toplama

Propolis toplayan arilar, propolis kaynagini çenesi ile isirir, ön bacaklari yardimiyla koparir ve polen sepetine atarak kovana getirirler. Kovan içerisinde diger arilar propolisi çekerek küçük parçalar halinde alip istedikleri yerlere yapistirirlar. Arilar propolisi, kovan çatlak ve patlaklarinin kapatilmasinda, kovanin dezenfekte edilmesinde ve kovana giren ve disari atilamayan herhangi bir canlinin propolisle kapatilarak kokusmasinin önlenmesinde kullanirlar.

d) Su Tasima

Yasayan bütün organizmalarin suya ihtiyaç duymalari gibi arilar da suya ihtiyaç duyarlar. Arilar suyu, yavru büyütmede, kovan içini serinletmede ve nemlendirmede kullanirlar. Suyu kovana tasiyan arilar, kovan içine geldiklerinde getirdikleri suyu diger arilara aktarirlar. Sadece bir ariya aktarabilecegi gibi 18 ariya kadar dagittigi da görülmüstür. Su kaynaginin yeri, su tasiyan isçi arilarca nasanof feromonu ile isaretlenip diger arilar tarafindan daha kolay bulunmasi saglanir.

Su, sicak ve kurak havalarda polen ve nektar gibi depolanmaktadir. Su depolama isi petegin üst kismina, bal mumu ile yapilan küçük bölmelere olur. Su tasiyan arilar 1 günde ortalama olarak 50 sefer yaparlar. Kovana tasinan su miktari ortalama 25 mg olup 50 mg'a kadar çikabilir. Dolayisiyla bir ari bir günde 1250 mg su tasiyabilir. Böylece kovana 1 litre suyun tasinabilmesi için 800 arinin gün boyunca su tasimasi gerekir.

3. Erkek Ari ve Görevleri

Döllenmemis yumurtalardan gelisen erkek arilar koloninin iri ve tombul bireyleridir. Çevre kosullarina ve koloninin gücüne bagli olarak kolonilerde Nisan-Mayis aylarindan itibaren erkek arilari görmek mümkündür. En çok ogul mevsiminde görülen erkek arilarin boyu, ana arinin boyu kadar uzun degildir, fakat isçi arilardan ve ana aridan daha genis ve iridir. Erkek arilar çok kisa bir dile sahiptir. Bu nedenle çiçeklerden nektar alamazlar ve igneleri olmadigi için kendilerini de koruyamazlar.

Kolonideki erkek ari miktari, sezona ve kolonideki kosullara bagli olup ogul mevsiminde 500-2.000 arasindadir. Koloniler, ilkbahar ve yaz baslarinda erkek ari yetistirmeye baslarlar. Geç sonbaharda ve kis aylarinda normal kosullarda kolonilerde erkek ari bulunmaz. Son derece obur olan erkek arilarin baslica görevi çiftlesme uçusuna çikan genç ana arilarla çiftlesmektir. Erkek ari, genç ve çiftlesmemis ana ariyi havada yakalar ve onunla çiftlesir. Ana ariyla çiftlesen erkek ari çiftlesme organini kaybeder ve ölür. Ortalama yasam süresi 55-60 gündür.

Isçi arilar, ergin erkek arilari koloniden atmak veya erkek ari yumurta ve larvalarini tahrip etmek suretiyle kovandaki erkek ari sayisini düzenlerler. Erkek ari yumurtalarinin ancak % 50-56'sinin ergin ari olarak gelismesine firsat verilir.

Erkek arilar, genellikle 5-7 günlük olunca uçarlar. Erkek arilarda en yogun uçus aktivitesi günün en ilik saatleri olan saat 14-16 arasinda olup genellikle sicaklik 18-20oC'in üzerine çikmadikça uçmazlar. Uçus amaci; çevreyi tanima, diskilama veya çiftlesme olabilir. Günde ortalama uçus sayisi 2-4 olup bu sayi 17'ye kadar çikabilir. Uçusa çikmadiklari zamanlarda kovanda balli çerçeveler üzerinde dururlar ve beslenirler. Yaz sonu veya sonbahar dönemlerinde isçi arilarca zorla kovandan disari atilarak ölüme terk edilirler.

C- Ari Irklari

Ari irklari; büyüklük, renk, dil uzunlugu, vücudun kil örtüsü, balmumu bezlerinin sekil ve büyüklügü, kanat damar yapisi ve kanat büyüklügü gibi morfolojik özelliklerle birbirlerinden ayrilirlar. Bu güne kadar yapilan taksonomik çalismalarda dünyada 24 ari irki kesin olarak tanimlanmistir. Bunlardan ancak bazilari ekonomik öneme sahip olup ekolojik sartlarin elverdigi her yerde yetistirilirler. Ekonomik deger tasiyan ari irklari içinde Italyan, Kafkas ve Karniyol ilk siralarda yer alirlar.

1. Italyan Irki

Italyan arisi (Apis mellifera ligustica) olarak da adlandirilan bu irk, iliman iklim kusaklarinda yetistirilir. Ince karin ve nispeten uzun bir dile sahiptir. Bu irkta killar sari renkte olup bu durum erkek arilarda daha belirgindir.

Italyan irki arilar sakin yaradilislidirlar. Çogalma kabiliyetleri fazladir. Yavru büyütme yetenegi fazla olup erken ilkbaharda kuvvetli koloni olustururlar. Bol nektar toplayarak çok bal yaparlar. Ogul verme meyilleri zayiftir. Obur olduklari için kis mevsiminde fazla bal tüketirler. Kismen uzun dilleri sayesinde yonca çiçeklerinden kolaylikla yararlanirlar. Üstün petek örme özelligi Italyan arisini, arilar arasinda en iyi petek ve petekli bal üreten ari haline getirmistir. Bu olumlu özelliklerine karsin yön tayin etme duygulari zayiftir ve yagmaciliga egilimlidirler.

2. Karniyol Irki

Karniyol arisi (Apis mellifera carnica), ince yapili ve uzun dillidir. Kisa ve sik bir kil örtüsüne sahiptirler. Gri arilar da denilen Karniyol arisinin kitini çok koyu renktedir ve genellikle 2. ve 3. halkalar üzerinde kahverengi noktalar, bazen de kahverengi çizgiler vardir.

En sakin ve uysal ari irkidir. Yavru üretme kabiliyetleri çok iyidir. Küçük aileler halinde kisladiklarindan yiyecek tüketimleri azdir. Polen miktari yeterli oldugu sürece yavru büyütme uzun süre devam eder. Sonbaharda ailenin nüfusu süratle azalir. Çok sert iklim sartlarinda bile kislama yetenekleri iyidir. Ogul verme egilimleri yüksektir. Yön tayin etme ve kovanlarini bulma duygulari kuvvetlidir. Yagmaciliga karsi meyilli degildirler. Çok az propolis kullanirlar ve bu yüzden yavru hastaliklarina karsi çok hassastirlar. Çevre sartlari degisikliklerine uyma kabiliyetleri yüksektir.

3. Kafkas Irki

Kafkas arisi (Apis mellifera caucasica) biçim, büyüklük ve kil örtüsü bakimindan karniyol arisina benzer. Kitin rengi koyudur fakat birinci karin halkasi üzerinde kahverengi noktalar görülür. Kafkas irki, bilinen ari irklari içinde en uzun dile sahip olan irktir.

Uysalliklari ve petek üzerindeki sakinlikleri bu irkin en tipik özellikleridir. Yavru verimleri yüksektir ve kuvvetli aileler meydana getirirler. Fakat en kuvvetli olduklari devre yaz ortasidir. Ogul verme meyilleri zayiftir. Propolisi çok kullanirlar. Nosema hastaligina karsi hassasiyetleri dolayisiyla kuzey bölgelerinde kislama durumlari pek iyi degildir. Yagmaciliga meyillidirler. Bal verimleri yüksektir.

4. Yerli Irklar

Anadolu arisi (Apis mellifera anatoliaca) olarak da isimlendirilen bu irk, Anadolu'nun büyük kisminda yayilis göstermektedir. 1953 yilinda irk düzeyinde siniflandirilmistir. Anadolu arisi, Ingiltere ve ABD'ne götürülerek bu ülkelerdeki islah çalismalarinda kullanilmistir. Ege formu gibi degisik alt türlerinin olabilecegi bildirilmektedir. Anadolu arisi esmer ve küçük yapili arilardir. Olumsuz kis sartlarina çok dayanikli olup yavru ve bal üretim kabiliyetleri yüksektir.

 

6. BöLÜM

ARICILIKTA MEVSIMSEL BAKIM ISLERI

A- Ilkbahar Bakim ve Kontrolü

Kolonilerin ilkbahar muayene ve kontrollerinden amaç; arilarin kisi nasil geçirdiklerini, kovanda mevcut gida miktarini, ana arinin var olup olmadigini, var ise yumurtlama durumunu, isçi ari miktarini, kovanda küflü petek olup olmadigini, kovanlara ariz olan hastalik ve zararlilarin bulunup bulunmadigini kontrol etmek için kovani açip muayene etmektir.

Ilkbaharda bir arilik

Resim 7. Ilkbaharda bir arilik

1. Ilk Kontrol ve Zamani

Eger koloniler kapali alanlarda ise, kovanlarin kapali ariliklardan disari alinma zamani bölgelere göre degisim gösterir. Genel bir uygulama olarak koloniler, sögüt agaci yapraklarinin açmaya baslamasiyla disari alinir. Buna karsin ülkemizin bir çok bölgesinde ve sahil kesimlerinde koloniler disarida açik alanlarda kislatilir. Gerek kapali alanlarda kislatilip disari çikartilan gerekse disarida kislatilan kolonilerin ilk kontrolleri, havalarin yeteri derecede isindigi, erik agaçlarinin çiçek açtigi andan itibaren günesli, açik ve sakin bir günde sicakligin gölgede 16-20 oC olmasi halinde saat 11 ile 14 arasinda yapilabilir.

Kovanlari açmadan yapilacak bir inceleme de koloni hakkinda fikir verebilir. Iyi bir uçus aktivitesinin varligi ve arilarin polen tasimalari saglikli bir koloninin ilk belirtileridir. Fakat en iyisi kovani uygun bir zamanda açip koloniyi incelemektir. Koloni kontrolleri sirasinda koloniyi üsütmemek gerekir. Koloni üsütüldügü takdirde, 35 oC olan yavru büyütme sicakliginin tekrar ayni dereceye yükseltilmesi için arilarin büyük oranda bal yemeleri gerektigi ve hastaliklar için uygun bir ortam olusturuldugu unutulmamalidir.

2. Dip Tahtasi Kontrolü ve Temizligi

Arilarin uçusa çiktiklari zamanlarda kovan dip tahtasi temizligi yapilabilir. Dip tahtasi üzerinde görülen kirinti ve artiklar incelenerek koloninin durumu hakkinda bilgi edinilmege çalisilir. Bazen hava sartlari kovanin disarida tamamen açilmasina elverisli olmaz. Hava sicakliginin yeterli olmadigi bu günlerde petek gözleri içerisinde bulunan larvalarin (kurtçuklarin) üsüyüp ölmesini engellemek için ilkbahar baslarinda sadece dip tahtasi üzerinden incelemeler yapilabilir. Ayrica üzerinde nem ve su biriken dip tahtalarinin acilen degistirilmesi gerekir.

Bazi kovanlarda dip tahtasi kovan gövdesinden ayri bir parça halindedir. Bu çesit kovanlarin temizligi sirasinda temiz bir dip tahtasi bulundurularak dip tahtasi temizlenecek olan kuluçkalik bunun üzerine oturtulur. Dip tahtasi ayri olmayan kovanlarin temizligi ise 16-20 oC civarinda günün ilik ve günesli saatlerinde yapilmalidir. El demiri veya spatula yardimi ile dip tahtasi üzerindeki mum kirintilari ve diger artiklar temizlenir. Ancak, alinan artiklar saga sola atilmamali ve belli bir yerde toplanarak gerekirse yakilmalidir. Aksi halde, yagmacilik ve hastaliklar için uygun ortam hazirlanmis olunur.

3. Çerçeve Kontrolü

Çerçeve kontrolünde küflü, asiri esmerlesmis ve kirik petekli çerçeveler kovandan çikartilarak yerine önceki yildan kalan temiz çerçeveler yerlestirilir. Islenmis petek yoksa verilecek temel petekli çerçeve en sona konur. Kirik çerçeveler kovanda birakilirsa arilar burada yapacaklari onarim sirasinda erkek ari gözü yaparak kolonide erkek ari mevcudunun artmasina sebep olurlar. Esmerlesmis ve küflü peteklere ana ari istekli yumurta birakmaz bu da koloninin zayiflamasina ve ürün kaybina neden olur. Eger kovan içindeki mevcut ari miktari çerçeveleri dolduramiyorsa bos çerçeveler alinarak alan daraltilir.

Çerçeve Kontrolü

Resim 8. Çerçeve Kontrolü

Çerçeve kontrolü sirasinda kovandan disari çikartilan çerçeve, kovan üzerinde tutulmali ve saga-sola kaydirilmalidir. Aksi halde ana arinin kontrol edilen çerçevede bulunmasi durumunda ana arinin kovan disina düsmesine neden olunabilir. Bu islemler sirasinda koloninin üsütülmemesi için kovan uzun süre açik tutulmamalidir.

4. Ana Arinin Kontrolü

Kolonide ana arinin olup olmamasi koloninin sürekliligini dogrudan etkiler. Eger kontrollerde ana ari görülemez ise günlük yumurta durumuna bakilir. Kolonide günlük yumurta mevcut ise büyük ihtimalle ana ari da mevcuttur. Hem ana ari hem de günlük yumurta görülemezse koloninin ana arisi yoktur. Bu durumda mümkünse koloniye ya yeni bir ana ari verilmeli ya da bu koloni baska bir koloni ile birlestirilmelidir.

5. Besin Mevcudiyetinin Kontrolü

Besin kontrolünden amaç kovan içerisindeki bal ve polen miktarinin belirlenmesidir. Erken ilkbaharda yapilan kontrolde besin stokunun yetersiz oldugu durumlarda bal ve pudra sekerinden yapilan kek veya koyu surupla besleme daha uygundur. Koyu surup 1 ölçü su 2 veya 3 ölçü sekerle yapilan suruptur. Ilkbaharin ilerleyen dönemlerinde 1 ölçü su 1 ölçü sekerle yapilan daha seyreltik surupla besleme yapilmalidir. Yapilacak olan bu suruplama koloninin gelismesini hizlandirarak bal sezonuna güçlü kolonilerle girilmesine vesile olur.

6. Hastalik ve Parazit Kontrolü

Arilikta, yil boyunca görülebilecek nosema, yavru çürüklügü ve paraziter hastaliklara karsi uyanik olunmalidir. Herhangi bir hastalik görüldügünde veya hastaliktan süphe edildiginde, hastaligin kontrolü ve mücadelesi için mutlaka bir uzmana danisilmali uzmanin görüs ve önerileri dogrultusunda hareket edilmelidir. Aksi halde bilgisizce yapilacak bir uygulama fayda yerine zarar getirir.

7. Ilkbahar Beslemesi

Ilkbahar beslemesi, kovan içindeki gida kaynaklarinin kalite ve miktar olarak yetersiz olmasi durumunda ve yavru gelisimini tesvik için yapilan bir yemlemedir. Ilkbahar yemlemesinde hava sicakligi önemli bir faktördür. Sayet hava soguksa surup koyu olmali (2 veya 3 kisim seker + 1 kisim su) ve petek gözlerine doldurulmalidir. Su miktari fazla olan surup kovan içinde rutubeti yükselterek küflenmeye ve hastaliklara neden olur. Ancak, havalar isindiktan sonra yapilan beslemelerde 1 kisim seker ve 1 kisim su ile yapilan surup kullanilmalidir. Bu suruplama sadece yumurtlamaya tesvik için yapilir. Ilkbaharda yapilan surup beslemelerinde yagmacilik görülebileceginden buna karsi gerekli önlemler alinmalidir. Suruplamanin aksam üzeri geç saatlerde yapilmasi yagmacilik riskini azaltir.

Ilkbahar beslemesi.

Resim 9. Ilkbahar beslemesi.

Erken ilkbaharda koloninin gelisebilmesi için ihtiyaç duyulan diger madde polendir. Sayet kolonide yeteri kadar polen yoksa, koloninin bal ve polenden yapilacak bir kekle beslenmesi gerekir. Bu yönüyle aricilarin, polenin bol oldugu dönemlerde polen toplamalari ve gerektiginde koloni beslemesinde kullanmalari veya ticaretini yapmalari önemli bir teknik konudur. Polenin yetersiz oldugu durumlarda kolonide panik olustugu ve yavru üretiminin tamamen durdugu sürekli akilda tutulmalidir.

8. Ogul ve Ogul önleme

Ogul, bal arilarinda nesli devam ettirmek için koloni fertlerinin bir kisminin ana ari ile birlikte kovandan ayrilarak yeni bir aile teskil etmesine denir. Ogul her ne kadar nesli devam ettirme davranisi olsa da, ogul verme egilimi arilarin genetik yapisi ve çevre sartlari altinda farklilik gösterir. Teknik aricilikta, koloninin ogul vermemesi istenir ve ogula karsi önlemler alinir. Ogul veren kolonilerin gücü oldukça zayiflayacagindan yeterli miktarda bal üretmek mümkün degildir. Bu nedenle ogul olusumunu destekleyen sartlar iyi bilinmeli ve ogula karsi tedbirler alinmalidir. Ogul olusumunu destekleyen sartlar; ari kolonisinin kovana sigmayacak kadar çogalmasi, kolonide yavru yetistirecek ve bal depolayacak yerin kalmayisi, kolonide yeterli havalandirmanin olmayisi, koloni içinde sicakligin artmasi, ana arinin yasli olmasi ve genetik yapinin etkisi olarak siralanabilir. Ogul vermeyi destekleyen bu sartlarin ortadan kaldirilarak dogal ogulun önlenmesi teknik ve ekonomik ariciligin önemli bir kuralidir.

Agaç dalinda bir ogul

Resim 10. Agaç dalinda bir ogul

9. Suni Ogul Üretimi

Teknik aricilikta kolonilerin dogal ogul vermesi istenmeyen bir olaydir. Nektar akisinin basladigi dönemde gerçeklesen ogul, anaç koloninin gücünü azaltmakta böylece bal verimini düsürmektedir. Ayrica ogul çikisinin devam etmesi durumunda kolonide kuluçka görevi gören genç isçi arilarin ogulla birlikte çikmasiyla anaç kolonide kuluçka faaliyeti aksamakta ve bunun sonucunda kireç hastaligi görülebilmektedir. Aricilikta bu tür olumsuzluklarin yasanmamasi için dogal ogula karsi tedbirler alinmali, koloni sayisi artirilmak isteniyorsa suni ogul (bölme) yapilmalidir.

Yeterli güce erismis koloniler, esit sekilde bölünerek yeni bir koloni elde edilir. Bunun için bos kovan anaç kovanin yanina getirilir. Arili-balli ve yavrulu petekler her iki kovana esit sayida bölünür. Burada dikkat edilecek husus tarlaci arilarin da her iki kovana esit sekilde girmelerini saglamaktir. Bunun için anaç kovan yarim metre saga ya da sola kaydirilarak, eski uçus hatti ortada kalacak sekilde yeni kovanin (bölmenin) yerlestirilmesi yapilir.

Bu islem sonrasinda tarlaci arilar yine de anaç kovani tercih edebilirler, bu durumda anaç kovan bir miktar daha disa kaydirilarak uçus hattinin çogunlugu bölmeden yana verilebilir.

Bir baska yapay ogul üretim yöntemi ise özellikle koloni sayisinin çogaltilmasi amaciyla bir kovandan 3-4 çerçeveli 2-3 bölme yapilmasidir. Bu durumda bir adet arili-yavrulu, bir adet de arili-balli çerçeve yeni kovana yerlestirilir. Uçus delikleri kapali durumda olan bu kovanlar, tarlaci arilarin eski kovan yerine dönmelerini önlemek için en az 5 km uzaga tasinir. Diger bir yapay ogul elde etme yöntemi ise, her kovandan gücü ölçüsünde 1-2 çerçeve alinarak devsirme seklinde yeni koloniler olusturmaktir.

10. Kayit Tutma

Kayit tutma, her üretim dalinda oldugu gibi aricilikta da çok önemlidir. Bu amaçla, her kovana ait bir kart veya bir sicil defteri kullanilabilir. Her koloni kontrolünde koloniye ait bilgiler bu kartlara islenerek daha sonra yapilmasi gereken isler önceden planlanir. Kayitlarda; ana arinin çikis ve yumurtlamaya baslama tarihi, orijini, koloninin besin (bal ve polen) stok miktarlari, yavru durumu gibi kisaca koloniyi tarif eden, yapilan ve yapilmasi gereken isleri belirten bilgiler yer almalidir. Kayit tutmadan koloniyi dogru bir sekilde yönetmek mümkün degildir.

B- Yaz Bakimi

Ari kolonilerinin ilkbahar bakimindan sonra yazin da bakim ve kontrolleri devam etmektedir. Yaz mevsiminde yapilan islerin basinda koloni gelistikçe çerçeve verme, zayif kolonilerin takviyesi, güçlü kolonilere kat verme ve flora takibi gibi isler gelir.

1. Çerçeve ve Kat Verme

Arilarda gelisme faaliyetinin baslamasiyla birlikte petek örme faaliyeti de baslar. Bu dönemde kovana yeni temel petekler verilmesi gerekir. Çerçevelere iki yandan iki delik açilarak tel takildiktan sonra temel petek takilir ve temel petekli yeni çerçeve koloniye verilir. Çerçevenin koloniye verilmesinde dikkat edilmesi gereken husus; yeni verilen çerçevenin sondan ikinci çerçeve olarak verilmesi ve yavru üretim sahasinin bölünmemesidir.

Kuluçkalik doldugu zaman kovana kat (ballik) verilmesi gerekir. Kat verilirken kuluçkaliktan yanlardan balli çerçevelerden en az 2 çerçeve kata alinir, yerlerine yeni çerçeve verilir. Balli petekler yaninda bir-iki yeni çerçeve daha verilen kat kuluçkaligin üzerine konulur. Birinci kat doldugu zaman ikinci kat kuluçkaligin üzerine yerlestirilir ve birinci kat onun üzerine alinir. Bu sekilde arilar yeni petekleri daha iyi ve daha çabuk isler. Balliklardaki bal yeteri kadar sirlanip olgunlastiginda bal hasadi yapilabilir.

Yaz baslangicinda bazilarina kat verilmis koloniler

Resim 11. Yaz baslangicinda bazilarina kat verilmis koloniler

2. Takviye Verme

Herhangi bir nedenle koloni içindeki ari mevcudunun azalmasi durumunda kuvvetli kolonilerden takviye çerçeveler alinarak zayif kolonilere verilir. Kapali yavru gözlü çerçeveler arisiyla birlikte, koku vermek suretiyle zayif koloniye verilebilir. Koku vermenin amaci, arili çerçevelerin kolonideki arilarla bu çerçeve üzerinde bulunan diger koloniye ait arilarin birbirlerini öldürmesini önlemektir.

3. Flora Takibi

Teknik aricilikta arilarin, flora durumuna göre bir yerden baska bir yere nakledilmesi iyi bir verim alabilmek için gereklidir. Bu is flora takibi veya gezginci aricilik olarak adlandirilir. Gezginci aricilik yapilmadan kolonilerden yeterli düzeyde kazanç saglamak mümkün degildir. Kolonilerin gezdirilmesi bir baska ifade ile bitki örtüsünün yani çiçeklerin takip edilmesi teknik ariciligin en önemli kuralidir.

Flora takibi için yaylaya tasinmis koloniler

Resim 12. Flora takibi için yaylaya tasinmis koloniler

Kolonilerin nakli, mutlaka arilar kovana girdigi zaman yani gece yapilmalidir. Ari naklinden önce gerekli hazirliklar yapilmali, çerçeveler sabitlenmeli, kovandan ari çikabilecek çatlak ve delikler kapatilmali ve çok iyi bir havalandirma saglanmalidir. Arilar nakledilecegi noktaya vardiginda usulüne göre indirilip uçus delikleri duman kullanilarak açilmalidir. Duman kullanmadan uçus deliginin açilmasi durumunda arilar çevredeki canlilara zarar verebilir.

Ari nakillerinde dikkat edilmesi gereken en önemli husus yeterli havalandirmanin mutlaka saglanmasidir. Kolonilerin taze balli peteklerle nakledilmesi durumunda bu tür peteklerin özellikle yaz aylarinda sicak günlerde çok kolay kirilabilecegi ve koloni kaybina neden olabilecegi unutulmamalidir. özellikle yaz aylarindaki ari nakillerinde gidilecek yere 1 gecede ulasilamiyorsa gündüz uygun bir yerde konaklama yapilarak nakil ikinci gecede tamamlanmadir. Aksi halde koloni kayiplari meydana gelebilecektir.

C- Sonbahar Bakimi ve Kislatma

1. Sonbahar Dönemi Çalismalari

Bal hasadindan hemen sonra zaman kaybedilmeden sonbahar bakimina baslanmalidir. Kolonilerin sonbahar bakimi, arilarin kisi kayipsiz veya en az kayipla atlatabilmeleri için çok önemlidir.

Kolonilere kis yiyecegi olarak bal ve polen depolanmis petekler birakilir. Ancak petekler tamamen balla dolu olmayip alt taraflarindaki gözler bos olmalidir. Çünkü kisin arilar bal dolu gözler üzerinde degil, peteklerin balla dolu kisminin hemen altindaki bos gözler üzerinde kis salkimi olustururlar. Küflenmis peteklerdeki ballar, eksimis ballar, düsük kaliteli ballar ve salgi ballari kis yiyecegi olarak kullanilmamalidir. Yapilacak kontrollerde 8-10 petegi ariyla kapli bir koloniye kis yiyecegi olarak 12-15 kg bal birakilmalidir. özellikle ilkbaharda taze polen gelmeye baslayincaya kadar ki dönemde arilarin yavru yetistirmeyi baslatip sürdürebilmeleri için birakilan balli peteklerin 3-4 tanesinde ayni zamanda yeterince polen de olmalidir.

Yapilacak kontrollerde ari mevcudu zayif, ana arisiz, ana arisi yaslanmis ve verimsiz olan koloniler sonbaharda birlestirilmelidir. Basarili kislatma için mutlak surette sonbaharda bir dönem yavru üretimi saglanarak kisa GENÇ ISÇI ARI ve GENÇ ANA ARI ile girilmelidir.

Kisa girmeden önce koloniler her zaman oldugu gibi hastalik ve parazitler yönünden incelenmelidir. özellikle sonbahar dönemi varroa mücadelesi son bal hasadindan sonra ve kuluçka aktivitesinin azaldigi zaman yapilmalidir.

2. Sonbahar Beslemesi

Kolonilere yeterince bal ve polen birakilmis olsa bile, bal hasadindan sonra koloniler surupla beslenebilir. Sonbahar beslemesi için hazirlanan seker surubunun seker-su orani 2:1 (2 kisim seker - 1 kisim su) olmalidir. Kolonilere uygulanan seker surubu beslemesi ana arinin yumurtlama hizini yeniden artirarak genç, yipranmamis isçi ari yetistirilmesini saglar. Böylece genç isçi arilarla kisa giren koloniler fazla bir kayip vermeden bahara güçlü olarak çikarlar. Genç arilarla kislatilan koloniler ilkbahar döneminde daha etkili bir yavru yetistirme temposu göstererek hizli gelisirler.

Koloniler kisa girerken ve kistan çikarken surup yerine kek ile de beslenebilirler. Kek; bir kisim bal ve üç kisim pudra sekerinin karistirilmasindan elde edilir. Elde edilen karisim 0.5-1 kg'lik posetlere yerlestirilip, posetin alt kisminda delikler açilarak arili çerçeveler üzerine konulur. Kek hazirlama ve uygulamada dikkat edilecek husus, kekin kovan içi isisinda eriyerek arilarin üzerine akmayacak kivam ve katilikta ve arilar tarafindan tüketilebilecek yumusaklikta olmasidir.

Bununla birlikte kek hazirlamada polen açigi bulunan bölge ve dönemlerde bu açigin kapatilmasi için süt tozu, bira mayasi ve yagi tamamen alinmis soya fasulyesi unu gibi proteince zengin maddeler karistirilarak arilarin protein ve vitamin ihtiyaci karsilanabilir. Ancak bu tür beslemede nosema ve adi ishal gibi hastaliklarin ortaya çikmasi mümkündür. Polenin yeterince bulundugu bölge ve dönemlerde veya genel olarak ülkemizde bu uygulamaya gerek yoktur.

3. Kislatma

Arilarin kisi geçirecegi arilik; kuzeyi kapali güneyi açik mümkünse üstü kapali yerler olmalidir. Açik ariliklar ise rüzgar almayan, su tutmayan ve nem birikmeyen yerler olmalidir. Kovanlar mutlaka bir sehpa üzerinde yerden yükseltilmeli, böylece nemden ve sudan korunmalidir. Ayrica, kislatma yeri arilarin kis salkimi bozmasina neden olabilecek gürültü ve sesten uzak yerler olmalidir. Unutulmamalidir ki, kis ölümlerinin nedeni soguk degil kolonide isi üretim ve enerji kaynagi olan yeterli balin bulunmayisi yani açliktir. Daha önce de bahsedildigi üzere, basarili kislatmanin altin kurali, kisa girerken kolonilerde genç arilar yaninda yeterli besin stokunun bulundurulmasidir.

Arilar, kovan içi sicakligi 14 oC'a düstügü zaman bir araya toplanarak kis salkimi olustururlar. Salkimin merkezindeki sicaklik 33 oC, dis yüzeyinde ise 6-8 oC olabilmektedir. Arilar bal yiyerek gerekli olan isiyi üretirler ve isi arttikça salkimi genisletirler. Kisin herhangi bir sarsinti ile kis salkimindan düsen arilar tekrar salkima çikamaz ve ölürler. Kis salkiminin bozulmamasi için koloniler kis süresince ve soguk dönemlerde kesinlikle rahatsiz edilmemelidir.

 

7. BöLÜM

ANA ARININ öNEMI VE ÜRETIMI

A- Ana Arinin önemi

Ari ömrünün çok kisa olusu, dogadaki kaynaklarin zamaninda ve en iyi sekilde degerlendirilmesini gerektirir. Polen kaynaklarinin bol oldugu ilkbahar aylarinda koloni gelismesini tamamlayabilmeli, nektar akis döneminde de yeterli bal toplayabilmelidir. Verimli ve kazançli bir aricilik için olusmasi gereken bu sartlar direkt olarak koloninin sahip oldugu ana arinin genetik ve fiziksel özelliklerine baglidir.

On binlerce isçi ari ve gerektigi kadar erkek ari bulunan kolonide tek basina bulunan ana ari, koloninin bütün gelisme ve verimliligine yön verir. Bu nedenle ana ari yetistiriciligi ve kullanimi teknik aricilikta büyük önem tasir. Yetistirilsin veya satin alinsin, kolonide genç ve kaliteli ana ari bulundurulmasi ve bunun sonucunda güçlü kolonilerle çalisilmasi ekonomik aricilik için bir zorunluluktur.

B- Ana Arinin Kalitesine Etki Eden Faktörler

Ayni arilikta tutulan ayni irka mensup koloniler esit kosullarda ayni performansi göstermeyebilirler. Bu durumda verimsiz olan koloniler herhangi bir hastalik tasimiyorlarsa verimsizligin nedeni dogrudan ana ari ile ilgilidir. Bu durumda ana ari ya yasli ya da kalitesizdir. Ana ari yetistiriciliginde kaliteli ana ari elde edilebilmesi için asagidaki kurallara dikkat edilmesi gerekir.

1. Larva Yasi

Döllü yumurtadan olusan ana ari ve isçi ari birbirinden çok farkli özellikler gösterirler. Bunun tek nedeni ana ari olacak larvanin isçi ari olacak larvaya göre daha ilk andan itibaren sürekli daha zengin ve daha sik ari sütü ile beslenmesidir. Bu nedenle transfer edilecek larvanin mümkün oldugunca genç olmasi, baska bir ifadeyle isçi ari olmaya yönelik beslenmemis olmasi gerekmektedir. Larvanin yasi büyüdükçe ana arinin kalitesi düsmektedir. 12-24 saatlik larvalar transfer için en uygun larvalardir. 24 saatten daha yasli larvalarin transfer edilmesi durumunda ana arinin kalitesi yaninda larva kabul orani da düsmektedir.

2. Baslatici ve Bitirici Kolonilerin Durumu

Ana ari yetistiriciliginde kullanilan baslatici ve bitirici koloniler yeterince güçlü olmali, bol miktarda ari sütü salgilayacak genç isçi ari ve polen içermelidir. Polen, genç isçi arilarin ari sütü üretebilmeleri için gerekli maddedir.

3. Yetistirme ve Çiftlesme Dönemi

Ana arinin ilkbaharla sonbahar arasindaki dönemde yetistirilebilmesine karsin, en uygun dönem, nektar ve polen üretiminin en bol oldugu zamandir. Ana arinin üretildigi dönemde nektar ve polen üretiminin yeterli ve dengeli olmasi; ana ari hücrelerine daha bol ari sütü birakilmasina ve ogul dönemi devam ettigi için dogal çogalma içgüdüsünün degerlendirilmesine neden olur. Ayrica, bu dönemde erkek arilarin aktif ve bol oluslari iyi bir firsattir.

C- Ana Ari Üretimi

Ana ari üretimi, üretimle ilgili islerin sirasiyla ve zamaninda yapilmasini gerektirir. Baslatici kolonilerin hazirlanmasindan itibaren yumurtlamaya baslayan bir ana arinin üretimi yaklasik 1 aylik bir zaman gerektirir. Ana ari üretim kapasitesini etkileyen en önemli faktör çiftlestirme kutularinin sayisidir. Mayis-Eylül aylari arasindaki üretim döneminde her bir çiftlestirme kutusu için 4-5 adet ana ari üretilebilir. örnegin 100 adet çiftlestirme kutusuna sahip ticari ana ari üretim isletmesi 1 yili kapsayan üretim döneminde 400-500 adet ana ari üretip satabilir. Bu sayiya ulasabilmek için asagida verilen islerin aksatilmadan yapilmasi zorunludur. Ana ari üretimi zor bir is olmamakla birlikte plan ve program gerektiren bir istir.

1. Damizliklarin Seçimi ve Hazirlanmasi

Damizlik olarak kullanilacak ana arilar, ait oldugu irkin tüm özelliklerini belirgin bir sekilde göstermeli ve gerekli seleksiyon asamalarindan geçmis olmalidirlar. Ticari ana ari üretimi yapan kuruluslar, üretimlerini damizlik degeri tasiyan ve nesilleri test edilmis, tercihen damizlik sertifikasi almis ana arilardan yapmalidirlar. Sertifikali damizlik ana arilar, ya yapay tohumlanmis ya da izole çiftlestirme alanlarinda çiftlestirilmis olmalidir. Arici sartlarinda damizlik koloni temin edilemedigi taktirde en basit olarak; ilkbahar gelisme hizi yüksek, önceki yillarda en çok bali üreten, ogul vermeyen, hiçbir zaman hastaliga yakalanmamis, sakin ve uysal mizaçli koloniler damizlik olarak kullanilabilir. Damizlik kolonilere, transferden 4-5 gün önce uygun renkte kabarmis petek verilerek asilamanin yapilacagi gün istenen yasta larva bulunmasi saglanir.

2. Baslatici Kolonilerin Hazirlanmasi

En az 15 arili çerçeveye ulasan iyi gelisme göstermis koloniler seçilir. Bunlarin ana arisi, transferden 4-5 gün önce alinip ana arisiz birakilir. Larva transferinin yapilacagi günün sabahinda fazla çerçeveler çikartilip kolonideki ari yogunlugu artirilir, kolonide üretilen dogal ana ari hücreleri bozulur ve çerçeve düzenlemesi yapilir. Bu koloniler, üretimde kullanildigi sürece sürekli surupla beslenir, genç isçi ari veya çikmak üzere olan kapali yavru ile takviye edilir. Baslatici koloni olarak, bol miktarda genç isçi arilarin toplandigi polen ve bal bulunduran 2-3 petekli bir ogul kutusu da kullanilabilir.

3. Temel Ana Ari Yüksüklerin Hazirlanmasi

Teknik ana ari yetistiriciliginde larvalarin yerlestirilecegi temel ana ari hücreleri (yüksük) saf bal mumundan yapay olarak hazirlanmaktadir. Parlak renkte, kokusuz saf bal mumu çift cidarli eritme kabinda eritilir. Su içerisinde bekletilerek suya doyurulmus yüksük kalibi önce suya sonra erimis bal mumuna ve sonra tekrar suya batirilarak elde edilen yüksükler bir çita üzerine erimis balmumu yardimiyla monte edilir. Elde edilen yüksükler 10-11 mm derinlikte ve 9-10 mm çapinda olmalidir. Çitada 15-20 adet yüksük bulunur ve bu çitalardan bir çerçeveye üç adet takilarak bu is için özel hazirlanmis olan bir çerçevede 45-60 adet yüksük bulunmasi saglanir. Ana ari üretiminde saf balmumundan yapilmis temel yüksükler kullanildigi gibi bu amaç için üretilmis plastik olanlar da kullanilabilir.

Ana ari üretiminde kullanilan bazi malzemeler.

Resim 13. Ana ari üretiminde kullanilan bazi malzemeler.

Larva transferi için üretilmis ve bir çitaya dizilmis yapay temel ana ari yüksükleri

Resim 14. Larva transferi için üretilmis ve bir çitaya dizilmis yapay temel ana ari yüksükleri

4. Larva Transferi

Damizlik kovandan, 6-12 saat yasli larvali çerçeve seçilir. Bir firça yardimi ile arilari kovan içerisine dökülerek temizlenir. Çerçevenin siddetle silkelenmesi durumunda günlük balin larva üzerine akmasina neden olunacagindan bu islemden kaçinilmalidir.

Seçilen çerçeve rüzgar ve direkt günes isinlarindan korunarak kisa sürede asilama yerine (transfer odasina) getirilir. Transfer odasi kovan içi sartlarina benzer olarak 30-33 oC isi ve %60-70 nem içermelidir. Uygun yasli larvalar, hücrelerden transfer kasikçigi yardimiyla alinir ve önceden hazirlanmis olan yapay yüksüklere yerlestirilir. Bu islemi yaparken dikkat edilecek en önemli husus, larvanin zedelenmeden alinip yüksüge birakilmasidir.

Larva transferinin yapilisi

Resim 15. Larva transferinin yapilisi

Larva transferi zor bir islem gibi görünse de bu konuda çalisan kisiler zamanla tecrübe kazanarak bu islemi kolaylikla yapabilirler. Böylece hem larva tutma oranlarinda artis saglarlar hem de belirli bir sürede daha çok sayida asilama yapma melekesi kazanirlar. Ayrica, özellikle baslatici kolonilerin ilk kullanim dönemlerinde, yapay yüksüklerin bu kolonilerde bir gün süreyle bekletilmesi ve asilama öncesi yüksüklere sulandirilmis taze ari sütü uygulamasi tutma oranlarini olumlu yönde etkilemektedir.

5. Asili Yüksüklerin Baslatici Kolonilere Verilmesi

Bir baslatici koloniye verilecek 45-60 adet larva transferi tamamlandiginda asili yüksükler bekletilmeden baslatici kolonilere verilir. Larva transferinden 4-5 gün önce ana arisi alinmis ve birkaç saat önce de çerçeve düzenlemesi yapilmis baslatici kolonide, larva transfer edilen çerçeve, bir yaninda açik yavrulu diger yaninda polenli iki çerçeve arasinda koloninin ortasina verilir. Baslatici kolonideki diger açik yavrulu petekler transfer edilen larvalarin daha iyi bakilabilmesi için çikartilmis olmalidir. Bu kolonideki polenli petekler genç isçi arilarin ari sütü üretebilmeleri, açik yavrulu petek de genç isçi arilarin larva transferi yapilan çerçevenin konuldugu yere toplanmalari için gereklidir. Baslatici kolonideki diger çerçeveler ise kapali yavrulu, balli ve polenli olmalidir. Sürekli üretimlerde her larva transferinden önce bu düzen saglanmalidir.

Ana ari larvalarinin baslatici kolonide beslenmesi

Resim 16. Ana ari larvalarinin baslatici kolonide beslenmesi

Baslatici kolonideki genç isçi arinin bollugu ve çerçeve düzeni hem larva tutma oranini hem de üretilecek ana ari kalitesini dogrudan etkiler. Ayrica, sürekli üretimlerde kolonide genç isçi ari populasyonunun devami için 5-6 günde bir kolonideki ilk düzenin saglanmasi yönünden yeni çerçeveler verilip amaç disi kalan fazla çerçeveler çikarilmalidir.

6. Bitirici Kolonilerin Hazirlanmasi ve Kullanilmasi

Asili yüksükler, çiftlestirme kolonilerine dagitilacagi güne kadar baslatici kolonilerde tutulabilirler. Ancak bu, büyük çapta üretim yapilan isletmelerde ekonomik olmayacagi gibi uzun süreli kullanimlarda yetistirilen ana arinin kalitesini de olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle sürekli ana ari üretimi için baslatici kolonilerde kabulü saglanan ana ari hücreleri, baslatici koloniye verilisinden 1-2 gün sonra, ana arisi izgara ile kuluçkaliga hapsedilmis 16-18 arili çerçeveli güçlü kolonilerin üst katina aktarilir. Bu katta balli, bol miktarda genç isçi ari, polenli ve kapali yavrulu çerçeveler bulunmalidir. Her hafta alt katla üst kat arasinda düzen saglama açisindan çerçeve degistirmesi yapilmalidir. Baslangiç kolonisinde bitirici koloniye aktarilan transfer çerçevesinin yerine yenisi konur ve üretim süreklilik kazanir. Bitirici kolonilere aktarilan larvalarin bu dönemden sonraki beslenme ve bakimlari bu kolonilerde saglanir.

Bitirici koloni ve bu kolonide gelistirilen ana ari hücreleri

Resim 17. Bitirici koloni ve bu kolonide gelistirilen ana ari hücreleri

7. Çiftlestirme Kutularinin Hazirlanmasi ve Kullanilmasi

Transferden sonraki 10. günde kapali durumdaki ana ari hücreleri bulunduklari çitalardan ayrilarak 1 gün önceden hazirlanmis çiftlestirme kolonilere dagitilirlar. Çiftlestirme kolonilerinin olusumunda farkli kovan tipleri kullanilmaktadir. Bunlar standart kovanlarin üçe-dörde bölünmüs olanlari veya ahsap ya da tecritli malzemeden yapilan küçük çiftlestirme kutularidir.

Starofor ve ahsap çiftlestirme kolonileri

Resim 18. Starofor ve ahsap çiftlestirme kolonileri

Çevreyi tanima ve çiftlesme uçusundan dönen ana arilarin kendi kutularina dönebilmeleri için bu kutularin giris delikleri farkli yönlere bakmali ve genis bir alana yerlestirilmelidirler. Ana ariya isaret olmasi yönünden çiftlestirme kutularinin ön taraflari farkli sekillerde farkli renklerle boyanir. Üretim sezonunun baslangicinda olusturulan bu çiftlestirme kolonilerinin sürekliligi her bir ana arinin ürettigi yavrularla saglanir ve böylece bütün sezon boyunca kullanilabilirler.

Çiftlesme sonrasi yumurtlamaya baslayan ana ari, ilk isçi ari yavru gözleri kapanana kadar 2-3 haftalik süre ile çiftlestirme kolonisinde yumurtlamaya devam ettirilir. Bu süre sonunda ana arilar satilarak bunlarin yerine çikmak üzere olan yeni ana ari hücreleri verilir. Ana ari hücrelerinin bulunduklari çitalardan alinmasinda ve dagitilmasinda dikkatli davranilmali, hücreler bu islemler sirasinda çitadaki konumunda dagitilmali ve ters çevrilmemelidir. Ana ari hücrelerinin çiftlestirme kolonilerine verilmesinin ardindan, transfer edilen larvanin yasina bagli olarak 2-3 gün sonra ana arilar çikar. Ana ari hücrelerinin çiftlestirme kolonilerine verilisinden 4-5 gün sonra yapilacak kontrollerde ana ari çikmayan hücreler ya da isçi arilarca bozulmus hücreler görülebilir. Bu durumda yeni hücreler verilmelidir.

8. Ana Arilarin Çiftlesmesi

Çiftlesme kutularinda çikislarini gerçeklestiren ana arilar 2-3 günlük olduklarinda çevreyi tanima uçusu yaparlar ve daha sonraki 2-3 gün içinde de çiftlesme uçusuna çikarlar. Çiftlesme "Erkek Ari Toplanma Alani" olarak adlandirilan özel bir alanda, havada 10-30 metre yükseklikte uçarken gerçeklesir. Erkek Ari Toplanma Alanina ulasan ana ari salgiladigi seks feromonu ve görme yoluyla erkek arilarca kesfedilir. Sayisi, 6-20 arasinda degisebilen erkek ari ile çiftlesen ana ari kendi kolonisine (çiftlesme kutusuna) dönerek 3-5 gün sonra yumurtlamaya baslar. Ana ariyla çiftlesen erkek arilar çiftlesme sonrasi ölürler. Ana ari, erkek ari toplanma bölgesinde yeterli sayida erkek ari bulunmayisi ve olumsuz iklim sartlari altinda yeterli sayida erkek ari ile çiftlesemezse ayni günde veya takip eden günlerde 1-2 kez daha çiftlesme uçusuna çikabilir.

Çikistan itibaren 20 gün içinde çiftlesmeyen ana arilar çiftlesme istegini kaybederek dölsüz yumurta yumurtlamaya baslarlar ki artik bundan sonra çiftlesme gerçeklesmez. Çiftlesmenin kontrol altina alinmasi, ya en az 8-10 km yari çapli izole bölgeler ya da yapay tohumlama ile saglanir.

9. Ana Arilarin Yapay Tohumlanmasi

Teknik aricilikta, yapay tohumlama yapilabilmektedir. Bu uygulamada, damizlik deger tasima gibi özel öneme sahip kolonilere ait erkek arilardan toplanan spermler laboratuar ortaminda, yapay dölleme cihazi ile mikroskop altinda özel bir amaç için yetistirilen ana ariya enjekte edilir. Ana arilarin yapay tohumlanmasi zor bir islem olmamakla birlikte, yetenek ve tecrübe isteyen bir istir. Bu uygulama üretim materyali olarak kullanilacak ana ari üretiminden ziyade arastirma ve islah çalismalarinda saf irk ya da hibrit elde etmede çiftlesmenin kontrol altinda alinmasi amaciyla yapilmaktadir.

10. Ana Arilarin Üretim Kolonilerine Verilmesi

Çiftlestirme kutularinda yumurtlamaya baslayan ana arilarin buralardan alinip satilmasi veya baska yolla degerlendirilmesi sürekli üretimlerde bir zorunluluktur. Yumurtlayan ana arilarin diger kolonilere verilmesinde en önemli islem, öncelikle koloninin hazir hale getirilmesidir. Bunun için ana arinin verilecegi kolonide döllü veya dölsüz ana ari ya da ana ari hücresi bulunmamalidir.

Ana arinin verilecegi kolonideki eski ana ari imha edildikten bir gün sonra ana arinin bulundugu kafes yavrulu iki çerçeve arasina havalandirma ve besleme delikleri ön ve arka tarafa bakacak sekilde yerlestirilir. Ertesi gün kek haznesinin bulundugu taraftaki çikis deligi açilarak arilarin keki yiyerek ana ariyi çikarmalari saglanir. Bundan sonra kovan açilip fazlaca kurcalanmamali, ancak 2-3 gün sonra ana ari ve yumurta kontrolü yapilmalidir.

Teknik aricilikta yumurtlayan hazir ana ari kullanilmasi ana ari kayiplarinda ya da yapay ogullara ana ari kazandirilmasinda önemli avantajlar saglar. Ana arilarin yumurtlamaya baslamalarinda 25-30 gün gibi zaman kazanilmasi, koloninin kendisinin çikardigi ana arinin çiftlesememesi riskini ortadan kaldirmasi ve orijini belli materyal kazanilmis olmasi bu avantajlardan bazilaridir. Ancak, önemli avantajlarina ragmen aricilarimiz arasinda hazir ana ari kullanma aliskanligi yeterince yaygin degildir.

 

Konunun devami

Facebook'ta Yayınla>
Soru / Yorum Eklemek içinTıklayınız
..:: Sorular / Yorumlar ::..
Yazan : tarık
Yazılış Tarihi : 7.5.2011
  normal koşullarda teknik arıcılık ta verimin iyi olduğu aylarda nektarın bol olduğu dönemlerde ortalama 10000 işçi arının bulunduğu bir kovana 3kg bal elde edilebilir gen neden türkiye ortalaması senede 20 kg yi gecemiyor arıcılık yapılıyorsa sadece yazın kovan deliğini açıp şeker vermekle arıcılık mı yapılır neden insanlar iyi verim elde etmek için cabalamıyorlar yada cabalıyorloarda benim yaptığım ortalamalar mı yanlış lütfen bu konu da ayrıntılı bir bilgi verebilirmisiniz
Cevap vermek için tıklayınız...
Cevaplama Tarihi : 11.1.2016 09:33:02 
Cevaplayan : fiKRET şİPAL 
Yazınız Okudum,Sorularınızın Cevabı Aşağıdadır.
Bu Değişimin Önündeki Engeller
%65 Bürokrası-Orman Bakanlığı
620 Arıcılar Birliği
%15 Diğerleri,Tüketiciler-Toptancılar-Mevcut Arıcılar
Sevgi Saygıyla.
Fikret Şipal
 
------------------------
Yazan : İsmail
Yazılış Tarihi : 14.9.2009
  Konunun devamı başka bir sayfa açıyor.
Cevap vermek için tıklayınız...
Cevaplama Tarihi : 28.4.2013 17:38:52 
Cevaplayan : http://www.fatihbircan.com 
güzel bir çalışma olmuş.. 
------------------------

Soru veya Yorum Eklemek için tıklayınız



Bu konuyla ilgili tüm soru ve yorumları Görmek için Tıklayınız.



Ne? nedir? Nasıldır? Nasıl yapılır? Ne zaman yapılır?
Copyright - Tarım Kütüphanesi - 2007